
Karadeniz'deki saldırılar sonrası armatörler acil toplandı
Karadeniz'de ticari gemilere yönelik İHA saldırılarının artması üzerine sektör temsilcileri acil kodla bir araya geldi.
Karadeniz'de ticari gemilere yönelik insansız hava aracı saldırılarının şiddetlenmesi, bölge ticaretinde krizi yeni bir boyuta taşıdı. Savaşın başlamasından bu yana saldırıya uğrayan ticari gemi sayısı 200'e yaklaşırken, Karadeniz’de savaşın faturası giderek ağırlaşıyor. Armatörlerin güvenlik endişeleri sebebiyle sefer yapmaktan kaçınması üzerine yükler limanlarda, antrepolarda ve fabrikalarda birikmeye başladı. Sektör temsilcileri ve koster armatörleri, derinleşen bu navlun krizini ve güvenlik risklerini masaya yatırmak üzere acil kodla toplandı.
Yük hareketliliğinin tamamen durma noktasına gelmesi üzerine koster armatörleri, gemilerini uzun süreli hizmet dışı bekletme anlamına gelen "cold laid up" uygulamasına hazırlıyor. Bekleme sürelerinin uzaması üzerine Koster Armatörleri ve İşletmecileri Derneği (KOSDER) üyeleriyle olağanüstü bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda hukukçular, sigorta uzmanları ve kulüp temsilcilerinin katılımıyla gemi adamlarının can güvenliği, tazmin süreçleri ve navlun piyasasındaki son durum detaylıca değerlendirildi.
KOSDER Onursal Başkanı Salih Zeki Çakır, özellikle Karadeniz ve Akdeniz'de çalışan küçük tonajlı koster filosunun büyük baskı altında olduğunu dile getirdi. Çakır, "Yükler bekliyor, gemiler bekliyor. Güvenlik riski nedeniyle birçok armatör bölgeye sefer yapmak istemiyor. Bu nedenle yükler limanlarda birikirken gemiler de çalıştırılamadığı için 'cold laid up' (uzun süreli hizmet dışı bekletme) uygulamasına alınabilecek güvenli alanlar aranıyor" dedi.
Gemilerin bekleme şeklinin krizin süresine göre değiştiğini belirten Çakır, kısa durgunluklarda "hot laid up" yönteminin tercih edildiğini söyledi. Kriz uzadığında ise maliyetleri en aza indirmek için "cold laid up" sistemine geçildiğini ifade eden Çakır, "Bu uygulamada geminin ana ve yardımcı makineleri tamamen devreden çıkarılıyor. Personel minimum seviyeye indiriliyor. Yakıt tüketilmiyor, işletme giderleri mümkün olduğunca azaltılıyor. Bu yöntem kısa süreli değil, aylar hatta yıllar sürebilecek krizler için uygulanıyor. Ancak açıkta demirde 'cold laid up' uygulanamaz. Bunun mutlaka korunaklı limanlarda veya tersanelerde, gerekli izinler alınarak yapılması gerekiyor" bilgisini aktardı.
Türkiye'de gemilerin 'cold laid up' uygulamasına alınabileceği uygun alanların yetersiz olduğuna değinen Çakır, devletin bu konuda adım atması gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti: "2008 küresel finans krizinde bunun örnekleri yaşandı. O dönemde birçok gemi limanlarda ve belirlenmiş bekleme bölgelerinde uzun süre bağlı kaldı. Pire Limanı örneği uzun süre konuşulmuştu. Devletin belirli bölgeleri 'cold laid up' alanı oluşturması, gemilerin güvenli şekilde az personelle bekletilmesini sağlaması gerekiyor. Tersaneler tamir için var. Gemilerin 'cold laid up' amacıyla tersaneye gitmesi hem maliyetleri artırıyor hem de tersanelerin kapasitesini gereksiz şekilde meşgul ediyor."
Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve Liman Başkanlıklarının bu tür beklemeler için belirlediği prosedürler bulunuyor. Sigorta kapsamının devamı için gemilerin belirli teknik ve emniyet kriterlerini sağlaması şart koşuluyor. Mevcut krizin daha çok 3 bin ile 12 bin DWT arasındaki koster filosunu vurduğunu açıklayan Çakır, "Bugün büyük tonajlı gemiler aynı ölçüde etkilenmiyor. Ancak küçük tonajlı gemiler ciddi sıkıntı yaşıyor. İki-üç ay herkes dayanabilir ama altı ayı, bir yılı bulan bir kriz sektör üzerinde çok ağır hasar bırakır. Bugün yük var ama riski alıp o yükü taşıyacak gemi bulmak giderek zorlaşıyor" uyarısını yaptı.
Karadeniz'deki bu güvenlik krizi, Türkiye'nin dış ticareti açısından ciddi riskleri beraberinde getiriyor. UTİKAD Başkanı Bilgehan Engin, saldırıların konteyner ve kuru yük gemilerini etkilediğini, Türkiye limanlarında tıkanıklık yaşanabileceğini ve lojistik maliyetlerin artacağını söyledi. SEDEFED Başkan Yardımcısı Ayşem Ulusoy, denizyolundaki aksamaların tedarik zincirinde belirsizlik yarattığını ve yüklerin bir bölümünün karayoluna kayacağını fakat karayolunun bu kapasiteyi kısa vadede karşılayamayacağını belirtti. Almark Logistics Genel Müdür Onur Güvenler de navlun sorgularının hızlandığını aktardı.
Denizcilik sektöründeki kriz derinleşirken Türk Armatörler Birliği (TAB) de uluslararası alanda harekete geçti. TAB, BIMCO, ICS, INTERTANKO ve INTERCARGO dahil yaklaşık 10 uluslararası denizcilik kuruluşunu ortak tavır almaya davet etti. TAB Genel Sekreteri Hüseyin Çınar, hazırlanan çağrı yazılarının ilgili kurumlara iletildiğini vurgulayarak, "Sivil ticaret gemileri ve gemi insanlarının korunması konusunda küresel denizcilik camiasının ortak hareket etmesi gerekiyor" mesajını paylaştı. TAB, yayımladığı kınama mesajıyla da sivil ticaret gemilerine yönelik saldırıları kınayarak uluslararası dayanışma çağrısında bulundu.



