
Hakkari'de berivanların zorlu yayla sağım mesaisi
Hakkari'nin Yüksekova ilçesindeki berivanlar, kavurucu sıcak ve engebeli arazide bin 500 koyunu sağmak için mesai yapıyor.
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde görev yapan berivanlar, aşırı sıcaklara ve sarp arazi yapısına rağmen yaylalarda koyun sağma çalışmalarına ara vermeden devam ediyor. Günün en sıcak anlarında buluşan kadınlar, işe başlamadan önce moral halayı çekiyor ve ardından kızgın güneş altında yaklaşık 1500 koyunun sağım işlemini tamamlıyor.
Hava sıcaklıklarının artış göstermesiyle birlikte yaklaşık bir ay önce yaylalara çıkan besicilerin zorlu süreci sürüyor. İlçe merkezine 40 kilometre uzaklıktaki Onbaşılar köyünün Dereiçi Yaylası'nda bir araya gelen kadınlar, her gün tekrarlanan bu yorucu rutini geleneksel bir alışkanlıkla sürdürüyor. Süt sağımına geçmeden önce el ele vererek halay çeken berivanlar, yüksek rakımlı yaylanın zorluklarına karşı bu şekilde moral buluyor. Berivanlar, meşakkatli mesailerini bir nebze olsun hafifletmek amacıyla Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'dan sağım noktalarına gölgelik kurulması yönünde istekte bulundu.
Günün en sıcak saatlerinde ve güneşin doğrudan vurduğu zaman diliminde yürütülen sağım faaliyetine ailelerin çocukları da katılıyor. Erken yaşta hayvancılık üretimine destek olan çocuklar, yüksek sıcaklığa karşın annelerinin yanından ayrılmayarak hayvanların sevk ve idaresinde görev üstleniyor. Yoğun ısı ve engebeli coğrafi koşullar altında yürütülen bu yoğun çalışma, Doğu Anadolu bölgesindeki kırsal yaşamın ve hayvancılık faaliyetlerinin ne denli büyük bir emek gerektirdiğini gözler önüne seriyor.
Günün ilk ışıklarıyla birlikte yayla yoluna düştüklerini ve günde iki kez sağım gerçekleştirdiklerini ifade eden berivanlardan Jiyan Yalçın, "Çok zor şartlarda, güneşin tam tepede olduğu saatlerde yaklaşık 1500 koyunun sağımını yapıyoruz. Aralarında yaşlı kadınlarımızın da bulunduğu 30 kişilik bir ekibiz. Buradan Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı'ya seslenmek istiyoruz; süt sağım alanlarımıza gölgelikler yapılırsa işlemlerimizi serin bir ortamda, çok daha rahat bir şekilde gerçekleştirebiliriz" şeklinde konuştu.
Yayla sahasında ağaç veya gölge sağlayacak herhangi bir yapının bulunmadığını vurgulayan Şükran Çakmak ise yetkililere seslenerek, "Her gün sabahın ilk ışıklarıyla buraya geliyoruz. Yaklaşık 30 kadınla bu meşakkatli süreci yürütüyoruz. Sığınabileceğimiz tek bir ağaç bile yok. Yetkililerimiz sesimizi duyar ve buraya gölgelik inşa ederse hem yaşlılarımız rahat eder hem de bizler çok mutlu oluruz" ifadelerini kullandı.



