
Akdeniz kıyılarındaki plastik kirliliği alarm veriyor
Mersin'den Marmaris'e kadar olan Akdeniz kıyılarında plastik atıklar artış gösterdi. Alanya'daki araştırma, kirliliğin yerel kaynaklardan değil, dış etkenlerden kaynaklandığını ortaya koydu.
Mersin'den Marmaris'e kadar uzanan Akdeniz kıyılarında, özellikle Alanya'da plastik atıkların artması büyük bir çevre sorunu haline geldi. Alanya Belediyesi, Prof. Dr. Sedat Gündoğdu ile birlikte yürüttüğü bilimsel araştırma sonucunda, kıyılardaki mikroplastik kirliliğinin temel kaynağının yerel unsurlar olmadığını belirledi. Rapora göre, plastik atık ithalatı, geri dönüşüm tesisleri ve 2026 yılında meydana gelen olağanüstü yağışların kirliliği Alanya kıyılarına taşıdığı ifade edildi.
Alanya Belediyesi'nde düzenlenen basın toplantısında, "Akdeniz Kıyılarındaki Plastik Kirliliğine İlişkin Bilimsel Araştırma Raporu" kamuoyuna açıklandı. Toplantıya basın mensupları, turizm sektörü temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerin temsilcileri katıldı.
Prof. Dr. Sedat Gündoğdu, Alanya kıyılarında yapılan saha çalışmalarının sonuçlarını paylaştı. Raporda, Alanya'daki plastik kirliliğinin ana kaynağının yerel unsurlar değil, plastik atık ithalatı ve Adana ile Mersin'deki geri dönüşüm tesislerinden kaynaklandığı belirtildi. Araştırma, Dim Çayı, atık su arıtma tesisleri ve teknelerin mevcut kirliliğin ana kaynağı olmadığını gösterdi.
Akdeniz'deki deniz akıntıların mikroplastikleri taşıdığı ve özellikle yaz aylarında Alanya kıyılarında yoğunlaştığı ifade edildi. Ayrıca, Konaklı kıyılarının mikroplastiklerin biriktiği bölgelerden biri olduğu tespit edildi.
Araştırma sunumunda, Türkiye'ye Nisan 2026'da aylık 70 bin tonun üzerinde plastik atık ithal edildiği ve bunun son 10 yılın en yüksek seviyesi olduğu belirtildi. Türkiye'deki plastik atıkların yaklaşık yüzde 60'ı Adana ve Mersin'deki geri dönüşüm tesislerine yönlendiriliyor. Ülkenin yıllık resmi geri kazanım kapasitesi 1 milyon 125 bin ton olmasına rağmen, yerli ve ithal plastik atık miktarı 4 milyon tonu aştı. Bu durum, çevreye plastik sızıntısını kaçınılmaz hale getiriyor. Geri dönüşüm tesislerinde çıkan yangınların sayısı da 2017'de 6 iken, 2025'te 150'ye yükseldi.
Dim Çayı'nın mikroplastik kirliliğinin kaynağı olduğu iddiaları ise bilimsel verilerle doğrulanmadı. Yapılan örneklemelerde, Dim Çayı önündeki istasyonda bölgenin en düşük mikroplastik yoğunluğu tespit edildi. Dim Çayı'nın kirletici olmadığı, aksine denize taşıdığı temiz suyla mikroplastik yoğunluğunu seyrelttiği belirtildi.
Alanya ve Konaklı Atıksu Arıtma Tesisleri'nin de kirliliğin ana kaynağı olmadığı raporda yer aldı. Konaklı Arıtma Tesisi çıkışında yalnızca bir mikroplastik partikülüne rastlanırken, Alanya Atıksu Arıtma Tesisi çıkışında mikroplastik tespit edilmedi. Bu nedenle kıyılardaki yoğun mikroplastik kirliliğinin yerel evsel atık su sistemlerinden kaynaklanmadığı sonucuna varıldı.
Kruvaziyer ve yük gemilerinin çöplerini denize bıraktığına dair iddiaların bilimsel dayanağı bulunmadı. Uzun yol gemilerinin uluslararası denetim ve atık kontrol sistemleri bulunuyor. Gezi ve korsan teknelerinin tek kullanımlık plastik atıkları nedeniyle mevcut kirliliğe katkı sağladığı ancak yoğun mikroplastik yükünün temel nedeni olmadığı vurgulandı.
