Üniversitelerde yapay zeka programlarına ilgi yüzde 100
Yapay Zeka Politikaları Derneği Başkanı Zafer Küçükşabanoğlu, yapay zeka temelli programların doluluk oranının yüzde 100'e ulaşmasının gençlerin bu alana olan ilgisini gösterdiğini belirtti.

Yapay Zeka Politikaları Derneği (AIPA) Başkanı Zafer Küçükşabanoğlu, üniversitelerdeki yapay zeka temelli programların doluluk oranının yüzde 100'e ulaşmasının gençlerin bu dönüşüme ne denli sahip çıktığını gösterdiğini ifade etti. Derneğin yaklaşık yedi yıl önce kurulduğunda eğitimin öncelikli çalışma alanlarından biri olarak belirlendiğini vurgulayan Küçükşabanoğlu, 2023 yılında oluşturulan eğitim komisyonu ile "Eğitim ve Yapay Zeka Politika Belgesi"ni yayımladıklarını kaydetti.
Küçükşabanoğlu, yapay zekanın sadece bir teknoloji meselesi değil, aynı zamanda eğitim, insan kaynağı ve kalkınma meselesi olduğunu belirterek, güçlü bir Türkiye hedefinin eğitimle başlaması gerektiğini vurguladı. Türkiye'de yapay zeka eğitiminin geliştirilmesi adına son yıllarda önemli adımlar atıldığını ifade eden Küçükşabanoğlu, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2025'te yayımlanan Eğitimde Yapay Zeka Politika Belgesi ve Eylem Planı'nın (2025–2029) bu alanda önemli bir yol haritası sunduğunu dile getirdi.
Küçükşabanoğlu, bu belgenin eğitimde yapay zeka kültürünün oluşturulmasından öğretim programlarına, öğretmen eğitiminden öğrenci kazanımlarına, yapay zeka destekli yönetim süreçlerinden teknoloji ve veri altyapısına kadar uzanan bir içeriğe sahip olduğunu belirtti. Ayrıca, belgenin 4 temel hedef, 15 politika ve 40 eylem adımı ile eğitim sisteminin yapay zeka çağındaki dönüşümüne kapsamlı bir çerçeve sunduğunu aktardı.
Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) son yıllarda üniversitelerde yapay zeka ve dijital teknolojiler alanında yeni lisans ve ön lisans programları oluşturduğunu belirten Küçükşabanoğlu, bunun Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi açısından kritik önem taşıdığını ifade etti.
Yapay zeka programlarına olan yoğun ilginin toplumda bu vizyonun karşılık bulduğunu gösterdiğini belirten Küçükşabanoğlu, şöyle devam etti: "Yapay zeka temelli programlarda gördüğümüz yüzde 100 doluluk oranı, gençlerimizin bu dönüşümü ne kadar güçlü şekilde sahiplendiğinin göstergesidir.
Gençlerimiz, yapay zekanın geleceğin mesleklerini, ekonomisini ve üretim biçimlerini değiştireceğinin farkında. Bundan sonraki temel meselemiz, bu güçlü ilgiyi bilgiye, yetkinliğe, araştırmaya ve üretime dönüştürmek olmalıdır. AIPA olarak önümüzdeki dönemde çalışmalarımızda yapay zeka ve eğitim ilişkisine daha fazla ağırlık verecek, gençlerimizin bu ilgisinin bilgiye ve üretime dönüşmesine katkı sağlayacak projelerimizi artıracağız."
Küçükşabanoğlu, gençlerin üniversite tercihlerindeki bu ilginin, Türkiye toplumunda yapay zeka konusundaki genel farkındalıkla örtüştüğünü belirtti. AIPA'nın gerçekleştirdiği Yapay Zeka Algı Araştırması sonuçlarına da değinen Küçükşabanoğlu, toplumun yüzde 80,5'inin yapay zekadan haberdar olduğunu, yüzde 57,6'sının yapay zekayı kullandığını ve yapay zeka kullananların yüzde 35,3'ünün bunu her gün kullandığını ifade etti.
Gençlerin yapay zeka dönüşümü konusundaki farkındalığının üniversite tercihlerine de yansıdığını vurgulayan Küçükşabanoğlu, "Şimdi yapmamız gereken bu ilgiyi bilgiye, bilgiyi yetkinliğe, yetkinliği üretime ve üretimi ülkemiz için ekonomik ve toplumsal değere dönüştürmek." dedi.
Küçükşabanoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde başta Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı olmak üzere ilgili kamu kurumları, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcilerinin katkılarıyla şekillenen Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'nın (2026-2030) Türkiye'nin yapay zeka politikalarında yeni bir dönemi başlattığını ifade etti.
Eylem Planı'nın, Türkiye'nin yapay zeka alanındaki hedeflerini bütüncül bir çerçevede ortaya koyduğunu belirten Küçükşabanoğlu, "Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet" yaklaşımının, Türkiye'nin yapay zekada yalnızca teknolojiyi kullanan değil, insan kaynağını yetiştiren, geliştiren, üreten ve yöneten bir ülke olma iradesini ortaya koyduğunu kaydetti.
Küçükşabanoğlu, AIPA olarak eğitim ve insan kaynağı yaklaşımının devletin yeni dönem vizyonunda güçlü şekilde yer almasının son derece değerli olduğunu belirtti.
Devletin ortaya koyduğu bu hedeflere kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum arasındaki işbirliğini güçlendirerek katkı sunmaya devam edeceklerini ifade eden Küçükşabanoğlu, "Gençlerimiz dünyadaki dönüşümü görüyor ve üniversite tercihlerinde bunu açık biçimde ortaya koyuyor.
Milli Eğitim Bakanlığı eğitimde yapay zeka konusunda önemli bir yol haritası ortaya koyuyor, YÖK üniversitelerimizde yeni programlar açıyor, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yapay zeka ekosistemimizin gelişmesi için önemli çalışmalar yürütüyor ve devletimiz yeni Yapay Zeka Eylem Planı ile güçlü bir irade ortaya koyuyor. Şimdi bir sonraki büyük hedefimizi konuşmalıyız.
Yapay zekanın dünyadaki ekonomik, teknolojik ve jeopolitik dengeleri yeniden şekillendirdiği bir çağda Türkiye'nin yalnızca yapay zeka bölümleri açan değil, bütünüyle yapay zekaya odaklanan, dünyanın başarılı öğrencilerini ve akademisyenlerini ülkemizde buluşturan, bilim, araştırma ve teknoloji üreten uluslararası bir üniversiteye sahip olması gerektiğine inanıyoruz. Yüzyılı geride bıraktı Türkiye için dünyadaki sayılı yapay zeka üniversitelerinden birini kurmak bir lüks değil, ihtiyaçtır.
Cahit Arf Yapay Zeka Üniversitesinin bir gün muhakkak kurulacağına inanıyoruz. Bilime, teknolojiye, gençlerimize ve geleceğimize yatırım yapan Türkiye'ye de çok yakışacaktır." şeklinde konuştu.
Küçükşabanoğlu, eğitim sisteminin yapay zeka çağının ihtiyaçlarına hazırlanması konusundaki vizyon ve çalışmalarından dolayı Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK'e teşekkür etti.







