
Araştırma: İnstagram videolarında baba figürü olumsuz yansıtılıyor
Üniversitede yapılan bir araştırma, sosyal medyadaki kısa mizah videolarında babaların çoğunlukla olumsuz ve alaycı bir dille gösterildiğini ortaya koydu.
Pek çok sosyal bilimsel incelemeye göre aile, çocukların kişiliğinin geliştiği, ilk eğitimi aldığı ve hayata hazırlandığı temel ortamdır. Bu yapıda anne ve baba, çocukların duygusal dengesini ve ruhsal güvenliğini sağlamak için ortak bir sorumluluk üstlenir. Aile bütünlüğünde babanın varlığı, özellikle çocukluk döneminde öz güvenin artması ve bireyin hayatın zorluklarıyla baş etmesi açısından büyük önem taşır. Bu nedenle babalık rolü sadece ev içindeki bireysel bir mesele olmayıp, toplumun genel yapısını ve evdeki ilişkileri etkileyen kültürel bir konudur.
Uzmanlar, babanın ailedeki etkin rolünün azalmasının çocuklarda kaygı bozukluğu, kimlik sorunları, okul başarısında düşüş, öz güven eksikliği ve ev içi gerginlikler gibi sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. Günümüzde sosyal medya platformları, bireylerin zihninde yeni algılar oluşturan en güçlü iletişim araçları arasında yer alıyor. Dolayısıyla bu mecralarda babaya dair yanlış, yüzeysel veya küçültücü bir imaj çizilmesi, yeni neslin aile içindeki bu konuma bakışını zamanla olumsuz yönde etkileyebilir.
Konuyla ilgili akademik bir çalışmaya imza atan, Alisözü Üniversitesi Sosyal ve İktisadi Bilimler Fakültesi Kadın ve Aile Çalışmaları Bölümü Öğretim Üyesi Abulfazl İghbali, Instagram'daki kısa ve mizahi videoları inceledi. Araştırmacı, bu popüler içeriklerde babaların nasıl betimlendiğini ve izleyiciye hangi mesajların aktarıldığını anlamaya çalıştı. Çalışmanın önemi, teorik tartışmalarla sınırlı kalmayıp internette en çok paylaşılan gerçek içerikleri inceleyerek kültürel ve medyatik bir eğilimi gözler önüne sermesidir.
Araştırma sürecinde nitel içerik analizi yöntemi tercih edildi; yani basit kelime sayımları yerine anlatıların derin anlamları ve genel yapıları incelendi. İlk aşamada, en az 2 milyon takipçisi bulunan 20 farklı Farsça içerik üreticisi sayfa tespit edildi. Ardından bu hesaplardan konuya uygun 100 video izlendi ve elde edilen verilere dayanarak baba figürüne ilişkin 10 temel kategori ile 82 önemli gösterge belirlendi. Ulaşılan bu kategoriler, kural tanımaz ve desteksiz babalardan bencil, ayrımcı, yalancı ve huysuz babalara kadar farklı tipleri kapsadı.
Elde edilen bulgular, söz konusu Instagram videolarında babaların genellikle alaycı, aşağılayıcı ve olumsuz bir kalıpla sunulduğunu gösterdi. Daha açık bir ifadeyle, bu anlatılarda baba figürü bir sığınak olarak değil; bencil, yetersiz, anlayışsız, huysuz veya paraya düşkün biri olarak resmedildi. Bu durumun istisnai olmadığını ve incelenen içeriklerde belirli bir sıklıkla tekrarlandığını belirten araştırmacılar, bu tür tasvirlerin özellikle gençlerin ve ergenlerin zihninde babaya karşı duygusal bir kopuşa yol açabileceğine dikkat çekti. İçerik üreticilerinin bilinçli bir karalama amacı gütmese bile bu sunumların toplumsal etkisinin devam ettiğini vurgulayan uzmanlar, bu tarz anlatımların ailenin otoritesini ve babanın saygınlığını zamanla zayıflatabileceğini kaydetti.
Araştırma bulgularına göre mesele yalnızca sosyal medyadaki sıradan şakalardan ibaret değil, aksine kökleşen bir medya eğilimine işaret ediyor. Günümüzdeki bazı medya üretimlerinde baba figürü, gülünç duruma düşürülen, abartılan ve alay konusu yapılan "öteki" konumuna getiriliyor. Tekrarlama, aşırı vurgulama, etiketleme, olumsuzlukları öne çıkarma ve hatta karakter suikastı gibi medya teknikleri, bu olumsuz imajın kalıcı olmasını kolaylaştırıyor. Videolar günlük aile yaşamından konuları ele aldığı için izleyiciler bu sahnelerle kolayca bağ kuruyor ve içeriklerin yayılmasına katkı sağlıyor.
Bu sonuçlar, eğlence sektörü ile aile kültürü arasındaki ilişkiyi gözler önüne sermesi açısından önem taşıyor. Birçok izleyici bu videoları yalnızca eğlence amaçlı izlese de, araştırmacılar sürekli tekrarlanan bir mizahın zamanla olumsuz bir ortak algı yaratabileceği konusunda uyarıyor. Uzmanlar bu olumsuz gidişatı tersine çevirmek için medyada babanın rolüne dair daha gerçekçi, ilgi çekici ve saygılı yeni anlatıların üretilmesini öneriyor. Söz konusu araştırma, konunun yalnızca bireysel veya ailevi bir durum olmadığını, kültür, iletişim ve medya bağlamında toplumsal zihniyeti de yakından ilgilendirdiğini ortaya koymak amacıyla Kültür, Sanat ve İletişim Araştırma Merkezi bünyesindeki Kültür-İletişim Çalışmaları Dergisi'nde yayımlandı.