2025-2026 su yılında yağışların normalin yüzde 45, 2026 ilkbaharında ise yüzde 86 üzerinde gerçekleştiği bildirildi. Bu yağışlar, Seyhan ve Ceyhan havzalarında taşkınlara neden oldu. Yüksek debiler, geçmişte çevreye bırakılan mikroplastikleri nehirlere taşıdı ve bazı tesislerde kaçak deşarjları artırdı. Adana'daki sulama kanallarında yapılan ölçümlerde, tesis deşarjı sonrasında mikroplastik yoğunluğunun 132 kat arttığı belirlendi.
Bilimsel çalışmada Adana ve Mersin'deki geri dönüşüm tesislerinden kaynaklanan plastiklerin yanı sıra sera örtülerinden oluşan şeffaf plastik parçaları da tespit edildi. Çukurova, Anamur ve Gazipaşa çevresindeki tarımsal plastik geri dönüşüm faaliyetlerinin de bölgesel kirliliğe katkı sağladığı kaydedildi.
Alanya kıyılarındaki ölçümlerde, Dim Çayı önündeki İstasyon 4'te kilometrekare başına 1 milyon 15 bin 137 mikroplastik partikülü tespit edildi. Bu istasyonda plastik geri dönüşüm tesisleri kaynaklı partikül oranının yüzde 59 olduğu belirtildi. Konaklı kıyılarındaki İstasyon 1'de ise kilometrekare başına 7 milyon 901 bin 368 mikroplastik partikülü tespit edildi. Bu bölgede PGDT kaynaklı partikül oranının yüzde 89 olduğu açıklandı.
Kamuoyunda sıkça sorulan "Mikroplastik kirliliği neden tam da bu yıl ortaya çıktı?" sorusuna bilimsel verilerle yanıt verildi. Mikroplastik parçacıklarının Doğu Akdeniz'de kıyıya ulaşması kış aylarında 51 gün, yaz aylarında ise 33 gün sürüyor. Araştırmacılar, kış ve ilkbahar döneminde yaşanan taşkınlarla denize taşınan mikroplastik parçacıklarının, Alanya kıyılarında yoğunlaşmasının bilimsel olarak tutarlı olduğunu belirtti.
Kirliliğin azaltılması için uygulanması gereken öneriler raporda sıralandı. Buna göre Gazipaşa ve Anamur'daki sera örtüsü geri dönüşüm tesislerinin daha sıkı denetlenmesi, gezi tekneleri ve plaj işletmelerinde tek kullanımlık plastiklerin kademeli olarak kaldırılması önerildi. Ayrıca Damlataş gibi akıntıların doğal birikim noktalarında izleme sistemlerinin kurulması gerektiği belirtildi. Araştırmanın sonuç bölümünde, Alanya kıyılarındaki mikroplastik kirliliğinin üç temel faktörün aynı anda gerçekleşmesiyle ortaya çıktığı ifade edildi.
Prof. Dr. Sedat Gündoğdu, Akdeniz'deki mikroplastik kirliliğinin ulaştığı boyutun ciddi bir çevre sorunu haline geldiğini belirtti. Adana ve Mersin bölgesindeki geri dönüşüm tesislerinin etkin şekilde denetlenmesi gerektiğini vurguladı. Kirliliğin önlenmesi için acil durum ilan edilmesi ve yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, denizlerdeki mikroplastik atıkların kaynağının araştırılması amacıyla Prof. Dr. Sedat Gündoğdu ile ortak çalışma yürüttüklerini açıkladı. Araştırma sonuçlarının kirliliğin önemli bölümünün geri dönüşüm tesislerinden kaynaklandığını gösterdiğini belirtti. Özçelik, kirliliğin tüm Akdeniz'in geleceğini etkilediğini ve bu konunun siyasi tartışmaların ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Toplantıda, Alanya'nın korunması için yapılacak her türlü eylem planına destek verme sözü verildi. Alanya Belediye Başkanı Özçelik, bilimsel veriler ışığında yürütülecek çalışmalar kapsamında ilgili kurumlarla iş birliği sürdüreceğini aktardı.







