
Türkiye lokumu da ithal etti: ilk altı ayda milyonlarca dolarlık alım
TÜİK verilerine göre 2026'nın ilk yarısında Türkiye'nin lokum ithalatı 600 bin doları buldu. Kuruyemiş ve kurutulmuş meyve alımları ise 1,7 milyar doları aştı.
Türkiye ile özdeşleşen ve dünyada 'Turkish Delight' olarak bilinen geleneksel lezzet lokum da dışarıdan alınan ürünler arasına girdi. Türkiye İstatistik Kurumu dış ticaret rakamlarına göre, 2026 yılının ocak-haziran döneminde Türkiye dışarıdan 600 bin dolarlık lokum aldı. Bu alımda ilk sırayı Amerika Birleşik Devletleri, Suriye ve İngiltere aldı.
Sadece lokumda değil, kuruyemiş alımlarındaki büyük artış da göze çarptı. Yılın ilk altı aylık sürecinde kurutulmuş kuruyemiş alımı 872 milyon 902 bin dolara çıkarken, en çok ticaret Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Çin ve Vietnam ile yapıldı.
Aynı zaman diliminde Türkiye; Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya ve İspanya'dan 280 milyon 331 bin dolarlık badem, Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Şili'den ise 223 milyon 366 bin dolarlık ceviz satın aldı.
Tatlıların vazgeçilmezi Antep fıstığında da dışa bağımlılık devam etti. İlk altı aylık dönemde Amerika Birleşik Devletleri, İran ve Tacikistan'dan toplam 216 milyon 600 bin dolarlık Antep fıstığı getirildi. Bunların yanı sıra Vietnam ile Fildişi Sahili'nden 119 milyon 700 bin dolarlık kaju, Gürcistan, Almanya ve İtalya'dan 34 milyon 837 bin dolarlık fındık, Arjantin ile Mısır'dan da 14 milyon 953 bin dolarlık yer fıstığı tedarik edildi.
Böylece sadece kurutulmuş kuruyemişler, badem, ceviz, Antep fıstığı, kaju, fındık ve yer fıstığı kalemlerinde 2026'nın ilk yarısındaki toplam dış alım 1 milyar 762 milyon 759 bin dolara ulaştı.
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, lokumun dış alım listesinde bulunmasının düşündürücü bir durum olduğunu dile getirdi.
Türkiye'nin iklim koşullarında yetişmeyen mango gibi ürünlerin dışarıdan gelmesinin normal olduğunu belirten Gaytancıoğlu, eski dönemde bu tarz ürünlerin geliştirilmesi amacıyla araştırma enstitüleri ile kamu teşkilatlarının bulunduğunu hatırlattı. Günümüzde ise sahip olunan üretim gücüne rağmen pek çok üründe dışarıdan alıma yönelindiğini vurgulayan Gaytancıoğlu, üretebilen ve tarihsel ile kültürel öneme sahip ürünlerin mutlaka üretilmeye devam edilmesi gerektiğini kaydetti.





