7 Ağustos 2026 CumaUSD47,71EUR55,04
Gündem Nabzı
Son Dakika
Bosna Hersek'in ilk cumhurbaşkanı Aliya İzetbegoviç anılıyor

Bosna Hersek'in ilk cumhurbaşkanı Aliya İzetbegoviç anılıyor

Bağımsız Bosna Hersek'in kurucu lideri ve ilk cumhurbaşkanı Aliya İzetbegoviç, doğumunun 101'inci yılında hatıralarla anılıyor.

Dış Haberler Servisiİlk yayın:

Müslüman Boşnaklarda dini ve milli bilinci canlandırmak için mücadele eden, kaleme aldığı yazılar sebebiyle hapis cezası alan bağımsız Bosna Hersek'in ilk cumhurbaşkanı Aliya İzetbegoviç, 8 Ağustos 1925 tarihinde Bosanski Samac kasabasında dünyaya geldi. Mustafa ve Haba çiftinin beş çocuğundan biri olan İzetbegoviç, çocukluk döneminde ailesiyle Saraybosna'ya yerleşerek eğitim hayatını burada sürdürdü. İzetbegoviç, Müslümanlara yönelik ayrımcı politika ve uygulamalara karşı çıktığı için de ciddi zorluklarla karşılaştı.

İkinci Dünya Savaşı devam ederken Hırvatistan'daki faşist Ustaşa rejimi Bosna Hersek'i topraklarına kattı ve Bağımsız Hırvatistan Devleti'ni kurdu. Bu süreçte ülkedeki Müslümanlar Hırvat olarak kabul edilirken Yahudiler, Sırplar ve Romanlar ağır zulümlere uğradı. Boşnak Müslümanlar ile rejimle aynı görüşü paylaşmayan Hırvatlar da bu baskılardan etkilendi. Diğer taraftan ana amacı Sırp olmayan tüm toplulukları bölgeden arındırmak olan milliyetçi Sırp Çetnik hareketi, faaliyet gösterdiği sahalarda Boşnak Müslümanları hedef alarak katliamlar gerçekleştirdi.

İnsan hakları alanındaki çalışmaları ve kaleme aldığı kitaplar dolayısıyla iki defa hapse mahkum edilen İzetbegoviç, 1990'lı yıllarda Sırp ve Hırvat güçlerin ülkeyi paylaşmak amacıyla çıkardığı savaşta Bosna Hersek'in lideri konumuna geldi. "İslam, korkakların değil, cesur ve atılgan Müslümanların omuzlarında yükselecektir" sözünün sahibi olan İzetbegoviç, Yugoslavya Krallığı döneminde Boşnak Müslümanları dini ve milli konularda bilinçlendirmeyi hedefleyen "Genç Müslümanlar" hareketinin önde gelen isimleri arasında yer aldı.

Söz konusu teşkilat, Müslümanların diğer etnik ve dini topluluklarla eşit haklara sahip olması için çalışırken, Çetnikler ile Ustaşaların tahrip ettiği Müslüman evleri ile camilerin yeniden inşası için de çaba gösterdi. Savaşın ardından kurulan Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti faşizme karşı galibiyet elde etse de, Boşnak Müslümanların dini ve milli meselelerine kalıcı çözümler üretemedi. İzetbegoviç'in de aralarında bulunduğu Genç Müslümanlar teşkilatının bazı üyeleri, din bilincinin uyandırılmasına yönelik faaliyetleri gerekçesiyle 1946 yılında tutuklandı.

Cezaevinde üç yıl geçirdikten sonra tahliye olan İzetbegoviç, önce ziraat fakültesine kayıt yaptırdı, ardından iki yıl sonra geçtiği hukuk fakültesinden mezun oldu. 1949 yılında Halida ile evlenen İzetbegoviç'in Leyla, Sabina ve Bakir adında üç çocuğu dünyaya geldi. İnsan hakları mücadelesini Marksist-Leninist ideolojiye sahip Josip Broz Tito yönetimindeki Yugoslavya'da sürdüren İzetbegoviç, kimliğini gizleyerek çocuklarının baş harflerinden oluşan LSB mahlasıyla Preporod, Takvim ve Glasnik gibi gazete ile dergilerde yazılar kaleme aldı. 1970 yılında yayımlanan "İslam Deklarasyonu" adlı eseriyle İslam dünyasının içinde bulunduğu duruma dikkat çekti.

"Doğu ve Batı Arasında İslam" adlı kitabı okuyucuyla buluşmadan hemen önce, 1983 yılında 12 Müslüman aydınla birlikte gözaltına alınan İzetbegoviç, Saraybosna Süreci olarak bilinen yargılamada yer aldı. İzetbegoviç ve beraberindeki aydınlar ifade özgürlüğü suçlaması ve örgüt kurarak düşmanca faaliyet yürütmekten suçlu bulundu. İzetbegoviç'e verilen mahkumiyet kararı İslam Deklarasyonu kitabındaki görüşlerine dayandırıldı ve 14 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Cezaevinde kaldığı sürede yazmaya devam eden İzetbegoviç, "Özgürlüğe Kaçışım-Zindandan Notlar:1983-1988" başlıklı eserini kaleme aldı. 1988 yılında çıkarılan affın ardından özgürlüğüne kavuşan İzetbegoviç, 1990'da kurulan ve günümüzde de Bosna Hersek'teki Boşnakların en büyük siyasi partisi olan Demokratik Eylem Partisi'nin ilk genel başkanı seçildi.

