5 Ağustos 2026 ÇarşambaUSD47,57EUR54,91
Gundemnabzi
Son Dakika
Depresyon ve anksiyete: Parkinson ile Olası bağlantı

Depresyon ve anksiyete: Parkinson ile Olası bağlantı

Depresyon ve anksiyete, Parkinson hastalığının motor semptomlarından yıllar önce ortaya çıkabilir. İtalyan araştırması önemli bulgular sunuyor.

Sağlık Servisiİlk yayın:

Parkinson hastalığı, titreme, kas sertliği ve hareketlerin yavaşlaması gibi belirtilerle kendini gösterir. Ancak bu nörolojik belirtiler ortaya çıktığında, genellikle hastalığın ilerlemiş bir aşamasına geçilmiş olur. Bu nedenle bilimsel araştırmalar, Parkinson'un erken belirtilerine odaklanmaya devam etmektedir. İtalya'nın Pozzilli kentindeki Irccs Neuromed Araştırma Birimi tarafından yapılan ve Lum Üniversitesi ile klinik nörofizyoloji birimiyle iş birliği içerisinde yürütülen yeni bir çalışma, Parkinson ile ruh hali bozuklukları, özellikle de anksiyete ve depresyon arasındaki ilişkiye ışık tutmaktadır.

Bu çalışma, on beş yıl boyunca takip edilen 24 bin katılımcıyı kapsamaktadır ve sonuçları Journal of Neurology dergisinde yayımlanmıştır. Araştırmaya dahil olan 1.760 kişinin, anksiyete veya depresyon tanısı almış olduğu ve tedavi gördüğü belirlenmiştir. Zamanla bu kişilerin sağlık durumu, bu rahatsızlıklara sahip olmayan katılımcılarla karşılaştırılmıştır. Araştırmacılar, anksiyete veya depresyon yaşayan bireylerin Parkinson hastalığına yakalanma riskinin iki kat daha fazla olduğunu tespit etmiştir. Ancak bu bağlantı, her iki durumun da ortaya çıkmasının on yıl içerisinde olması gerektiği durumlarda belirginleşmiştir. Bu durum, psikiyatrik semptomlar ile Parkinson arasındaki ilişkiyi anlamada zaman aralığının önemine işaret etmektedir.

Anksiyete ve depresyonun, Parkinson hastalığının öncüsü olarak değerlendirilmesi gereken durumlar olduğunu vurgulamak önemlidir. Bu hastalıkların, ileride Parkinson gelişimi için kesin bir risk faktörü olduğu anlamına gelmez. Anksiyete ve depresyon bulgularının, Parkinson’un potansiyel erken sinyalleri olarak kabul edilen diğer motor dışı semptomlarla birlikte ortaya çıkması, bunların klinik önemini artırmaktadır. Örneğin, uyku bozuklukları, kabızlık ve koku kaybı gibi belirtilerin yanı sıra anksiyete ve depresyon da görüldüğünde, uzmanların daha dikkatli bir nörolojik değerlendirme yapması gerekebilir. Ancak bu, yeni tanı kriterleri veya tarama önerileri anlamına gelmemekte, yalnızca risk sinyallerinin zaman aralığına bağlı olarak dikkatli bir değerlendirme yapılmasını sağlamaktadır.

Kaynak: Gazzetta (EN)

#Parkinson — Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler