
Cyclospora salgını sosyal medyada tehlikeli akım oldu
ABD'de yayılan Cyclospora salgınının neden olduğu kilo kaybı TikTok'ta hızla zayıflama yöntemi olarak paylaşılıyor. Uzmanlar ise durumun yağ yakımı olmadığını, tehlikeli bir hastalığın belirtisi olduğunu vurguluyor.
Amerika Birleşik Devletleri'nde birçok eyaleti etkisi altına alan Cyclospora salgını, yalnızca halk sağlığını tehdit etmekle kalmıyor, aynı zamanda sosyal medyada hızla yayılan tehlikeli içerikler yüzünden de büyük endişe uyandırıyor. Özellikle TikTok üzerinde yer alan bazı paylaşımlarda, parazitin yol açtığı şiddetli ishal ve buna bağlı ani kilo düşüşü 'hızlı zayıflama' adı altında gündeme getiriliyor. Konunun uzmanları ise bu yaklaşımın son derece yanlış ve riskli olduğunun önemle altını çiziyor.
Amerika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri verilerine göre, mayıs ayından bu yana çok sayıda eyalette binlerce Cyclospora vakası saptandı. Kirli su ya da kontamine olmuş taze meyve ve sebzeler yoluyla bulaşabilen bu parazit; uzun süren sulu ishal, şiddetli karın ağrısı, mide bulantısı, halsizlik ve iştahsızlık gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Salgın etkisini sürdürürken, zayıflama odaklı sosyal medya topluluklarında dikkat çeken paylaşımlar yapılıyor. Bazı kullanıcılar hastalık sebebiyle yaşanan kilo kaybını 'yaz için hızlı incelme' biçiminde sunarken, kimi içeriklerde 'ishal diyeti' gibi tabirler kullanılıyor. Uzmanlar, bu tür paylaşımların mizah amacı taşısa bile özellikle gençler ve yeme bozukluğu riski bulunan bireyler üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. Beslenme uzmanları ise Cyclospora enfeksiyonundaki kilo kaybının sağlıklı bir yağ yakımından değil, vücudun sıvı kaybetmesinden, kas dokusunun azalmasından ve besin emiliminin bozulmasından ileri geldiğini vurguluyor. Bu sebeple enfeksiyon sonrasında verilen kiloların kalıcı olmadığı gibi ağır sağlık problemlerine de zemin hazırlayabileceği ifade ediliyor.
Sağlık otoriteleri vatandaşlara taze sebze ve meyveleri özenle yıkamalarını, güvenilir yerlerden alışveriş yapmalarını ve uzun süren ishal şikayeti bulunan kişilerin vakit kaybetmeden sağlık kurumlarına müracaat etmelerini tavsiye ediyor. Uzmanlar ayrıca sosyal platformlarda yer alan, hastalığı özendiren veya hafife alan paylaşımlara kesinlikle itibar edilmemesi gerektiğini belirtiyor.
Konuyu detaylı şekilde değerlendiren Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Aladağ, bilinçli olarak herhangi bir enfeksiyona maruz kalmanın ciddi sağlık riskleri barındırdığını söyledi. Riskin ne kadar ağır olacağının kişiye, bağışıklık durumuna ve enfeksiyonun derecesine göre farklılık gösterdiğini belirten Aladağ, kısa vadede ortaya çıkabilecek sorunları şiddetli ishal, sıvı ve elektrolit kaybı, dehidrasyon, düşük tansiyon, halsizlik, bitkinlik ve böbrek fonksiyonlarında bozulma olarak sıraladı. Uzun vadede veya uzamış vakalarda ise yetersiz beslenme, vitamin ve mineral eksiklikleri, kas kaybı, günlük yaşam performansında düşüş, çocuklarda büyüme geriliği ve bağışıklığı zayıf kişilerde daha ağır seyreden enfeksiyonlar görülebildiğini aktaran Prof. Dr. Aladağ, parazit kaynaklı bağırsak enfeksiyonlarının yalnızca bağırsakları değil, dolaylı yoldan pek çok sistemi etkileyebileceğini bildirdi.
Sağlıklı kilo verme ile hastalık kaynaklı kilo verme arasında önemli farklar bulunduğunu belirten Prof. Dr. Aladağ, sağlıklı kilo kaybının amaçlı ve kontrollü olduğunu, hastalık kaynaklı kaybın ise istemsiz gerçekleştiğini vurguladı. Sağlıklı kilo vermede ağırlıklı olarak yağ dokusu azalırken, hastalık durumunda su, kas ve yağın birlikte kaybedilebildiğini ifade etti. Sağlıklı süreçte yeterli beslenme ve fiziksel performans korunurken, hastalıklarda beslenme yetersizliği, halsizlik ve güç kaybı gelişebileceğini kaydetti.
Salgının sosyal medyada güzel gösterilmesini değerlendiren Prof. Dr. Aladağ, bunun tek bir sebebi olmadığını, zayıflığın aşırı idealize edilmesi, filtrelenmiş gerçek dışı beden standartları, hızlı sonuç beklentisi, yanlış diyet efsaneleri ve beden algısı sorunları gibi birçok psikolojik ve toplumsal etkenin rol oynadığını ifade etti.
Salgından korunmanın yollarını da anlatan Prof. Dr. Aladağ, temel yaklaşımın güvenli gıda ve su tüketimi olduğunun altını çizdi. Elleri sabunla düzenli yıkamanın, sebze ve meyveleri iyice temizlemenin, güvenli içme suyu kullanmanın, hijyeninden emin olunmayan çiğ gıdalardan kaçınmanın ve gıdaları uygun sıcaklıkta saklamanın önemine değindi. Sık yapılan hatalar arasında sebzeleri kısa süre sudan geçirmek, kirli kesme tahtalarını kullanmaya devam etmek ve çiğ ile pişmiş gıdaları aynı yüzeyde hazırlamak bulunduğunu hatırlattı.
Hastalık sonucu oluşan kilo kaybının tedavi edilmesi gereken bir durumun habercisi olabileceğini belirten Prof. Dr. Aladağ, Türkiye'de Cyclospora vakalarının ilk kez 1990'lı yıllardan itibaren bildirilmeye başlandığını, en çok haziran ve ağustos ayları arasında yaz döneminde görüldüğünü ifade etti. Rutin dışkı parazit incelemesinde her zaman saptanamayabildiğini, bu nedenle klinik şüphe durumunda laboratuvardan özellikle bu etkenin araştırılmasının istenmesi gerektiğini belirtti. Çeşitli bilimsel yayınlarda vakaların İstanbul, İzmir ve Ege Bölgesi, Ankara ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan bazı olgu bildirimlerinde yer aldığını, ancak bu durumun hastalığın yalnızca bu bölgelerde olduğu anlamına gelmediğini, araştırmaların bu merkezlerde yoğunlaşmasının sonuçları etkileyebileceğini sözlerine ekledi.