Ülkedeki ilk çok partili seçimde en yüksek oyu alan SDA'nın lideri olan İzetbegoviç, Yugoslavya'yı oluşturan altı sosyalist cumhuriyetten biri olan Bosna Hersek'in başkanı oldu. Yugoslavya'nın 1990'ların başlarında dağılma sürecine girmesinin ardından Yugoslav Halk Ordusu'nun provokatif adımlarıyla 1991 yılında Slovenya'da, kısa süre sonra da Hırvatistan'da çatışmalar patlak verdi ve bu olaylar aynı yıl Bosna Hersek'e sıçradı.

Bosna Hersek'teki bağımsızlık tartışmaları Yugoslavya'nın çözülme süreciyle gündeme gelirken, ilerleyen dönemde savaş suçları nedeniyle müebbet hapse mahkum edilecek olan Bosnalı Sırp siyasetçi Radovan Karadzic bağımsızlık girişimine karşı çıkarak bir savaş durumunda Bosnalı Müslümanların yok olacağını ileri sürdü. Bosnalı Sırpların büyük kısmının katılım sağlamadığı bağımsızlık referandumu 29 Şubat - 1 Mart 1992 tarihlerinde gerçekleştirildi ve oy kullananların yüzde 99,7'si bağımsız Bosna Hersek yönünde oy kullandı.

Jugoslavya Halk Ordusu ve silahlandırılan paramiliter Sırp birlikleri referandumun ardından ülkenin farklı bölgelerinde saldırılara başlarken, İzetbegoviç bütün Bosnalı halkı bu saldırılara direnmeye davet etti. Boşnak halkı İzetbegoviç'in liderliğinde büyük bir mücadele yürütürken, Sırp paramiliter gruplar kadın ve çocuklar dahil olmak üzere sivillere yönelik katliamlar gerçekleştirdi. İnsanlar evlerinden çıkarıldı, kadınlar tecavüze uğradı, İslam'a ait kültürel ve dini varlıklar hedef alındı ve toplama kamplarındaki esirlere işkenceler uygulandı.

Kuzey ve doğu cephelerinde Sırplara karşı savaşan bağımsızlık yanlıları, güney ve batı bölgelerinde ise Hırvatlarla yoğun bir mücadeleye girişti. Sırp güçlerinin üç buçuk yıl kuşatma altında tuttuğu başkent Saraybosna'nın yanı sıra Prijedor, Bijelina, Zvornik, Visegrad, Srebrenitsa ve Foça gibi pek çok şehirde büyük katliamlar ve soykırımlar yaşandı.

Ülkedeki çatışmaları sonlandıran Dayton Barış Anlaşması 1995 yılında silah seslerinin susmasını sağlarken, ağır bilançoya sahip savaşta 200 bine yakın insan hayatını kaybetti, 1 milyondan fazla kişi ise göç etmek zorunda kaldı. Ülkeye karmaşık bir idari yapı kazandıran Dayton Anlaşması için "Bu adil bir barış değil ancak savaşın sürmesinden daha iyidir" değerlendirmesini yapan İzetbegoviç; Bosna Hersek Federasyonu, Sırp Cumhuriyeti ve Brçko Özerk Bölgesi ile Bosna Hersek Federasyonu'nun 10 kantonundan oluşan bağımsız ülkenin ilk Cumhurbaşkanı ve sonrasında ilk Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı görevlerini üstlendi.

İzetbegoviç, 2000 yılında sağlık problemleri gerekçesiyle Devlet Başkanlığı Konseyindeki görevinden ayrılırken, 2001 yılında gerçekleştirilen parti kongresinde genel başkanlık için aday olmayacağını duyurdu. Bosna Hersek halkına uluslararası alanda kabul gören, bağımsız ve egemen bir devlet miras bırakan İzetbegoviç, tedavi gördüğü hastaneden canlı bağlantıyla katıldığı programda vatandaşlara seslenerek şu değerlendirmelerde bulundu:

"Vatandaşlara ne mesaj vereceğimi bilemiyorum, önemli olan şey; Bosna Hersek'in hayatta kalması. Sırpların Sırp, Hırvatların Hırvat, Boşnakların Boşnak olarak kalmasının yanı sıra hepsinin 'Bosna Hersekli' olması gerekli. Bunun, Bosna Hersek'in hayatta kalmasında büyük önem taşıdığını düşünüyorum. İntikam yerine adaletin olduğunu ifade etmek istiyorum. Geçmişi unutmasınlar ancak geçmişte de yaşamasınlar."

Hayatını kaybeden İzetbegoviç'in 19 Ekim 2003 tarihindeki vefatından önce son görüştüğü devlet adamı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oldu. Farklı ülkelerden 150 binden fazla insanın katıldığı cenaze töreninin ardından Boşnak lider Saraybosna'daki Kovaçi Şehitliği'ne defnedildi. Bilge kişiliğiyle tanınan İzetbegoviç geride "Doğu ve Batı Arasında İslam", "İslam Deklarasyonu", "Özgürlüğe Kaçışım", "Tarihe Tanıklığım" ve "Köle Olmayacağız" gibi önemli eserler bıraktı.

Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)

#Bosna Hersek — Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler