20 yıllık hayatı bir gecede enkaza döndü: İranlı Müzisyenin savaşı
Parvaneh, Tahran'daki bombardımanda evini ve kontrbasını kaybetti. Şimdi otel odasında yaşıyor ve yeniden müzisyen olmanın yolunu arıyor.

Savaş, müzisyen Parvaneh'in hayatında Tahran'daki büyük trafik sıkışıklığıyla başladı. ABD ve İsrail'in saldırılarının başladığı sabah, insanlar çocuklarını okullardan almaya ve kentten çıkmaya çalışıyordu. Parvaneh de Tahran dışındaki bir köye gitmeye karar verdi.
Yanına birkaç günlük eşya aldı. En değerli varlığı olan kontrbasını ise evinde bıraktı. O günkü kararını şu sözlerle anlatıyor: "Yakınlardaki kısa bir gezi için bavulumu hazırladım.
Hayatımı yanımda götürmek için bavulumu hazırlamadım." Parvaneh köye ulaşmasından birkaç saat sonra, telefon çalmaya başladı. Arkadaşları ona ne olduğunu açıkça söylemek istemedi, ancak sonunda gerçeği öğrendi: Tahran’ın Niloufar Meydanı yakınlarındaki evi, bombardımanda yıkılmıştı.
2 Mart gecesi bölgeye düzenlenen saldırılarda en az 20 kişi hayatını kaybetmişti. Ölenler arasında kafelerde yemek yiyenler, çalışanlar ve caddeden geçen siviller de bulunuyordu. Ertesi gün Parvaneh Tahran’a döndü.
Arkadaşları ondan önce enkaza ulaşmış ve en değerli eşyasını aramaya başlamıştı. Kontrbas bulundu ama kurtarılamadı. Enstrümanın ahşap ses tahtası parçalanmıştı.
Parvaneh böylece hem evini hem de geçimini sağlayan en önemli aracını kaybetti. Parvaneh’in müzik hayatı, 19 yaşında müzik eğitimi almaya başladığında kendi kontrbası olmamasıyla başladı. Üniversitede yalnızca bir kontrbas bulunuyordu.
Sabah saat 06.00’da okula gidiyor, derslerden önce çalışıyor, mümkün olduğunca uzun süre okulda kalıp enstrümanı kullanıyordu. Tatillerde kontrbası Tahran’dan Meşhed’e götürmesine izin verildiğinde ise, başka bir sorun ortaya çıkıyordu. Büyük enstrüman için ikinci bir tren bileti alacak parası yoktu.
Çözümü kontrbası koltuğa oturtmakta buldu. Kendisi ise 12 saatlik Tahran-Meşhed yolculuğunu ayakta ya da trenin koridorlarında geçiriyordu. Mezun olduktan ancak 10 yıl sonra, öğretmenlik ve konserlerden kazandığı parayla ilk kontrbasını alabildi.
Profesyonel bir enstrümana geçebilmek için ise, 10 yıl daha para biriktirdi. Yirmi yıllık emeğin sonunda aldığı o kontrbas şimdi evinin enkazında parçalanmış halde yatıyordu. Parvaneh’in başına gelenler bombardımanla başlamamıştı.
Müzisyenin Ocak ayında İran’da yaşanan protestolar ve şiddet olaylarından sonra Tahran Senfoni Orkestrası’ndaki yerini kaybetti. Parvaneh, protestolar sonrasında sanatçıların başlattığı boykota katılmamıştı. Ancak yaşanan şiddet nedeniyle psikolojik olarak sahneye çıkabilecek durumda olmadığını söylüyordu.
Fajr Müzik Festivali öncesinde orkestra şefine festivale katılamayacağını bildiren bir mektup yazmış ve radyoterapiye başlayan annesini görmek için Meşhed’e gitmişti. Tahran’a döndüğünde ise kendisine Tahran Senfoni Orkestrası ile ilişkisinin sona erdirildiği söylendi. İşini kaybetmesinden bir ay bile geçmeden Parvaneh, yıkılan evinin önündeydi.
Arkadaşları enkazın arasından hayatından geriye kalanları çıkarmaya çalışıyordu: Birkaç parça giysi, kırılmamış bir tabak, toprağa gömülmüş müzik notaları... Parvaneh o anı, "Hayatımın yirmi yılı tek bir bavula sığmazdı." diyerek anlatıyor. Bugün Parvaneh, savaş nedeniyle evsiz kalan ve devlet tarafından otellere yerleştirilen binlerce kişiden biri.
Tahran’ın merkezindeki bir otel odasında yaşıyor. Günlerinin önemli bölümünü devlet dairelerine giderek, dilekçeler yazarak ve yardım alabilmek için durumunu tekrar anlatarak geçiriyor. Parvaneh için sorun artık yalnızca bir evin kaybedilmesi değil; işini, evini ve mesleğini sürdürebilmesini sağlayan enstrümanını aynı dönemde kaybetmiş durumda.
45 yaşındaki müzisyen, 20 yılda kurduğu hayatı yeniden kuracak zamanı ve umudu olup olmadığını sorguluyor. İran’dan ayrılmayı da giderek daha fazla düşünüyor. Kontrbası yok, orkestradaki işi yok, evi yok.
Ama hâlâ çalabiliyor. Parvaneh bunu şu sözlerle ifade ediyor: "Bu savaş ve kaosun benden alamadığı tek şey ellerim." Tek isteği yeniden yalnızca kontrbas çalan bir müzisyen olabileceği bir yer bulmak. Bombardımanda evini kaybetmesinin üzerinden beş ay geçmesine rağmen hâlâ "enkazın altından çıkamamış gibi" hissettiğini anlatıyor. Bir zamanlar Tahran Senfoni Orkestrası’nda çalan, kendi evinde yaşayan ve yıllarca çalışarak aldığı profesyonel kontrbasıyla hayatını kazanan Parvaneh’in bugün elinde kalan, kendi ifadesiyle, yalnızca elleri ve müziği.







