16 Ağustos 2026 PazarUSD47,91EUR55,51
Gündem Nabzı

YENİ Partili Karabat'tan ekonomi tepkisi: Üretim gücü bedel ödüyor

YENİ Parti Milletvekili Özgür Karabat, ekonomi politikalarının sanayi üretimini düşürdüğünü ve dış dengeyi olumsuz etkilediğini belirtti.

Ekonomi Servisiİlk yayın:
YENİ Partili Karabat'tan ekonomi tepkisi: Üretim gücü bedel ödüyor

YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, sosyal medya hesabından ekonomi politikalarını eleştiren bir paylaşım yaptı. Karabat, “Enflasyonu düşürmeye çalışırken Türkiye'nin üretim gücü ve dış dengesi hangi bedeli ödüyor? AKP bu düzeni ayakta tutmak için dış finansman desteğine bağımlı” dedi.

Karabat, “Ekonomide alarm veren tablo! Türkiye üretirken pahalı, ithal ederken ucuz” başlığıyla açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin bilinçli şekilde üretimden uzaklaştırıldığını belirten milletvekili, bu durumun ülkeye bedelinin ağır olacağını söyledi.

Türkiye ekonomisinin yüksek faiz ve sıkı kredi politikasıyla soğutulduğunu ifade etti. Haziran ayında cari açığın 4,2 milyar dolar olduğunu belirten Karabat, yıllıklandırılmış cari açığın 38,9 milyar dolara ulaştığını kaydetti. Sıkılaştırma adımlarına rağmen dış dengenin neden düzelmediğini sordu. Ekonomi yönetiminin yükü yüksek faiz, sıkı kredi koşulları ve TL'nin reel değerlenmesine dayandırdığını aktardı.

Politika faizinin yüzde 37 seviyesinde olduğunu vurgulayan Karabat, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) para piyasası faizlerinin üst bant olan yüzde 40'a yakın oluşmasını sağladığını belirtti. Kredi büyümesi şubat sonundaki yüzde 34,6 oranından yaklaşık yüzde 25 seviyesine geriledi.

Diğer tarafta Türk lirasının reel olarak değer kazandığını ifade eden Karabat, TCMB'nin TÜFE bazlı Reel Efektif Döviz Kuru Endeksi'nin Temmuz'da 105,96'ya çıktığını aktardı. Türkiye'nin fiyatlarının ticaret yaptığı ülkeler karşısında yükseldiğini, bu durumun rekabet gücünü tartışmalı hale getirdiğini belirtti.

2026'nın ilk 6 ayında ihracatın 136,1 milyar dolar, ithalatın ise 189,2 milyar dolar olarak gerçekleştiğini duyuran Karabat, ihracat artışının yüzde 3,6'da kaldığını, ithalatın ise yüzde 4,6 arttığını kaydetti. İlk 6 ayda verilen dış ticaret açığının 53 milyar doları aştığını belirtti.

Haziran ayında sanayi üretiminin yıllık bazda yüzde 1,4 gerilediğini kaydeden Karabat, kredi büyümesinin yavaşladığını ifade etti. İç talebin dezenflasyonist seviyeye geldiğini bizzat TCMB'nin söylediğini aktardı. Ekonominin soğutulduğu dönemde dış dengede daha güçlü bir iyileşme beklendiğini belirtti.

Kur politikasının tartışılması gerektiğini savunan Karabat, kur artışının uzun süre enflasyonun altında kalmasının TL'nin reel değerlenmesine yol açtığını ifade etti. Döviz baskılanırken sanayicinin artan maliyetlerinin baskılanmadığını söyledi. Suçun sadece sanayiciye atıldığını dile getirdi.

Plansız ekonomi politikaları sonucunda ithal malların yerli üretime göre ucuzladığını, Türkiye'nin üretim maliyetlerinin döviz bazında arttığını belirtti. Aynı sorunun hizmet ticaretinde de görülebileceğini, Türk lirasının değerlenmesiyle Türkiye'nin vatandaşlar açısından pahalılaşırken yurt dışı seyahat ve yatırım harcamalarının arttığını kaydetti.

Cari açıkta enerji şokunun etkileri bulunduğunu kabul eden Karabat, tablonun yine de sorgulanması gerektiğini vurguladı. TCMB'nin 2026 enflasyon tahminini yüzde 28'e yükselttiğini hatırlattı. Türkiye'nin üretimden uzaklaşırken hangi ekonomik modele yöneldiğini sorguladı. Ortaya çıkan tablonun sanayi ve üretimin ağırlık kaybettiği, hizmetler, turizm ve tüketimin ekonomiyi ayakta tuttuğu bir yapıya işaret ettiğini belirtti. Bu modelin ekonomiyi canlı gösterdiğini ancak dış şoklara karşı kırılganlığı artırdığını ifade etti.

Yüksek faiz ve reel değerlenen TL'nin yabancı yatırımcı için carry-trade'i cazip kıldığını belirten Karabat, portföy girişleri ve dış kredilerin döviz ihtiyacının finansmanında rol oynadığını kaydetti. Bunların kalıcı dövizin alternatifi olmadığını söyledi. Mehmet Şimşek’in sözlerinin gerçeği yansıtmadığını savunan Karabat, “Enflasyonu düşürmeye çalışırken Türkiye'nin üretim gücü ve dış dengesi hangi bedeli ödüyor?

Verilerle tek tek anlattık. AKP bu düzeni ayakta tutmak için dış finansman desteğine bağımlı. Bu nedenle her türlü diplomatik tavizler veriliyor, Türkiye’de otoriter bir sistem inşa ediliyor. And olsun ki bu düzeni değiştireceğiz!” dedi.

Kaynak: Ekonomi Servisi

#Yeni Parti · Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler