6 Eylül 2026 PazarUSD48,49EUR56,36
Gündem Nabzı

Abdülhamid'in Hicaz Demiryolu projesi, tüm dünyada yankı uyandırdı

Sultan II. Abdülhamid'in Hicaz Demiryolu projesi, hac yolculuklarını kolaylaştırarak Müslüman dünyasından büyük bağışlar topladı.

Haber Merkeziİlk yayın:
Abdülhamid'in Hicaz Demiryolu projesi, tüm dünyada yankı uyandırdı

Sultan II. Abdülhamid’in Hicaz Demiryolu projesi, İslam birliğine verdiği önemin bir sembolüydü. 1 Eylül 1900’de temeli atılan demiryolu, 8 yıl sonra, yine 1 Eylül’de Medine’ye ulaşarak hizmete açıldı.

1891 yılında Cidde Evkaf Müdürü Ahmed İzzet Efendi, Şam’dan Medine’ye uzanacak bir demiryolunun hac yolculuklarını kolaylaştıracağı ve bölgenin savunmasına katkı sağlayacağına dair bir rapor hazırladı. II. Abdülhamid, bu teklife ilgi gösterdi ve projeyi incelemesi için Erkân-ı Harbiyye Feriki Mehmed Şakir Paşa’ya iletti.

II. Abdülhamid, 2 Mayıs 1900’de Hicaz Demiryolu’nun inşası için talimat verdi ve 1 Eylül 1900’de temel atma töreni gerçekleştirildi. İlk hedef, demiryolunun Şam’dan Mekke’ye kadar uzanmasıydı.

Ancak ilerleyen aşamalarda Akabe, Cidde ve Yemen’e kadar uzatılması planlandı. Demiryolu inşasının amaçlarından biri, hac yolculuklarını güvenli hale getirmekti. Şam’dan Hicaz’a hac yolculukları uzun ve zorlu kara yollarıyla gerçekleştiriliyordu.

Hacı adayları, yolculukları sırasında güvenlik sorunlarıyla karşılaşarak endişe duyuyordu. Demiryolu, hac kafilelerinin güvenliğini sağlarken, yolculuk sürelerini kısaltarak masrafları da azaltmayı hedefliyordu. Ayrıca, Hicaz’daki ticaretin canlanması bekleniyordu.

Osmanlı, Hicaz Demiryolu’nu bölgedeki askeri ve idari varlığını güçlendirmek için stratejik bir yatırım olarak görmekteydi. İngiltere’nin Mısır’ı işgali sonrası, Hicaz’a deniz yoluyla ulaşımın İngiliz kontrolüne geçmesi, İstanbul ile Hicaz arasındaki kara bağlantısının önemini artırdı. Demiryolu, Hicaz’a asker, mühimmat ve diğer malzemelerin daha hızlı sevk edilmesini sağlayacaktı. Projenin finansmanı, “Bütün Müslümanların ortak eseri” olarak tanıtılarak sağlandı. II. Abdülhamid, 50 bin lira bağışlayarak ilk katkıyı sundu.

Ardından, Osmanlı coğrafyasından ve dünyanın çeşitli bölgelerindeki Müslüman topluluklardan bağışlar geldi. Projeye Buhara Emiri Abdülehad Han, İran Şahı Muzafferüddin Şah ve Fas Sultanı Abdülaziz gibi birçok önemli isim de katkıda bulundu. Hatta Güney Afrika'daki Müslüman okulunun öğrencileri bile demiryolu için para topladı.

8 yıllık süreçte, toplamda yaklaşık 1 milyon 128 bin Osmanlı lirası bağış toplandı. Bağışlar dışında, demiryolu için bazı vergiler ve değerli kağıtlar çıkarıldı. Projenin ilerlemesi sırasında açılan kısımlardan elde edilen gelirler de projeye aktarıldı; Hicaz Demiryolu’nun yaklaşık 3’te 1’i, gelen bağışlarla geri kalan kısmı ise diğer gelirlerle tamamlandı.

