
Yeni gen düzenleme yöntemi tartışmalara Neden oldu
Bilim insanları, yeni gen düzenleme tekniğiyle ilgili etik kaygılar taşıyor.
1 Haziran'da BioRxiv ön baskı platformunda yayımlanan bir çalışma, genetik hastalıkların önlenmesi konusundaki önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak bazı uzmanlar, bu teknolojinin ‘tasarım bebekler’ yaratma potansiyeli taşıdığını belirtiyor. Araştırmanın lideri, New York'taki Columbia Üniversitesi'nden genetikçi Dieter Egli ve ekibi, klasik CRISPR yöntemine göre daha hassas bir teknik olan ‘baz düzenleme’ yöntemini kullandı. Bu yöntem, DNA'nın belirli bir noktasındaki tek bir genetik harfin değiştirilmesine olanak tanıyor ve istenmeyen mutasyon riskini azaltıyor. Araştırmacılar, tüp bebek programlarından bağışlanan embriyolar üzerinde çalışarak, genetik hastalıklarla doğrudan bağlantılı olmayan PCSK9, HBG1 ve HBG2 genlerinde değişiklik yaptılar. Özellikle, PCSK9 geninin devre dışı bırakılmasının kalp hastalığı riskini azaltabileceği ifade ediliyor. Ancak çalışmanın en büyük sorunu, ‘mozaiklik’ durumu. Düzenleme yapılan embriyolardaki tüm hücreler aynı genetik değişiklik göstermiyor; araştırmada elde edilen embriyoların yaklaşık yüzde 80'inde bu sorun tespit edildi. New Scientist dergisi, bu durumun temel düzenlemenin en büyük dezavantajı olduğunu belirtiyor. Eğer baz düzenleme döllenmeden önce ve ilk hücre bölünmelerinden önce yapılırsa, mozaiklik sorununun yaşanmayacağı ifade ediliyor. Uzmanlar, teknoloji henüz klinik kullanıma hazır olmadığını ve çözülmesi gereken ciddi teknik sorunların bulunduğunu vurguluyor. Gen düzenleme teknolojisinin etik tartışmaları, 2018 yılında Çinli araştırmacı He Jiankui'nin genetiği değiştirilmiş bebekler oluşturduğunu açıklamasıyla da gündeme gelmişti. Bu durum, bilim dünyasında büyük bir tepkiyle karşılanmış ve Jiankui, daha sonra hapis cezasına çarptırılmıştı. Yeni çalışma, benzer etik tartışmaları yeniden alevlendirdi. Sidney Üniversitesi'nden Greg Neely, bu yeni yöntemin önceki girişimlere göre daha kontrollü ve etik olduğunu savunurken, Kaliforniya Üniversitesi'nden Alexis Komor, embriyo düzenlemesinin etik hale getirilemeyeceğini ve bunun öjenik uygulamalara kapı aralayabileceğini belirtiyor. Bilim dergileri Nature ve Science, teknolojinin gelecekte yalnızca hastalıkları önlemek amacıyla değil, aynı zamanda zeka, fiziksel özellikler veya performans gibi özelliklerin seçilmesinde de kullanılabileceği endişesini taşıyor. Buna rağmen, biyoteknoloji sektöründeki bazı girişimlerin ve yatırımcıların embriyo düzenleme teknolojilerine olan ilgisini sürdürdüğü belirtildi.

