29 Temmuz 2026 Çarşamba
Gundemnabzi
Eğitim-İş'ten MEB yönetmeliğine Tepki: Laik eğitimi tartışmaya açıyor

Eğitim-İş'ten MEB yönetmeliğine Tepki: Laik eğitimi tartışmaya açıyor

Eğitim-İş Sendikası, MEB yönetmeliğindeki 21. maddenin laik eğitimi zedeleyeceğini savunarak yargıya gideceklerini duyurdu.

Eğitim Servisiİlk yayın:

Millî Eğitim Bakanlığı'nın Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği'nde yaptığı değişiklikler eğitim camiasında yeni tartışmalara yol açtı. Eğitim-İş Sendikası, özellikle 21. maddede geçen "farklı program uygulayan ilkokullar" ibaresinin eğitimde birlik ilkesini ortadan kaldıracağını savunarak karara karşı çıktı. Sendika, yönetmeliğin hukuka aykırı kısımlarının iptali için mahkemeye başvurma kararı aldı.

Tepkilerin odağındaki 21. maddede yer alan "İlkokullarda Yabancı Dil, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ve farklı program uygulayan ilkokullarda" ifadesi ciddi bir kırılma noktası olarak değerlendirildi. Zorunlu eğitimin ilk basamağında bu tür bir uygulamanın yer almasının, Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun esas aldığı ortak, laik ve bilimsel eğitim çizgisiyle uyuşmadığı vurgulandı. Sendika, bu okulların hangi kıstaslara göre seçileceğinin ve içeriklerinin belirsiz olduğunu belirterek, bu durumun ileride farklı eğitim modellerinin önünü açabileceğine dikkat çekti.

Eğitim-İş, yeni yönetmeliğin öğretmen açığı, kalabalık sınıflar, rehber öğretmen eksikliği, yardımcı personel yetersizliği, okul öncesi kontenjan sorunları ve okul güvenliği gibi kronik meselelere çözüm getirmediğini kaydetti. Açıklamada, okul güvenliğini sağlamanın devletin görevi olduğu hatırlatılarak, artan şiddet olaylarına karşı kalıcı tedbirlerin şart olduğu ifade edildi. Güvenliğin yalnızca arama tedbirleriyle korunamayacağı; okullara kadrolu güvenlik personeli, psikolojik danışman, rehber öğretmen ile temizlik ve destek hizmetleri için güvenceli personel atanmasının zorunlu olduğu aktarıldı.

Sendika, öğretmenlerin iş yükünü hafifletecek adımlar atmak yerine yeni bürokratik sorumluluklar yüklendiğini, pek çok hususun ise "Bakanlıkça belirlenecek usul ve esaslar" denilerek belirsizliğe terk edildiğini bildirdi. Seçmeli derslerde yapılan değişikliklerin de eleştirildiği açıklamada, öğrencilerin seçmediği derslerin idareler tarafından zorunlu kılınabileceği ve bunun gerçek seçme hakkını ortadan kaldıracağı ifade edildi.

Millî Eğitim Bakanlığı'nın asli görevinin yeni yönetmeliklerle okulların işleyişine müdahale etmek değil, sistemin yapısal dertlerini çözmek olması gerektiği dile getirildi. Çocukları farklı programlarla bölmek yerine her bireyin eşit eğitim hakkını koruyan laik, kamusal ve bilimsel politikaların izlenmesi gerektiği vurgulandı.

Eğitim-İş, hukuka aykırı buldukları maddelerin iptali için yargı yoluna gideceklerini yineleyerek, çocukların eşit ve bilimsel eğitim hakkını savunan hiçbir uygulamaya sessiz kalmayacaklarını duyurdu.

Kaynak: Cumhuriyet

İlgili Haberler