30 Temmuz 2026 Perşembe
Gundemnabzi
Turizm sektöründe ağır çalışma koşulları ve hak gaspları sürüyor

Turizm sektöründe ağır çalışma koşulları ve hak gaspları sürüyor

Konaklama ve eğlence işkolundaki çalışanların haftalık izinlerinin esnetilmesiyle başlayan süreç, sektördeki ağır çalışma temposu, düşük ücret ve mobbing iddialarını yeniden gündeme getirdi.

Ekonomi Servisiİlk yayın:

Günde altı gün çalışmanın ardından en az 24 saat haftalık izin kullandırma kuralının turizm sektörüne özel olarak esnetilmesinin üzerinden bir yıl geçti. Çalışanların izin hakkının 11. güne kadar sarkıtılmasına olanak tanıyan bu düzenleme, turizmde kölelik sisteminin yerleşeceği yönündeki eleştirileri haklı çıkardı.

Konaklama ve eğlence işkolunu temsil eden sendikaların sahada karşılaştığı sorunlar, yüksek kaliteli ve güler yüzlü hizmet iddialarıyla övünen sektörün arka planındaki tabloyu gözler önüne seriyor. Yaz sezonunun en yoğun döneminde çalışanlar; ağır çalışma temposu, güvencesizlik, kötü barınma koşulları ve mobbing ile mücadele ettiklerini ifade ediyor.

Türkiye Otel Lokanta Dinlenme Yerleri İşçileri Sendikası Akdeniz Bölge Şube Başkanı Mustafa Ulutaş, toplu sözleşme yetkileri bulunan işletmelerde önemli kazanımlar elde ettiklerini ve hak gasplarının önüne geçtiklerini söylese de konaklama ve eğlence işkolunda sendikalaşma oranının yüzde 4'ün altında kaldığına dikkat çekti. Ulutaş, örgütlü olmayan işletmelerde sorunların katlandığını belirterek, işverenlerin sendikal faaliyetlere karşı sert baskılar uyguladığını ve yeni örgütlenme çalışmalarını engellemeye çalıştıklarını dile getirdi.

Dev Turizm-İş Sendikası Genel Sekreteri Gökhan Aslan ise çalışanların çoğunlukla açlık sınırının altında kalan maaşlarının aylarca geciktirildiğini kaydetti. Aslan, denetimsizlik ve cezasızlık ortamının patronları cesaretlendirdiğini vurgulayarak, aşırı yorgunluk ve hastalıklarla boğuşan işçilerin sürekli bir yetersizlik hissine sürüklendiğini ifade etti. Müşterilerin dinlenmek amacıyla geldiği tesislerde hizmet veren personelin dinlenecek uygun bir yeri bile olmadığını, nefes almadan çalıştırıldıklarını aktardı.

Sendikaya ulaşan çalışan deneyimlerine göre yaşanan bazı problemler şöyle:

Bursa'daki lüks bir otelde aşçılık yapan bir çalışan, az sayıdaki kalifiye eleman haricinde çoğunlukla MESEM'e bağlı öğrenciler, stajyerler ve gündelik genç işçilerin çok düşük ücretlerle kayıt dışı çalıştırıldığını ve ağır baskı altında tutulduğunu aktardı.

Bodrum'daki lüks bir otelde mevsimlik garson olarak çalışan bir işçi, tesisin lüks olmasından uzak, personel odalarının konserve kutusunu andıran sıcak ve havasız alanlar olduğunu, 12 metrekarelik odalarda 5 kişinin kaldığını belirtti. Görev tanımının bulunmadığını, sigortasının yatırıldığını ancak yasal sınır olan 11 saatin üzerindeki mesailerin kayıt dışı tutulduğunu kaydetti.

İzmir'deki lüks bir restoranın çalışanı ise salon şefliği görevinden alınarak yük taşıma ve temizlik gibi ilgisiz işlerin yüklendiğini, yoğun psikolojik baskıya maruz kaldığını dile getirdi. Mobbingi kanıtlamanın zorluğu nedeniyle hukuki yollara başvurmadığını belirten çalışan, yaşadığı psikolojik sorunlar yüzünden geceleri uyuyamadığını ve bedensel rahatsızlıklarının baş gösterdiğini kaydetti.

Sektörün çok geniş ve dağınık bir yapıya sahip olmasının dezavantaj yarattığını belirten Gökhan Aslan, turizmde şiddet, taciz ve mobbing vakalarının diğer alanlara göre çok daha yaygın olduğunu ve işçi sirkülasyonunun yüksekliği nedeniyle mobbingin normalleştirildiğini belirtti.

Öte yandan sendika, mayıs ayında "Mobbing, Taciz ve Şiddete Karşı Güvenli İşyerleri ve İnsan Onuruna Yakışır Çalışma Koşulları Kampanyası" hayata geçirmişti. Bu çerçevede "müşteri her zaman haklıdır" anlayışının, çalışanların uğradığı taciz ve şiddetin gizlenmesine neden olduğu vurgulanıyor. İletişim masaları kurarak farkındalık ve dayanışmayı artırmayı hedefleyen sendika, işletmelerin "mobbing, taciz ve şiddete karşı sıfır tolerans" taahhütnamelerini imzalamasını ve bunları iş yerlerine asmalarını amaçlıyor.

Kaynak: Cumhuriyet

İlgili Haberler