30 Temmuz 2026 Perşembe
Gundemnabzi
Erken yaşta şeker kısıtlaması yaşlılıkta demans riskini azaltıyor

Erken yaşta şeker kısıtlaması yaşlılıkta demans riskini azaltıyor

İngiltere'de savaş sonrası şeker karnesi dönemini inceleyen bir araştırma, ilk günlerde düşük şekerle beslenenlerin ilerleyen yaşlarda demans riskinin daha düşük olduğunu ortaya koydu.

Sağlık Servisiİlk yayın:

İngiltere’de İkinci Dünya Savaşı sonrasında uygulanan şeker kısıtlamasının yani karne döneminin kaldırılmasını ele alan kapsamlı bir araştırma, yaşamın ilk 1.000 gününde az şekerle beslenen bireylerin yaşlılık döneminde demansla karşılaşma riskinin belirgin biçimde daha az olduğunu gösterdi. İkinci Dünya Savaşı yıllarında ülkede şeker alımı tamamen karneye bağlanmış durumdaydı.

Eylül 1953 tarihinde şeker kısıtlamasının sona ermesiyle birlikte kişi başına düşen günlük ortalama şeker tüketimi kısa bir zaman diliminde 41 gramdan, yani yaklaşık 10 küp şekerden, 80 grama yani 20 küp şekere çıktı. Tüketim miktarındaki bu ani sıçrama, daha önceki bilimsel çalışmalarda ilerleyen yıllarda ortaya çıkan tip 2 diyabet ve yüksek tansiyon vakalarındaki artışla da bağlantılı bulunmuştu.

Hong Kong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen ve saygın tıp dergisi Neurology platformunda yayımlanan araştırma, UK Biobank projesine dahil olan yaklaşık 65 bin kişinin sağlık verilerini detaylı şekilde inceledi. Şeker kısıtlamasının kaldırıldığı tarihin hemen öncesinde ve sonrasında hayata gözlerini açıp büyüyen çocukların sağlık durumları kıyaslandığında dikkat çekici sonuçlara ulaşıldı.

Hayatlarının ilk iki yaşına kadar şeker kısıtlamasına tabi tutulan bireylerde demans riskinin yüzde 23 oranında daha düşük seyrettiği belirlendi. Ayrıca bu gruptaki kişilere demans teşhisinin, şeker kısıtlaması görmeden büyüyen insanlara kıyasla ortalama 2,5 yıl daha geç konulduğu tespit edildi.

Araştırmada imzası bulunan isimlerden Jiazhen Zheng, elde ettikleri verilerin insan yaşamının en erken evrelerinde şekeri sınırlamanın beyin sağlığı üzerinde kalıcı ve olumlu faydalar sağlayabileceğini açıkça gösterdiğini belirtti.

Öte yandan araştırmacılar ve alanında uzman bağımsız isimler, çalışmanın gözlemsel bir nitelik taşıdığını ve doğrudan bir sebep-sonuç ilişkisini kesin olarak kanıtlayamayacağının altını çiziyor. Cochrane Bağımsız Araştırma Ağı'ndan Rachel Richardson, bunun oldukça ilginç bir veri olduğunu fakat erken yaşta şeker alımı ile demans arasında kesin bir illiyet bağı kurmak için erken olduğunu, 1940 ve 1950'li yıllarda doğan kişilerin beslenme ile ek gıdaya geçiş alışkanlıklarının günümüzden çok farklı olduğunu vurguladı.

Aston Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ian Maidment ise 80 yıl önce yaşanan tarihsel bir olay ile bugünkü sağlık durumunu doğrudan bağlamanın zor olduğunu, araya giren çok sayıda farklı yaşam tarzı unsurunun bulunabileceğini ifade etti. Alzheimer's Research UK'den Dr. Sara Rodrigues de çalışmanın beslenme ile demans riski arasındaki bağı gözler önüne serdiğini, ancak düşük şekerin tek başına demansı önlediğini kanıtlayamayacağını dile getirdi. Rodrigues yine de sağlıklı ve dengeli beslenmenin beyin sağlığını korumanın en etkili yolları arasında yer aldığını ve pozitif değişiklikler yapmak için hiçbir zaman geç olmadığını sözlerine ekledi.

Kaynak: OdaTV

İlgili Haberler