
Van'da tarihi Çelebibağı Selçuklu mezarlığı restore ediliyor
Van'ın Erciş ilçesindeki Çelebibağı Selçuklu Mezarlığı'nda tahrip olan ve liken tutan tarihi mezar taşları, uzman bir ekip tarafından restore edilerek koruma altına alınıyor.
Van'ın Erciş ilçesinde yer alan ve zamanla yıpranarak liken tutan Çelebibağı Selçuklu Mezarlığı'ndaki süslemeli tarihi mezar taşları için kapsamlı bir restorasyon süreci başlatıldı.
Van Gölü kıyısındaki Çelebibağı Mahallesi sınırlarında bulunan yaklaşık 30 dönümlük tarihi mezarlıkta, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Van Valiliğinin destekleriyle geçen ay kazı ve yenileme çalışmaları hayata geçirildi.
Van Müze Müdürlüğünün başkanlığında, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ercan Çalış'ın bilimsel danışmanlığında sürdürülen çalışmalarda; arkeoloji, sanat tarihi, restorasyon ve konservasyon dallarında uzman bir ekip görev yapıyor.
Bitlis'in Ahlat ile Van'ın Gevaş ilçesindeki kadim Selçuklu mezarlıklarıyla aynı kültürel mirası paylaşan, ayrıca halk şairi Ercişli Emrah ile aşık olduğu Selvihan'ın kabirlerini de barındıran mezarlıkta belirlenen tampon bölgede kazılar yaklaşık 50 santimetre derinliğe ulaştı.
Yürütülen faaliyetler neticesinde gün ışığına çıkarılan 15 mezar taşının blokaj işlemleri bitirilirken, yüzeyleri biyolojik etkilerle zarar gören 5 mezar taşında ise liken temizliği başarıyla gerçekleştirildi.
Saha çalışmalarında yer alan akademisyenler, boyları 2,5 metreyi bulan mezar taşlarının hem restorasyonunu yapıyor hem de üzerlerindeki kitabeler ile süslemeleri tek tek çözümlüyor.
Çalışmalar hakkında bilgi veren Doç. Dr. Ercan Çalış, Erciş Selçuklu Mezarlığı'nın Anadolu ve Türk-İslam medeniyetinin en kıymetli alanlarından biri olduğunu dile getirdi.
Orta Çağ dönemine ait bu mezarlığın çok katmanlı bir kültürel mirası barındırdığını belirten Çalış, yürütülen faaliyetlerin yalnızca taş temizliğiyle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kaybolmaya yüz tutmuş bir kültürü yeniden ortaya çıkardıklarını kaydetti.
Geçmiş döneme ait sanatı ve atalardan kalan mirası gün yüzüne taşımaya gayret ettiklerini anlatan Çalış, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdüsselam Uluçam'ın bilimsel danışmanlığında ve Van Müze Müdürlüğü başkanlığında 1992-1995 yılları arasında da belirli bir ölçekte kazı ve restorasyon yapıldığını hatırlattı.
Söz konusu dönemin ardından alanın uzun süre bakımsız kaldığını, hem doğa olayları hem de insan eliyle ciddi zararlar gördüğünü aktaran Çalış, Van Valiliği koordinasyonunda bölgede yeniden kapsamlı bir çalışma başlatıldığını bildirdi.
Kurulan 15 kişilik ekipte restoratörler, epigrafi uzmanı, sanat tarihçileri, arkeologlar, mimarlar ve destek personeli yer alıyor. Mezar taşlarının zemin blokajını güçlendirdiklerini belirten Çalış, taşların zamanla zemin yapısının bozulduğunu ve orijinal konumlarını kaybederek toprağa gömüldüğünü ifade etti.
Zemin blokajını düzelterek taşları ilk günkü konumuna getirmeye çalıştıklarını belirten Çalış, likenlerin taş yüzeylerini kaplayarak hem kitabeleri hem de motifleri zamanla yok ettiğini ve büyük zarar verdiğini vurguladı.
Atalardan miras kalan bu önemli kültürel mirası korumanın gelecek nesiller için bir borç olduğunu belirten Çalış, geçmiş ile gelecek arasında sağlam bir köprü kurmayı amaçladıklarını söyledi.
Alanın kültür ve inanç turizmi açısından büyük potansiyel taşıdığına inandıklarını belirten Çalış, taşların yeniden ayağa kaldırılmasıyla bölgenin önemli bir turizm destinasyonu haline geleceğini ifade etti.
Mezar taşlarının her birinin kendine has kitabelere ve süsleme programına sahip olduğunu dile getiren Çalış, bu yönüyle alanın adeta açık hava sanat galerisi niteliğinde olduğunu sözlerine ekledi.
Mezarlıkların sessiz mekanlar olmalarına rağmen güçlü birer tarih anlatıcısı olduğunu kaydeden Çalış, Orta Çağ dönemine tarihlenen bu mezarlıkta Selçuklu üslubu ve sanat anlayışının baskın olduğunu belirtti.
Bölgedeki mezar taşlarında ağırlıklı olarak kireç taşının kullanıldığına dikkat çeken Çalış, Ahlat'ta andezit taşı tercih edilirken Erciş'te yöredeki kireç taşından yararlanıldığını kaydetti.
Mezar taşları üzerinde oldukça zengin süslemelerin yer aldığını belirten Çalış, taşlar üzerindeki kitabelerin vefat eden kişilerin yanı sıra ahiret inancını yansıtan hadis-i şerifler ile Kur'an-ı Kerim ayetlerini de barındırdığını sözlerine ekledi.



