
Akdeniz'de mikroplastik kirliliğiyle mücadele: 118,2 milyon TL ceza
Çevre Bakanlığı, Akdeniz'de mikroplastik kirliliğine karşı denetimlerde toplam 118,2 milyon TL ceza uyguladı; Adana'daki denetimlerde ise 11 tesise 25,8 milyon lira ceza kesildi ve 5 tesis faaliyetten menedildi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Akdeniz'de mikroplastik kirliliğiyle mücadele için 1 Temmuz'dan bu yana 6 ilde denetimler gerçekleştirdi. Bu denetimler kapsamında 52 tesise toplamda 118 milyon 211 bin TL idari ceza kesildi. Ayrıca, 19 tesisin faaliyeti durduruldu.
Bakanlık, denetim faaliyetleriyle eş zamanlı olarak TÜÇA'nın deniz süpürgesi ile deniz yüzeyindeki temizlik çalışmalarını da sürdürüyor. Çevre Bakanı Murat Kurum'un talimatıyla bölgeye mobil su ve atık su laboratuvarı gönderildi ve incelemelere devam ediliyor. Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürü Fatih Ekmekçi'nin katılımıyla Adana'nın merkez Seyhan ilçesindeki tarımsal drenaj kanallarında da denetim yapıldı.
Ekmekçi, Adana'da 1 Temmuz'dan itibaren denetlenen 105 tesisten 11'ine 25 milyon 850 bin lira ceza kesildiğini ve 5'inin faaliyetten menedildiğini açıkladı. Yerel yönetimlerin atık su ve arıtma tesislerini düzenli çalıştırması gerektiğine dikkat çeken Ekmekçi, yağışlarla birlikte biriken mikroplastiklerin kütlesel harekete geçerek Akdeniz'e ulaştığını belirtti.
Ayrıca, Akdeniz'de izlenen alanların kapsamı bu yıl 7 yeni mikroplastik ölçüm istasyonunun eklenmesiyle genişletildi. Bu ölçüm istasyonları, Asi Nehri ağzından Antalya'ya kadar Doğu ve Orta Akdeniz kıyı şeridini kapsıyor. Bakanlık, mikroplastik kirliliğini atıkların taşınım yolları ve deniz ortamındaki etkileriyle birlikte havza ölçeğinde ele alıyor.
Seyhan, Ceyhan, Göksu ve Asi nehirleri ile drenaj kanalları önemli taşıyıcı güzergahlar olarak belirleniyor. 2026 yılında meydana gelen yoğun yağışlar ve barajlardan yapılan kontrollü su bırakımları nedeniyle bu yaz, nehir ve dere yataklarında bulunan atıkların denize daha hızlı taşınması bekleniyor.
Bu tespitler üzerine, 428 noktada düzenli deniz izleme çalışmaları yapılmakta ve Bakanlığın Denizlerde Bütünleşik Kirlilik İzleme Programı'nın kapsamı bu yıl daha da güçlendirildi. ODTÜ işbirliğiyle Taşucu Limanı'ndan Antalya'ya kadar olan hatta yürütülen çalışmalarda, kıyılarda yüzeysel mikroplastik kirliliği varlığı ilk tespit olarak raporlandı.
1 Temmuz itibarıyla Adana, Antalya, Hatay, Mersin, Gaziantep ve Muğla'da kirletici vasfı yüksek plastik ve atık geri dönüşüm tesisleri ile atık su arıtma tesislerinde denetimlere başlandı. İlk etapta 604 denetim gerçekleştirildi ve Adana Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) Seyhan Atıksu Arıtma Tesisi'nin de bulunduğu 52 tesise toplam 118 milyon 211 bin TL ceza verildi.
Ayrıca, 19 tesis hakkında faaliyet durdurma kararı alındı. Bakanlık, Akdeniz bölgesindeki denetimlerini sürdürürken, Denizlerde Bütünleşik Kirlilik İzleme Programı ile mikroplastik kirliliği tespit edilen alanlarda deniz yüzeyinde temizlik çalışması yapıyor. Bu bağlamda, Marmara'da müsilaj temizliğinde kullanılan deniz süpürgeleri 27 Temmuz'da bölgeye yönlendirildi.
Türkiye Çevre Ajansı'nın (TÜÇA) Deria Deniz Süpürgesi, deniz yüzeyinde plastik parçaları, ambalaj atıkları, köpük, odunsu materyaller gibi diğer yüzer atıkları toplayarak deniz ortamından uzaklaştırmaya başladı. Deria Deniz Süpürgesi, ilk 10 günde toplam 27 metreküp atık topladı. Antalya'daki temizlik müdahale kapasitesinin artırılması amacıyla ikinci bir deniz süpürgesi de 10 Ağustos itibarıyla bölgedeki görevine başlayacak.
Deniz süpürgeleri, deniz yüzeyinde bulunan başta plastik atıklar olmak üzere çeşitli yüzer katı atıkların toplanmasını ve deniz ortamından uzaklaştırılmasını sağlıyor. Toplanan atıklar, deniz ortamından kontrollü şekilde alınarak ilgili atık yönetimi süreçlerine yönlendiriliyor.
Son 5 yılda, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü, atık bertaraf ve geri dönüşüm tesislerinde toplam 43 bin 96 çevre denetimi gerçekleştirdi ve 2 milyar 300 milyon TL'yi aşan ceza uyguladı. Akdeniz'deki kirliliğin büyük kısmı kara kaynaklıdır.
Yerleşim alanlarından çevreye bırakılan kentsel atıklar, plastik üretim ve geri dönüşüm süreçlerinden kaynaklanan kayıplar, tarımsal plastikler ve turizm, balıkçılık ile liman faaliyetleri bu kirliliğin başlıca kaynakları arasında yer almaktadır.







