29 Temmuz 2026 Çarşamba
Gundemnabzi
Antalya Manavgat yangınının üzerinden 5 yıl geçti

Antalya Manavgat yangınının üzerinden 5 yıl geçti

Manavgat'taki büyük orman yangınının üzerinden 5 yıl geçerken, afetzedeler devlet eliyle yeniden yapılan evlerinde yaşamlarını sürdürüyor.

Haber Merkeziİlk yayın:

Antalya'nın Manavgat ilçesinde 28 Temmuz 2021 tarihinde başlayan ve rüzgarın şiddetiyle Akseki, Gündoğmuş, İbradı ile Alanya ilçelerine de sıçrayan büyük orman yangınının üzerinden 5 yıl geçti.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük orman yangınları arasında yerini alan bu felaket, Akseki, Alanya, Gündoğmuş, İbradı ve Manavgat ilçelerine bağlı toplam 44 mahalleyi etkiledi.

Ekiplerin aralıksız çalışmaları sonucunda 11'inci günde kontrol altına alınarak söndürülebilen yangında 6 kişi hayatını kaybetti ve yaklaşık 60 bin hektarlık alan zarar gördü.

DEVLET KURUMLARI HIZLICA HAREKETE GEÇTİ

Felaketin hemen ardından bölgede devletin ilgili birimleri tarafından hızlı bir çalışma süreci başlatıldı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesinde Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Antalya genelinde 45 konut ile bin 239 köy evi olmak üzere toplamda bin 284 konut ve köy evi inşa etti.

YANGINDA TARIM ALETLERİ ZARAR GÖREN ÇİFTÇİLERE DEVLET EL UZATTI

Yürütülen çalışmalar neticesinde afetin hemen sonrasında kararan dağlar ve tepeler, gerçekleştirilen ağaçlandırma hamleleriyle yeniden yeşermeye başladı.

Yangında traktörleri ve tarım aletleri zarar gören bölgedeki çiftçilere de yeni ekipmanları teslim edildi.

Felaketin en şiddetli hissettiği yerleşim yerlerinden biri olan Kalemler Mahallesi'nde oturan 85 yaşındaki Ahmet Çatal, o gün yaşadığı korku dolu anları unutamadığını dile getirdi.

"ALLAH DEVLETİMİZDEN RAZI OLSUN"

Yangından zarar gören vatandaşlardan biri olduğunu belirten Ahmet Çatal, "Köyün yaşlısıyım. O gün cehennemi yaşadık, dünya bize zindan oldu. Çok acı çektik, çok ağladık, çok sızladık. Çok mağdur olduk. Allah yardım etti kurtulduk. Evimiz yapıldı, Allah devletimizden razı olsun. Her şeyimizi kaybettik. Yanan zeytin ağaçlarımızın yerine bir miktar ödeme yapıldı, onunla araba aldım" dedi.

"DEVLET EVİMİZİ YAPTI"

Ahmet Çatal'ın eşi İkbal Çatal ise, felaketin ardından bir süre Ilıca'da kaldıklarını kaydederek, "Kötü günler yaşadık, her yerimiz yandı. Daha sonra Allah razı olsun devletimizden evimizi yaptı. Çok şükür mutluyuz, keyfimiz yerinde" ifadelerini kullandı.

Afet esnasında evi, ahırı ve otomobili yanan, bazı küçükbaş ile büyükbaş hayvanları da telef olan 35 yaşındaki Sercan Bayat, olayın ilk anlarında alevlerin bu kadar büyüyeceğini tahmin edemediğini aktardı.

"O GÜN YAŞANAN ÇOK FARKLI BİR ŞEYDİ"

Bölgede daha önce de yangınlar çıktığını ancak kısa sürede söndürüldüğünü belirten Bayat, "O gün yangının bu kadar büyük olacağını düşünememiştik. Daha önce klasik yangınlarımız çıkardı, 3-4 gün içerisinde söndürülürdü. O gün yaşanan çok farklı bir şeydi" şeklinde konuştu.

"EVİMİZİ AHIRIMIZI DEVLET YAPTI, ALLAH RAZI OLSUN"

Yangın çıktığında köyde olmadığını söyleyen Bayat, hayvanlarını kurtarmak amacıyla geri döndüğünü belirterek, "İnsanlar kaçıyordu. Ben bu canlar için ölürdüm, hâlâ da öyle. Hayvanlarım için yangına geldim, ‘Öleceksem bunlar için öleyim' dedim. Devlet evlerimizi yaptı. Birinci derecedeki ihtiyaçlarımızı devletimiz karşıladı. Evimizi ve ahirimizi devlet yaptı, Allah razı olsun. Ancak tek bir şeyi atlamışız: Ağaçlar. Çocukluğumdan kalan ağaçlardan eser kalmadı. Ne kadar yapabiliyorsak elimizden geleni yapıyoruz ancak doğayı geri getiremiyoruz. En temel ihtiyacımız bu. Şimdi gölge yapması için ağaçların büyümesini bekliyoruz" dedi.

Felakette evi yanan Durkadın Akça ise alevlerin tüm varlıklarını yok ettiğini anlattı.

"Çok yardım geldi"

Akça, "Yangın geldi, yaktı yıktı. Evimizi, yerimizi, malımızı, mülkümüzü, her şeyimizi aldı götürdü. Çok zarar gördük. Naylonlarımız, buğdayımız, evimizin önündeki malzemelerimiz ve 9 baş hayvanımız vardı; hepsini süpürüp götürdü. Devletimizden ve milletimizden Allah razı olsun. Herkes elinden geldiğince toparlandı, çok yardım geldi. Bugünlere ulaştık, evimize yeniden yerleştik çok şükür. 15 ay dolmadan evimizde oturmaya başladık. Devletten büyüğü yok. Devletimiz de, milletimiz de ellerinden gelen bütün desteği verdi. Bu destekler olmasaydı kendi başımıza toparlanmamız mümkün değildi. Allah devletimizden razı olsun" diye konuştu.

Kaynak: Ensonhaber

İlgili Haberler