
Yunan TV'sinde Türkiye'nin etkisi üzerine çarpıcı açıklamalar
Yunanistan'da bir programda Türkiye'nin deniz politikaları ele alındı.
Yunanistan'da yayımlanan Militaire kanalında, ziraat mühendisi ve çevreci Elpida Tsampouraki'nın katıldığı programda Türkiye'nin savunma sanayiindeki atılımları ve Mavi Vatan doktrini masaya yatırıldı. Tsampouraki, Türkiye'nin Ege ve Doğu Akdeniz'deki nüfuzunun sürekli arttığını belirterek, Yunan hükümetinin bu durumu yeterince değerlendiremediğini ifade etti.
"Sadece izlemekle yetiniyoruz" diyen Tsampouraki, Türkiye'nin uzun süredir belirli bir strateji doğrultusunda hareket ettiğini, ancak Yunanistan'ın bu süreci doğru okuyamadığını savundu. Hükümetin Ege ve Doğu Akdeniz'de etkili bir politika geliştiremediğini öne sürdü.
Programın en dikkat çekici kısmında, "Ege'nin anahtarlarını Türkiye'ye mi teslim ettik?" sorusunu gündeme getirerek, Ankara'nın Mavi Vatan stratejisinin kararlılıkla devam ettiğini vurguladı. Atina'nın ise sürekli savunmada kaldığını iddia etti.
Tsampouraki, Türkiye'nin niyetlerinin en az iki buçuk yıldır açık bir şekilde ortaya konduğunu, ancak Yunan hükümetinin yalnızca "uluslararası hukuka aykırı" açıklamalar yapmakla yetindiğini belirtti. Türk-Libya Deniz Yetki Alanları Mutabakatı sürecinde de benzer bir tutum sergilendiğini ifade eden Tsampouraki, Ankara'nın attığı adımlardan gerekli derslerin çıkarılamadığını savundu.
Uzman, Türkiye'nin Mavi Vatan yaklaşımının yalnızca siyasi bir söylem olmadığını, bunun uzun vadeli bir stratejiye dayandığını dile getirdi. Ankara'nın denizlerdeki adımlarının yıllar öncesinden planlandığını belirten Tsampouraki, bu stratejinin en az 30 yıllık bir perspektifle oluşturulduğunu öne sürdü.
Yunan hükümetinin kamuoyuna sunduğu tablonun yanıltıcı olduğunu savunan Tsampouraki, sahadaki gelişmelerin Türkiye'nin bölgedeki etkisinin giderek arttığını gösterdiğini ifade etti. Yunanistan'ın ilan etmeyi planladığı deniz parklarına da değinerek, Atina'nın deniz yetki alanları konusunda yıllardır belirsizlik yaşadığını vurguladı.
Ayrıca, Yunanistan'ın deniz mekansal planlamasını tamamlayamadığını hatırlatan Tsampouraki, Avrupa Birliği'nin bu konuda Atina'yı eleştirdiğini belirtti. Hükümetin Ege'deki politikalarının yetersiz olduğunu savunan Tsampouraki, Ege Denizi'ndeki mevcut durumun yalnızca altı deniz mili karasuları üzerinden oluştuğunu belirtti. Münhasır Ekonomik Bölge'nin ilan edilmemesi nedeniyle Yunanistan'ın hukuki haklarını tam anlamıyla kullanamadığını öne sürdü.
Yunanistan'ın uzun yıllardır dile getirdiği 12 deniz mili tezine de dikkat çeken Tsampouraki, Atina'nın bu yaklaşımını yeniden değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Mevcut koşullarda müzakere seçeneklerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Tsampouraki, sonbaharda bu konuda yeni diplomatik gelişmeler yaşanabileceğini öne sürdü.
Son olarak, Türkiye'nin uluslararası platformlarda stratejik önemini artırdığına işaret eden Tsampouraki, Ankara'nın hem NATO içerisindeki konumu hem de Doğu Akdeniz ile Ege'deki politikaları sayesinde bölgesel dengelerde önemli bir aktör haline geldiğini ifade etti. Türkiye'nin müttefikleri açısından da kritik bir ülke olduğunu vurguladı.



