
AB hukukçularından Komisyon'a İsrail yerleşimleriyle ticareti durdurma çağrısı
Avrupalı akademisyenler, AB Komisyonu'na mektup yazarak işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasa dışı yerleşimlerle ticaretin engellenmesini istedi.
Avrupa Birliği (AB) ile uluslararası hukuk alanlarında faaliyet gösteren akademisyenler, AB Komisyonu tarafından İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında kurduğu yasa dışı yerleşimlerle ticarete dair hazırlanan değerlendirme belgesine tepki gösterdi. Uzmanlar, Komisyon'un uluslararası hukuka uygun biçimde bu ticareti durduracak bir düzenlemeyi hayata geçirmesini talep etti.
Avrupa'nın önde gelen üniversitelerinde görev yapan 5 akademisyen; AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile AB Komisyonu'nun Ticaret ve Ekonomik Güvenlikten Sorumlu Üyesi Maros Sefcovic'e ortak bir mektup gönderdi.
Mektupta, AB Komisyonu'nun hazırladığı seçenekler belgesinde yer alan temel hukuki tespitlerin yanlış olduğu savunuldu. Komisyon'un, mevcut uygulamaların Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) 2024 tarihli danışma görüşüyle uyuştuğu yönündeki yaklaşımının hukuken savunulamaz nitelikte olduğu vurgulandı. Ayrıca UAD'nin, devletlere İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarındaki hukuka aykırı durumunu devam ettiren her türlü ticaret ve yatırım faaliyetini engelleme sorumluluğu yüklediği hatırlatıldı.
Metinde, yerleşimlerde üretilen ürünlerin AB pazarına en çok kayrılan ülke tarifeleriyle giriş yapmasının söz konusu sorumlulukla çeliştiği ifade edildi. Gasbedilen Filistin topraklarından gerçekleştirilen ihracata yönelik geri ödeme mekanizması yüzünden mevcut AB politikalarının işlevsiz kaldığı belirtilirken, Komisyon'un yerleşimlerle ticareti kısıtlamanın temel amacını İsrail'in politikasını değiştirmeye yönelik bir dış politika aracı olarak nitelendirmesi de eleştirildi.
Mektupta, planlanan önlemin asıl gayesinin AB ortak ticaret politikasını uluslararası normlarla uyumlu kılmak ve Birliğin bu yasa dışı yerleşimlerin ekonomik olarak ayakta kalmasına destek olmasını engellemek olduğu kaydedildi. Bu doğrultuda, düzenlemenin hukuki dayanağının AB'nin İşleyişi Hakkında Antlaşma'nın 207. maddesini kapsayan Ortak Ticaret Politikası olması gerektiği bildirildi.
Komisyonun, yerleşimlerden yapılan ihracatın toplam AB-İsrail ticaret hacmindeki payının az olmasını tedbirin dış politika amacı taşıdığına kanıt olarak sunmasının çelişkili olduğu aktarıldı. Ticaret hacminin ufak olmasına rağmen söz konusu sevkiyatın yerleşimlerin ekonomik sürekliliğine destek olduğu ve bu sebeple engellenmesinin uluslararası hukukun zorunluluğu olduğu yinelendi.
Komisyon tarafından hazırlanan belgenin nesnel bir hukuki analiz sunmaktan ziyade eylemsizliği meşrulaştırmayı amaçladığı izlenimi uyandırdığı ifade edilen mektup, "AB Komisyonu'na uluslararası hukuk ve AB antlaşmalarından doğan yükümlülükleri doğrultusunda, AB'nin İşleyişi Hakkında Antlaşma'nın 207. maddesi uyarınca İsrail'in yasa dışı yerleşimleriyle ticareti önleyecek bir teklif hazırlaması çağrısı yapıyoruz" sözleriyle tamamlandı.