İnşaatın ilk yıllarında, demiryolu malzemelerinin önemli bir kısmı Avrupa ve Amerika’dan getirildi. Lokomotif, vagon, ray ve çelik travers gibi malzemeler Almanya, Belçika ve Amerika’dan temin edildi. Ancak inşaat sürecinde, çölün aşırı sıcakları, su sıkıntısı ve zorlu arazi şartları nedeniyle zorluklar yaşandı.

Hacıları Hicaz şehirlerine taşıyan ve güvenliklerini sağlayan Bedevi gruplar, demiryolunun kendi kazançlarını engelleyeceği gerekçesiyle inşaat çalışmalarına saldırılar düzenledi. 1908 yılında, Bedevi saldırıları arttı. O yıl, demiryolu ile telgraf hatlarına toplam 128 sabotaj ve saldırı yapıldı.

Temmuz 1908’de bir gece baskınında, 300’e yakın Osmanlı askeri şehit edildi. Demiryolu, 1905 yılında Ürdün sınırındaki Maan kentine ulaşarak, o yıl içinde açılan bölümlerle yolcu ve eşya taşımacılığına başladı. 1906’da Medain-i Salih’e, 1907’de el-Ula’ya, 1908’de ise Medine’ye ulaştı.

1 Eylül 1908’de, Medine’ye ulaşmasıyla birlikte Hicaz Demiryolu resmen faaliyete geçti ve 1 Eylül 1908’de düzenlenen törenle hizmete açıldı. Hayfa şube hattıyla birlikte demiryolunun uzunluğu 1464 kilometreye ulaştı. Osmanlı mühendisleri, işçileri ve askerlerinin emekleri sonucunda birçok istasyon bulunan Hicaz Demiryolu, 8 yıllık sürecin sonunda tamamlandı.

Açılan demiryolu ile 40 günlük deve yolculuğu, trenle 72 saate indi. İlk tren, 27 Ağustos 1908’de yola çıktı. 1909 yılında Hayfa-Şam arasında her gün, Şam-Medine arasında ise haftada üç gün sefer düzenlenmeye başlandı.

Ayrıca hac zamanında ve askeri ihtiyaçlara göre ek seferler yapıldı. Faaliyete geçen Hicaz Demiryolu'nda tren sefer saatleri belirlenirken namaz vakitleri de dikkate alındı. Trende yolcuların namaz kılabilmesi için bir vagon mescit olarak kullanılacak şekilde planlandı.

Ancak, demiryolunun Mekke’ye kadar uzatılması hedefi hiçbir zaman gerçekleştirilemedi. Mekke Şerifi Hüseyin, Osmanlı’nın nüfuzunu zayıflatacağı gerekçesiyle bu projeye karşı çıkarak Bedevileri destekledi. Hicaz Demiryolu, I. Dünya Savaşı sırasında askeri amaçlarla da kullanıldı.

1916’da Şerif Hüseyin’in taraftarları, Osmanlı birliklerinin ikmal ve ulaşımını kesmek için demiryolunu hedef aldı. Raylar söküldü, köprü ve istasyonlar tahrip edildi, telgraf hatları kesildi ve trenlere saldırılar düzenlendi. Mart 1918’de Medine’ye son tren ulaştı.

Demiryolu, 1908-1913 arasında 970 bin yolcu taşıdı ve savaş döneminde Osmanlı ordusunun Hicaz'daki ikmal hattı haline geldi. Osmanlı’nın Hicaz Demiryolu üzerindeki hakimiyeti, 10 Ocak 1919’da sona erdi. Günümüzde ise Hicaz Demiryolu’nun eski güzergahında bazı istasyon, ray ve diğer demiryolu yapılarının tarihi mirası olarak varlığı devam etmektedir.

Kaynak: Haber Merkezi

#Demiryolu · Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler