
El Niño hava olayı 50 milyon kişiyi akut açlıkla karşı karşıya bırakabilir
WFP raporuna göre, gelişen El Niño sistemi gelecek yılın sonuna kadar milyonlarca insanı akut açlık tehlikesiyle yüz yüze getirebilir.
Hava tahminlerine göre, hızla gelişen El Niño hava sistemi gelecek yılın sonuna kadar yaklaşık 50 milyon kişiyi akut açlık tehlikesiyle karşı karşıya bırakabilir. Bu durum, Afrika'nın bazı bölgelerinde yaşanan uzun süreli kuraklık ve Orta Doğu'daki çatışmaların gıda fiyatları üzerinde yarattığı baskı nedeniyle halihazırda tehlikeli düzeyde açlıkla mücadele eden yüz milyonlarca insana ek olarak ortaya çıkıyor.
Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), çarşamba günü yaptığı uyarıda, tahmin edilen El Niño'nun bazı modellerin öngördüğünden daha zayıf olması durumunda bile birçok ülkeyi uçuruma sürükleyeceğini belirtti. Sistem, halihazırda 45 ülkede akut gıda güvensizliği yaşayan 225 milyon kişinin sayısını yüzde 20'den fazla artıracak.
Yapılan analizlere göre, Orta ve Güney Amerika, Karayipler ile güney Afrika'nın en çok etkilenmesi beklenen bölgeler arasında yer aldığı ifade edildi. Güney ve güneydoğu Asya'da ise normalden daha az yağış görülmesi öngörülüyor; bu durum tarım sektörü ve çiftçiler için ciddi sorunlar doğurabilir.
Pasifik Okyanusu'nda her birkaç yılda bir ortaya çıkan ve dünya genelinde yağış rejimlerinde değişikliklere yol açan bu yılki El Niño, son en az 70 yılın en güçlüsü olma eğilimi gösteriyor. Bazı uzmanlar bu durumu resmî olarak tanınmasa da "süper El Niño" olarak adlandırıyor.
Sistemin etki gücünün iklim krizinden ciddi şekilde etkilendiği kesin olarak biliniyor. Uzmanlar bu yılın başlarında, güçlü bir El Niño'nun küresel ısınmayla birlikte çalışarak bu yıl veya daha büyük bir ihtimalle 2027 yılında kayıtlara geçen en sıcak dönemin yaşanmasına neden olabileceğini belirtmişti.
Özel sektör tahmincileri gelişen El Niño'nun küresel gıda fiyatları üzerindeki etkisine karşı uyarıda bulunmuştu, ancak WFP tarafından yayımlanan rapor küresel açlığı yakından inceleyen ilk çalışma olma özelliğini taşıyor. WFP, en az 80 milyon dolar (60 milyon sterlin) bütçe ayrılan erken uyarı sistemleri ve önleyici yardım çabaları sayesinde aşırı hava koşullarının olumsuz etkilerini azaltmayı umduğunu açıkladı.
Çiftçilerin gıda stoklarını tüketmesi bir mevsimden uzun sürebileceği için sonuçlar geniş kapsamlı olacak. Örneğin güney Afrika'da ana büyüme sezonu bu yılın ekim ayından 2027 mart ayına kadar uzanıyor, ancak en ağır etkiler bundan yaklaşık dokuz ay sonra, hasat sonrasındaki kıtlık döneminde kendini gösterecek.
WFP İklim ve Dirençlilik Servisi Direktörü Richard Choularton, güney Afrika'daki en büyük gıda güvenliği etkisinin 2027 ile 2028 yılları arasındaki kıtlık sezonunda yaşanacağını belirtti.
WFP Gıda Güvenliği Direktörü Jean-Martin Bauer ise çiftçilerin olağanüstü iyi geçen geçen yılki hasadın süregelen faydalarıyla bir ölçüde korunması gerektiğini ifade ederek, 2025 yılının sonunda gıda fiyatlarının elverişli aralıklarda olduğunu, ancak Orta Doğu'daki savaş nedeniyle yukarı yönlü bir baskı yaşandığını kaydetti.
2015-2016 yıllarındaki El Niño sırasında, kıtlık seviyesinin altındaki açlığı ifade etmek için WFP'nin kullandığı terim olan akut gıda güvensizliğinden yaklaşık 60 milyon ila 100 milyon kişi etkilenmişti. O yıllarda WFP henüz güncellenmiş önleyici eylemleri hayata geçirmemişti, bu nedenle uzmanlar El Niño daha şiddetli olsa bile bu yılki aşırı hava koşullarının etkisinin daha düşük olmasını umuyor.
Bununla birlikte Choularton, bazı veri toplama çalışmalarının finansman eksikliği nedeniyle kesintiye uğraması sebebiyle çabaların veri eksikliğinden ötürü sekteye uğradığını dile getirdi.
WFP'nin verileri, gıda güvensizliği için temel tahminlerin mevcut olduğu ve kurumun faaliyet gösterdiği 45 ülkeyi kapsıyor. Bu ağır darbe alan bölgelerin dışında da ilave etkilerin görülebileceği belirtiliyor.
Bauer, incelenen 45 ülkenin yanı sıra dünya genelinde de gıda fiyatlarının baskı altında kalabileceğini belirterek, bunun büyük ölçüde ihracatçı ülkelerin yapacağı tercihlere bağlı olacağını vurguladı. Büyük ülkelerin gıda ihracatını durdurduğu bir durumdan kaçınmanın çok önemli olduğunu ifade eden Bauer, bölgesel düzeyde yüksek fiyatlar ve gıdaya erişim sorunlarının kesinlikle yaşanabileceğini sözlerine ekledi.
İngiltere ve Avrupa'da ise çiftçiler aşırı sıcakların ve yağış eksikliğinin ürünleri üzerindeki etkisine karşı uyarılarda bulunurken, perakendeciler daha yüksek fiyatlara karşı hazırlık yapıyor.







