6 Eylül 2026 PazarUSD48,49EUR56,36
Gündem Nabzı

Beslenme düzeninin ruh sağlığına etkileri araştırılıyor

Uzmanlar ketojenik diyetin bipolar bozukluk, şizofreni ve depresyon gibi rahatsızlıkların belirtilerini hafifletebileceğini belirtiyor.

Sağlık Servisiİlk yayın:
Beslenme düzeninin ruh sağlığına etkileri araştırılıyor

Yürütülen ilk bilimsel çalışmalar, düşük karbonhidratlı ve yüksek yağlı ketojenik diyetin bipolar bozukluk, şizofreni ve depresyon gibi rahatsızlıkların belirtilerini hafifletmede umut vadettiğini ortaya koyuyor. Uzun yıllar boyunca psikiyatrik rahatsızlıkların temel nedeni olarak serotonin ve dopamin gibi nörotransmiterlerdeki kimyasal dengesizlikler gösteriliyordu.

Ancak uzmanlar bu teorinin eksik olduğu görüşünde. Bipolar bozukluk, şizofreni ve Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklarda beyin hücreleri temel enerji kaynağı olan şekeri, yani glikozu verimli biçimde işleyemiyor. Hücrelerin ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlayamaması hücresel düzeyde açlığa yol açarken, bu durum ruh hali ve bilişsel fonksiyonlarda bozulmalara zemin hazırlıyor.

Ketojenik diyet, günlük kalori gereksiniminin yaklaşık yüzde 60'ını yağlardan, yüzde 30'unu proteinden ve yüzde 10'unu karbonhidratlardan alan bir beslenme modeli olarak dikkat çekiyor. Bu beslenme düzeninde tahıllar, baklagiller, şekerli ile işlenmiş gıdalar ve nişastalı sebzelere yer verilmiyor.

Karbonhidrat tüketimi kesildiğinde vücut enerji üretimi için yağ yakımına yöneliyor ve karaciğer yağları keton adı verilen moleküllere çeviriyor. Ketonlar kan-beyin bariyerini rahatça aşarak glikoz kullanmakta zorlanan beyin hücreleri için alternatif bir yakıt kaynağı sağlıyor. Beyin enerji ihtiyacını ketonlardan karşıladığında hücresel boyutta daha iyileştirici bir sürece giriyor.

Şiddetli bipolar bozukluk teşhisi alan ve uzun süredir standart antidepresan ile antipsikotik tedavilerden tam sonuç alamayan 39 yaşındaki aile hemşiresi Julianne Armijo, ketojenik diyeti destekleyici bir yöntem olarak denemeye karar verdi. Armijo, diyete başladıktan kısa süre sonra ruh halindeki keskin dalgalanmaların, yani manik ataklar ile derin depresif dönemlerin yerini dengeli duygu durum değişimlerine bıraktığını ifade ediyor.

Stanford Üniversitesi bünyesinde Dr. Shebani Sethi yönetiminde gerçekleştirilen klinik araştırmalarda, bir ay süreyle ketojenik diyet uygulayan bipolar ve şizofreni hastalarının depresif belirtilerinde hafifleme ve zihinsel performanslarında belirgin bir artış kaydedildi.

Araştırma bulguları ayrıca bipolar bozukluk yaşayan kişilerin bağırsak mikrobiyotasında belirgin farklılıklar bulunduğunu gösteriyor. Bu durum beslenme alışkanlıklarındaki değişimlerin ve probiyotik kullanımının psikolojik sağlık üzerindeki önemini artırıyor. Öte yandan ketojenik diyetin etkileri her klinik deneyde aynı oranda başarı sağlamış değil. Örnek vermek gerekirse, klinik depresyon hastalarıyla yapılan bazı sınırlı denemelerde keto diyetinin normal sağlıklı bir beslenme düzenine kıyasla yalnızca marjinal bir üstünlük sunduğu fark edildi.

Metabolik psikiyatri yaklaşımı, ruhsal rahatsızlıkların sadece zihinsel veya kimyasal açıdan ele alınmaması gerektiğini, aynı zamanda hücresel ve metabolik bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Elde edilen veriler henüz ilk aşamada bulunsa da, uzmanlar hekim denetiminde hayata geçirilecek doğru beslenme planlarının mevcut tıbbi tedavileri desteklemede etkili bir yöntem olabileceğini ifade ediyor.

Kaynak: OdaTV

#Stanford Üniversitesi · Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler