
Avrupa Birliği'nden Türk tarım ürünlerine sıkı gıda denetimi
Avrupa Birliği, gıda güvenliği gerekçesiyle Türkiye'den ithal edilen domates, Antep fıstığı, kuru incir ve kimyon gibi tarım ürünlerinde sınır kontrollerini artırdı. İhracatçılar ise maliyet ve zaman kaybından şikayetçi.
Avrupa Birliği, Türkiye'den gelen tarım ürünlerine uyguladığı gıda güvenliği denetimlerini son bir yılda belirgin şekilde sıkılaştırdı. Pestisit, aflatoksin ve doğal toksin tespit edilen domates, kuru incir, kimyon ve Antep fıstığı gibi ürünler sınır kapılarında daha sıkı incelemelerden geçmeye başladı.
Avrupa Komisyonu’nun Temmuz 2025'te onayladığı karar doğrultusunda Türk domatesleri ilk kez artırılmış resmi kontrol listesine dahil edildi. Ağustos 2025 itibarıyla domates sevkiyatlarının yüzde 20’si kimlik ve fiziksel denetime tabi tutulurken, lüzum görülen durumlarda laboratuvar tahlili için numuneler toplanıyor.
Ocak 2026'da devreye giren yeni uygulamayla Türkiye menşeli Antep fıstığı ve mamullerinde aflatoksin gerekçesiyle kontrol oranı yüzde 50 seviyesine yükseltildi. Kuru incirlerde bu oran aflatoksin ve okratoksin A yüzünden yüzde 30 olarak uygulanırken, kimyon tohumlarında pirolizidin alkaloidleri nedeniyle yüzde 50 denetim yapılıyor.
Yürürlüğe konulan bu kararlar doğrudan bir ithalat yasağı içermese de, sevkiyatların sınırda uzun süre beklemesine, tahlil ve sertifika masraflarının katlanmasına ve standartlara uygun bulunmayan malların iade edilmesine neden olabiliyor.
TÜRKİYE BİLDİRİMLERDE İLK SIRADA
Avrupa Komisyonu tarafından paylaşılan 2025 dönemi verilerine göre Türkiye, taze meyve ve sebze kategorisindeki gıda güvenliği bildirimlerinde art arda ikinci defa en çok adı geçen ülke konumunda yer aldı.
AB’nin Hızlı Alarm Mekanizması üzerinden 2025 yılı boyunca Türkiye kaynaklı ürünler için toplam 485 bildirim yapıldı. Bunların 298'i sınırda geri çevirme, 58'i resmi uyarı, 129'u ise bilgilendirme mahiyetinde kayda geçirildi. Bildirimlere en çok konu olan ürünler arasında kuru incir, Antep fıstığı, taze biber, asma yaprağı ve kekik bulundu.
Meyve ve sebze bildirimlerinin büyük kısmını tarımsal ilaç kalıntıları oluştururken; chlorpyrifos, acetamiprid ve formetanate en sık rastlanan pestisitler arasında kaydedildi. Kuru incirde aflatoksin ile okratoksin A, Antep fıstığında aflatoksin, susam ve kuruyemiş çeşitlerinde Salmonella, kimyon ile kekikte ise doğal toksin unsurları ön plana çıktı.
AB'nin 2025 Türkiye İlerleme Raporu'nda da Ankara yönetiminin gıda güvenliği, veterinerlik ve bitki sağlığı alanındaki politikalarda yeterli gelişme sağlayamadığına dikkat çekildi. Türkiye'den pestisit sınır değerlerini Birlik normlarıyla uyumlu hale getirmesi, denetim mekanizmalarını, izlenebilirliği ve üretim altyapısını geliştirmesi talep edildi.
Buna karşılık, Türkiye menşeli greyfurtlardaki uyum seviyesinin yükselmesi üzerine bu ürün Ocak 2026'da artırılmış denetim kapsamından çıkarıldı.
İHRACATÇILAR MALİYET VE ZAMAN BASKISINDAN ŞİKAYETÇİ
Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hayrettin Uçak, domatese yönelik denetimlerden bir endişe duymadıklarını dile getirerek Türk ürünlerinin aranan kalite ve kalıntı şartlarını rahatlıkla karşıladığını savundu.
Ege İhracatçı Birlikleri Kuru Meyve Sektör Kurulu Başkanı Şemsettin Bayram Özgür ise kuru incir sevkiyatlarındaki yüksek denetim oranlarının sektörün sırtına ciddi zaman ve maliyet yükü bindirdiğini, bu durumun üreticileri farklı pazarlara yönelmeye ittiğini ifade etti.
İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Kazım Taycı ise Avrupa Birliği'nin Türk ürünlerine yaklaşımında çifte standart uygulandığını öne sürdü. Taycı, sınır kontrollerinin ticaret ve lojistik akışını öngörülemez bir boyuta taşıdığını belirtti.



