3 Ekim 2026 CumartesiUSD49,18EUR55,4
Gündem Nabzı

Yeni keşfedilen Latmos Taşkıranı Kritik tehlike altında

EÜ Botanik Bahçesi Müdürü Prof. Dr. Hasan Yıldırım, Latmos Taşkıranı'nın korunması gerektiğini vurguladı.

Haber Merkeziİlk yayın: Güncelleme:
Yeni keşfedilen Latmos Taşkıranı Kritik tehlike altında

Latmos Taşkıranı, Türkiye'de keşfedilen 25'inci taşkıran türüdür. EÜ Botanik Bahçesi Herbaryum Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Yıldırım, bu bitkinin gölgelik alanlarda, kaya diplerinde ve küçük mağara kovuklarında yaşadığını belirtti. Prof. Dr. Yıldırım, "Bitkinin beyazdan altın rengine kadar değişen renklerde çiçekleri var. Karanlıkta mağaranın dışından baktığınızda içinde parlayan çiçekler görülebiliyor" dedi. Bitki ilk olarak 2023 senesinde hekim ve amatör botanikçi Dr. Türker Şengül tarafından Latmos'un gölgeli granit kaya oyuklarında görüldü. Şengül'ün çektiği fotoğrafları Yıldırım ile paylaşmasının sonrasında, 2025'te yapılan arazi çalışmaları ve örneklerin karşılaştırılması neticesinde bitkinin yeni bir tür olduğu belirlendi. Yeni türe, bitkiyi ilk keşfeden Dr. Türker Şengül'ün oğlu Alp Şengül'e ithafen bilimsel olarak "Saxifraga alpsengulii", Türkçe olarak ise "Latmos taşkıranı" ismi verildi. Yeni türün bilimsel makalesi Prof. Dr. Hasan Yıldırım ile doktora öğrencisi Aşkın Öykü Çimen tarafından yazıldı, çizimleri ise bitki ressamı Hazelnas Varol tarafından yapıldı.

Latmos Taşkıranı, Kuzey Yarımküre'de Himalayalar ve Alpler gibi yüksek dağlarda yayılış gösteren taşkıranların 490 türü arasında yer alıyor. Türkiye'de daha önce 24 taşkıran türü keşfedilmişti ve bunlardan 5'i Türkiye'ye özgü endemik bitkilerdir. Latmos Taşkıranı, Söke, Bafa Gölü'nden Bağarcık'a Beşparmak Dağları'na kadar bir yayılış göstermektedir. Tek yıllık bir bitki olan Latmos Taşkıranı, çok sayıda bireye sahip olmasına rağmen dar bir alan kaplamaktadır. Bu nedenle dar yayılışı ve habitatındaki bozulma sebebiyle "Kritik Tehlikede (CR)" kategorisinde değerlendirildiği ifade ediliyor. Prof. Dr. Yıldırım, alanda uzun senelerdir devam eden madencilik faaliyetlerinin bu bitkinin neslini yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakabileceğini söyledi. Bunun yanı sıra, bitkinin popülasyonunu koruma çalışmalarının yapılması gerektiğini vurguladı.

Kaynak: Haber Merkezi

#Bitki · Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler