
Fed'in yılın geri kalanında faiz artırmayacağı beklentisi öne çıkıyor
ABD Merkez Bankasının para politikasına yönelik sıkılaştırma endişeleri sürerken, ekonomistler yılın kalanında faiz artırımı yapılmayacağı öngörüsünü paylaşıyor.
ABD Merkez Bankasına (Fed) yönelik sıkı para politikası kaygıları devam ederken, uzmanlar bankanın yılın geri kalanında faiz artışına gitmeyeceği yönündeki iyimser tahminlerini sürdürüyor. Yılın başından itibaren ABD ile İsrail ve İran arasındaki çatışmaların tetiklediği jeopolitik riskler, Fed'in güvercin bir duruş sergileyeceğine ilişkin beklentileri bir süre değiştirmişti. Hürmüz Boğazı'ndaki enerji sevkiyatı aksamalarına rağmen açıklanan ekonomik verilerin enflasyon baskısının korkulduğu düzeyde olmadığını göstermesi, sıkı politika ihtimalini zayıflatmıştı. Ancak çatışmaların yeniden şiddetlenmesi ve petrol fiyatlarının 100 dolar sınırına dayanması, bankanın faiz artırabileceği yönündeki endişeleri tekrardan yukarı taşıdı. Analistler, enflasyon üzerindeki etkilerin sınırlı kaldığını ve gümrük tarifelerinin halihazırda fiyatlara yansıtıldığını vurgulayarak, Fed'in yılın devamında faiz artırmayacağını öngörüyor.
ABN Amro Ekonomik Modelleme Sorumlusu ve Kıdemli ABD Ekonomisti Rogier Quaedvlieg, Fed'in temmuz toplantısında politika faizini değiştirmeyeceğini beklediğini ifade etti. Hürmüz Boğazı civarındaki tırmanışın ve petrol fiyatlarındaki sert artışın Fed üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çeken Quaedvlieg, Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) son tutanaklarının yetkililerin önünde iki senaryo bulunduğunu ortaya koyduğunu belirtti. Bu senaryolardan ilki enflasyonun kısa sürede gerileyerek faizlerin sabit kalmasını sağlarken, ikincisi enerji ve yapay zeka kaynaklı talep baskıları yüzünden enflasyonun inatçı seyretmesini ve ek para politikası sıkılaşmasını zorunlu kılmasını öngörüyor. Quaedvlieg, son dönemdeki verilerin ilk senaryoyu desteklediğini, İran'daki gelişmelerin ise ikinci senaryonun olasılığını artırdığını kaydetti.
Enerji krizinin yanı sıra yeni gümrük tarifelerinin de devreye girmek üzere olduğuna işaret eden Quaedvlieg, 301. Bölüm kapsamındaki bu tarifelerin daha önceki IEEPA ve 122. Bölüm düzenlemelerine kıyasla hukuki açıdan daha sağlam temellere dayandığını belirtti. Ticaret ağırlıklı bazda genel vergi yükünün değişmediğini ifade eden Quaedvlieg, enflasyonda belirgin yeni bir artış beklemediklerini, tarifelere ilişkin fiyat etkilerinin halihazırda piyasaya yansıdığını dile getirdi. Temel beklentilerinin politika faizinin yılın geri kalanında sabit kalması olduğunu aktaran Quaedvlieg, eylül ayının ise faiz artırımı ihtimalinin sürdüğü bir toplantı olabileceğini, oranların sabit kalması için İran etrafındaki gerginliklerin aylar içinde değil haftalar içinde gerilemesi gerekeceğini ekledi.
ING Uluslararası Başekonomisti James Knightley ise enflasyondaki yavaşlama eğiliminin Fed'i şahin politikalardan uzak tuttuğunu bildirdi. Haziran ayındaki şahin duruşun ardından gelen zayıf istihdam ve enflasyon verilerinin piyasanın faiz artışı beklentilerini azalttığını belirten Knightley, Fed üyelerinin bu konuda tamamen ikiye bölündüğünü kaydetti. Bankada dokuz üyenin faiz artışı beklerken diğer dokuz üyenin faizlerin sabit kalmasını öngördüğünü aktaran Knightley, ılımlı istihdam artışı ve hafifleyen enflasyon baskıları doğrultusunda politikayı sabit tutan dokuz üyenin görüşünü paylaştıklarını ve Fed'in önümüzdeki yaza kadar politika faizini sabit tutmasını beklediklerini ifade etti.



