
İran'da döviz tahsis önceliğinde insan müdahalesi kaldırıldı
İran Ticaret Geliştirme Örgütü Başkanı Muhammed Ali Dehgan Dehnavi, Tahran Ticaret Odası toplantısında ticaret önündeki iç düzenleme sorunlarını anlattı ve döviz tahsis sürecinde insan müdahalesinin tamamen kaldırıldığını belirtti.
İran Ticaret Geliştirme Örgütü Başkanı Muhammed Ali Dehgan Dehnavi, Tahran Ticaret Odası temsilciler kurulunun 42. toplantısında dış ticaretin en önemli sorunlarını anlattı. Dehgan Dehnavi, düzenlemelerin kolaylaştırılması, döviz kaynaklarının yönetimi ve iç engellerin azaltılması gerektiğini vurguladı.
Dehgan Dehnavi, ticaretle ilgili toplantıların yüzde 90'ından fazlasının döviz konusuna ayrıldığını belirterek Sanayi, Maden ve Ticaret Bakanlığı ile Ticaret Geliştirme Örgütü'nün görev çerçevelerinin netleştirilmesi gerektiğini söyledi.
Başkan, "Kapsamlı Ticaret Sistemi" ile "Ticaret Geliştirme Örgütü" arasındaki isim benzerliğine dikkat çekti. Birçok kişinin bu iki yapıyı aynı sandığını, oysa örgütün sistemdeki rolünün yüzde 10'un altında kaldığını ifade etti.
Sistemin 70-80 alt sistemden oluştuğunu, herhangi bir alt sistemde yaşanan sorunun tüm ticareti etkilediğini, bunun örgütten kaynaklanmayabileceğini belirtti.
Sanayi Bakanlığı'nın sistemdeki rolünün "döviz tahsis önceliği", "döviz optimizasyonu" ve "döviz kotası" olmak üzere üç alanda sınırlı kaldığını söyleyen Dehgan Dehnavi, önceliklendirme sürecinin tamamen sistematik hale getirildiğini ve insan müdahalesinin kaldırıldığını açıkladı. Bakanlık yardımcılarının yalnızca mal gruplarını önceliklendirebildiğini, kişiler hakkında görüş belirtme imkânının olmadığını kaydetti.
Döviz optimizasyonu konusunda sınırlı kaynaklar nedeniyle ithalat miktarlarının belirlendiğini, kaynak kısıtlaması olmasa bu mekanizmaya gerek kalmayacağını belirtti. Savaş öncesinde birçok mal grubu için optimizasyonun kaldırılmasının planlandığını, ancak savaş koşullarının kaynakları azaltmasıyla bazı gruplarda tavanın sıfıra indiğini söyledi.
Döviz kotasının her gerçek veya tüzel kişinin ne kadar ithalat yapabileceğini belirlediğini, ihracat dövizinin de bu kotaya dahil edildiğini anlattı.
Dehgan Dehnavi, Sanayi Bakanlığı'nın elinde kişilere dağıtacak döviz bulunmadığını, her başvuru sahibinin dövizini döviz sahiplerinden sağlaması gerektiğini düşündüğünü ifade etti. Bazı üreticilerin ise devlet izniyle yatırım yaptıkları için devletin döviz sağlaması gerektiğini savunduklarını aktardı.
Mevcut durumda döviz kaynaklarının sınırlı olması nedeniyle kotanın geçen yıla göre daha dar olduğunu, Bakanlık ile Merkez Bankası'nın mal öncelikleri ve kendi ile başkalarının mevduatı ile döviz transferi olmadan ithalat gibi yöntemlerle üretim ve pazarın zorunlu ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştıklarını söyledi.
Bir üretici veya tüccarın durumunun ülke genelinin değerlendirilmesinde ölçü alınmaması gerektiğini, azaltılmış tahsisin mal önceliği veya kaynak kısıtlamasından kaynaklanabileceğini belirtti.
İç düzenlemelerin yaptırımlardan daha büyük engel oluşturduğunu söyleyen Dehgan Dehnavi, son iki yılda neredeyse her gün özel sektör temsilcilerinin örgüte başvurduğunu, başvuruların büyük kısmının yaptırımları aşmakla değil iç yönetmelik, genelge ve süreçlerle ilgili olduğunu açıkladı.
Ticaretin iyileşmesi için düzenlemelerin değiştirilmesinin en önemli adım olduğunu belirten başkan, bu yıl örgütün yapısında düzenlemeleri kolaylaştırmak üzere özel bir daire kurulduğunu söyledi.
Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun üç yıl süreyle askıya alınmasını öneren Dehgan Dehnavi, bu adımın ticaret sorunlarının yaklaşık yüzde 90'ını çözeceğini savundu. Aksi halde yönetmeliklerin tek tek düzeltilmek zorunda kalınacağını belirtti.
İhracat dövizinin geri dönüşünün zorunlu olduğunu, bu konuda görüş ayrılığı bulunmadığını, ancak yöntemlerin teşvik edici olması gerektiğini söyledi.
Özel sektörün ticaret güvence fonu kurmasını öneren başkan, ticaret odalarının kaynaklarını bir araya getirerek ticari, gümrük, banka ve uluslararası güvence belgeleri verebilecek bir kurum oluşturabileceğini ifade etti. Bu kurumun İhracat Güvence Fonu'na benzer şekilde özel sektör odaklı çalışabileceğini ve daha geniş finansal hizmet sunabileceğini kaydetti.



