
TUSAŞ Genel Müdürü Demiroğlu: Türkiye NATO'ya stratejik katkı sağlıyor
TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Chatham House'taki etkinlikte Türkiye'nin savunma sanayisi ve özgün platformlarıyla NATO'nun gelecekteki güvenlik mimarisine stratejik katkı sunduğunu belirtti.
İngiltere merkezli düşünce kuruluşu Chatham House, "Ankara’dan Bakış: NATO Zirvesi’nin Güvenlik ve Savunma Etkileri" başlığıyla bir panel düzenledi. TUSAŞ tarafından yapılan açıklamaya göre toplanan oturumda, transatlantik işbirliğinin geleceği, ittifakın yarını, Avrupa'nın savunması ve sektördeki değişimler masaya yatırıldı.
Chatham House Araştırmacısı Galip Dalay'ın yönettiği programda; NATO Parlamenter Asamblesi Genel Sekreteri Benedetta Berti, Chatham House Uluslararası Güvenlik Programı Direktörü Marion Messmer, eski İngiltere Parlamentosu Savunma Komitesi Başkanı Tobias Ellwood ve TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu konuşmacı olarak yer aldı.
Etkinlik kapsamında "NATO 3.0" ve yeni güvenlik paradigmasına değinen Demiroğlu, günşen güvenlik koşullarında ortak sanayi ortaklıkları, teknoloji üretme becerisi ve üretim gücünün kolektif caydırıcılığın merkezinde yer aldığını dile getirdi.
Ankara'daki NATO Zirvesi'nin ardından savunma sanayisinde beliren yeni vizyonu değerlendiren Demiroğlu, "NATO 3.0" kavramının askerî gücün ötesinde sağlam tedarik zincirleri, kalıcı üretim kapasitesi, ileri teknoloji ve müttefikler arası ortak sanayi hamleleriyle örüldüğünü vurguladı.
Türkiye'nin inşa ettiği savunma sanayisi ekosisteminin yeni nesil güvenlik anlayışını desteklediğini kaydeden Demiroğlu, TUSAŞ'ın da özgün mühendislik projeleriyle NATO'nun caydırıcılığını artıran kilit aktörlerden biri olduğunu ifade etti.
Ülkesinin sadece kendi gereksinimlerini karşılayan bir konumda kalmayıp, müttefiklerin de güvenliğini destekleyen küresel bir üreticiye dönüştüğünü belirten Demiroğlu, transatlantik bağların sıkılaştırılmasının Avrupa'nın güvenliği açısından hayati olduğunu kaydetti.
Atlantik okyanusunun iki yakasının ortak iradesiyle daha güçlü bir NATO arzu ettiklerini bildiren Demiroğlu, savunma bütçelerinin rakamsal büyüklükten ziyade doğan tehditlere karşı üretilen doğru yeteneklerle ölçülmesi gerektiğinin altını çizdi.
Konuşmasında TUSAŞ'ın uluslararası projelerine de parantez açan Demiroğlu, İspanya'ya ihraç edilen HÜRJET'in sadece ticari bir başarıdan ibaret olmadığını, Türkiye'nin havacılık alanındaki gücünü Avrupa ve NATO ekosisteminde perçinleyen kritik bir hamle olduğunu belirtti.
HÜRJET'in farklı müttefik ülkelerin gereksinimlerine göre NATO standartlarında görev yapacak şekilde tasarlandığını aktaran Demiroğlu, bu yetkinliğin ortak savunma projelerini daha ileri bir aşamaya taşıyacağını söyledi. Demiroğlu son olarak, değişen dünyada yüksek teknoloji ürünlerinin yanı sıra hızlı üretilebilen ve ekonomik sistemlerin de değer kazandığını belirterek, TUSAŞ'ın NATO ve Avrupa'nın savunmasına katkı sunmayı sürdüreceğini sözlerine ekledi.

