Türkiye'nin otomotiv sektörü, Avrupa'nın gündeminde önemli bir yer tutuyor
Türkiye, otomotiv sanayisinde nitelikli iş gücü ve üretim kabiliyeti ile Avrupa'nın 'Made in EU' stratejisinde kritik bir rol üstlenmek istiyor.

Avrupa, Çinli üreticilerle rekabet ederken 'Made in EU' hamlesi ile otomotiv sektöründe kuralları yeniden yazmayı hedefliyor. Türkiye ise bu dönüşümde, nitelikli iş gücü ve üretim kabiliyeti ile önemli bir tedarik merkezi olarak öne çıkıyor. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) tarafından yayımlanan rapora göre, yılın ilk yedi ayında otomobil üretimi yüzde 19 azaldı, ancak ticari araç üretimi yüzde 9 arttı.
Toplam otomotiv ihracatı ise adet bazında yüzde 14 düşüşle 542 bin 401 adet olarak kayıtlara geçti. OSD Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroldu, üretimdeki gerilemenin büyük kısmının geçici sebeplerden kaynaklandığını ifade etti. Eroldu, yeni model ve kapasite yatırımları nedeniyle bazı üreticilerin üretim hatlarında hazırlık yaptığını belirtti.
Yeni ürünlerin devreye alınması sürecinde üretim temposundaki düşüşün normal olduğunu vurguladı ve yatırımların ileride üretim ve ihracata önemli katkı sağlayacağını söyledi. Ayrıca, yerli üretim payının geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 29'dan yüzde 34'e yükseldiğini belirtti.
Bu yıl otomotiv sanayisinin en önemli gündem maddelerinden birinin Avrupa Birliği’nin Sanayi Hızlandırma Yasası (IAA) ile ilgili müzakere süreci olduğunu kaydeden Eroldu, Türkiye’nin Avrupa ile olan ticaret ilişkisinin derinliğine dikkat çekti. Türkiye’nin otomotiv ihracatının yaklaşık yüzde 70'inin Avrupa'ya yapıldığını belirten Eroldu, Avrupa Birliği’nin otomotiv sanayisine yönelik politikalarının Türkiye’nin üretim, ihracat ve yatırım performansını doğrudan etkilediğini ifade etti.
IAA’nın Türkiye’nin Gümrük Birliği ortağı olarak değerlendirileceği bir çerçevede şekillenmesini beklediklerini dile getirdi. Eroldu, kamu ve özel sektörün birlikte çalıştığını ve otomotiv sanayi paydaş dernekleri ile çatı kuruluşların Brüksel’de Avrupa Birliği kurumlarıyla kapsamlı görüşmeler yaptığını belirtti.
Türkiye’nin Avrupa otomotiv değer zincirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu, güçlü üretim yapısının Avrupa sanayisinin rekabetçiliğine katkı sağladığını verilerle sunmaya çalıştıklarını aktardı.
IAA’nın mevcut entegrasyonu koruyacak, yeni yatırımları teşvik edecek ve öngörülebilirliği artıracak bir çerçevede şekillenmesi gerektiğini ifade etti. Kamu kurumlarının bu konudaki çalışmalarını koordine ettiğini ve temasların devam etmesinin kritik olduğunu vurguladı.







