
Kayseri'deki Kültepe kazılarında 6 bin yıllık tarih gün yüzüne çıkıyor
Kayseri'de 78 yıldır devam eden Kültepe Kaniş-Karum kazılarında uluslararası bir ekip görev alıyor. 6 bin yıllık geçmişe sahip antik kentte bugüne kadar 23 bini aşkın çivi yazılı tablet gün yüzüne çıkarıldı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi'nin güçlü katkılarıyla yürütülen Kültepe Kaniş-Karum kazıları bu sezon 78'inci yılına ulaştı. Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu'nun başkanlığında sürdürülen bilimsel faaliyetler Anadolu tarihine ışık tutmaya devam ederken, dünyanın dört bir yanından gelen bilim insanları da bu eşsiz kültürel mirası ortaya çıkarmak için ortak mesai harcıyor.
Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi, köklü kentin binlerce yıllık geçmişini muhafaza edip gelecek nesillere aktarmak amacıyla kazı çalışmalarını destekliyor. Yerel yönetim, hayata geçirdiği projelerle Kültepe'yi küresel turizmin önemli uğrak noktalarından biri haline getirmeyi amaçlıyor.
ANADOLU'NUN YAZILI TARİHİ KÜLTEPE'DE BAŞLADI
UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde bulunan Kültepe Kaniş-Karum, yaklaşık 6 bin yıllık geçmişiyle Anadolu'nun en kritik arkeolojik merkezleri arasında yer alıyor. Erciyes Dağı eteklerinde, Mezopotamya'ya uzanan ticaret yollarının kesiştiği noktada kurulan Kültepe, MÖ 2000-1650 yılları arasında küresel ölçekte en önemli uluslararası ticaret merkezlerinden biri olarak öne çıktı.
Kuzey Mezopotamya'dan gelen Asurlu tüccarlarca kurulan ticaret kolonilerinin merkezi olan Kaniş Krallığı, yalnızca ticarete değil yazının da Anadolu'ya ulaştığı yer olarak tarihteki yerini aldı. Çivi yazısıyla kaleme alınan ticari sözleşmeler, hukuki belgeler ve resmi kayıtlar sayesinde Anadolu'da yazılı tarih başladı.
Bugüne dek açığa çıkarılan 23 bini aşkın çivi yazılı tablet, antik dünyanın en büyük tablet koleksiyonları arasında bulunuyor. UNESCO tarafından 2015 yılında Dünya Belleği Kütüğü'ne dahil edilen bu arşiv, "Anadolu'nun belleği" olarak adlandırılıyor.
18 YERLEŞİM KATMANI, BİNLERCE YILLIK MEDENİYET
Kültepe, idari merkez konumundaki Yukarı Şehir (Kaniş) ile ticaretin merkezi olan Aşağı Şehir (Karum) olmak üzere iki ana bölümden oluşuyor. Yaklaşık 21 metre yüksekliğindeki höyükte yer alan saraylar, tapınaklar ve resmi yapılar, Geç Kalkolitik Çağ'dan Orta Çağ'a kadar uzanan en az 18 farklı yerleşim katmanını barındırıyor. Karum sahasında ise Asurlu tüccarlar ile yerli halk bir arada yaşadı; ticaret evlerinde bulunan tabletler dönemin sosyal yaşamını, aile yapısını ve ekonomik düzenini günümüze taşıdı.
KAZILAR GEÇMİŞİN YAŞAMINI TÜM AYRINTILARIYLA ORTAYA ÇIKARIYOR
Kazı çalışmalarından elde edilen bulgular yalnızca mimariyi değil, dönemin günlük yaşamını da gözler önüne seriyor. Buluntular, o dönemdeki zengin orman varlığına, gelişmiş hayvancılığa ve ticaret hayatına ışık tutuyor. Ticaret kervanlarının vazgeçilmezi eşekler, yün üretiminde kullanılan koyunlar ile dini törenlerde kullanılan aslan, antilop, kartal, keklik ve çeşitli hayvan figürlü kaplar, dönemin yaşam kültürünü yansıtan eserler arasında yer alıyor.
KÜLTEPE, DÜNYANIN ORTAK BİLİM MERKEZİ HALİNE GELDİ
78'inci yıl kazı çalışmalarında sadece Türkiye'den değil dünyanın farklı ülkelerinden gelen araştırmacılar da görev üstleniyor. Ankara, Adana, Hatay ve Bitlis'ten gelen uzmanların yanı sıra Güney Kore ve İtalya'dan gelen bilim insanları da kazılarda aktif rol oynarken, Fransa'dan gelen uzman gün yüzüne çıkarılan çivi yazılı tabletlerin okunması ve çözümlenmesi üzerine bilimsel çalışmalar yürütüyor. Uluslararası ekip, Anadolu'nun en eski ticaret merkezi kabul edilen Kültepe'nin bilinmeyen yönlerini aydınlatmak için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.
GÜNEY KORELİ ARKEOLOG: "KÜLTEPE'DEN ÇOK ETKİLENDİM"
Güney Kore Cumhuriyeti Kültürel Miras Koruma Enstitüsü Arkeoloğu Kim Daeyeong, Türkiye ile Güney Kore arasında 2024 yılından beri yürütülen iş birliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Türkiye ve Güney Kore, 2024 yılından bu yana arazi çalışmalarını iş birliği içinde yürütüyor. Kendi düşüncelerime göre Kültepe'den çok etkilendim. Çok fazla buluntu çıkıyor. Eserler ortaya çıktıkça daha da heyecanlanıyoruz. Çok eski dönemlere ait buluntuları buldukça kazı yapma isteğimiz daha da artıyor. Türkiye ile birlikte çalıştığımız için çok mutluyuz. İki ülke eskiden beri kardeş ülke olarak anılıyor. Bu nedenle buraya gelip diğer çalışanlarla birlikte çalışmaktan mutluluk duyuyoruz" dedi.
İTALYAN BİLİM İNSANI: "KÜLTEPE'DE ÇALIŞMAK BÜYÜK BİR ONUR"
Milano Üniversitesi Arkeoloğu Michael Campeggi ise Kültepe'de görev almanın bilim insanları açısından özel bir anlam taşıdığını belirterek, "Milano Üniversitesinden geliyorum. 2019 yılından bu yana bir proje kapsamında Kültepe'de çalışmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Ankara Üniversitesi ile Milano Üniversitesi'nin iş birliği çerçevesinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kültepe Kaniş'te kazı yapmak çok önemli bir fırsat. 'Aşağı Şehir' olarak adlandırılan alanda çalışıyoruz. Burası, Anadolu ile Mezopotamya arasındaki ilişkileri anlamamız açısından son derece önemli bir yer. 1948 yılından 2005 yılında vefat edene kadar Kültepe'de 57 yıl boyunca aralıksız kazı çalışmalarını yürüten Prof. Dr. Tahsin Özgüç'ün kazı alanında çalışmak benim için büyük bir onur ve mutluluk" ifadelerini kullandı.
BÜYÜKŞEHİR'DEN KÜLTEPE'YE DEV PROJELER
Kayseri Büyükşehir Belediyesi, kazı çalışmalarına sağladığı desteği turizm yatırımlarıyla da pekiştiriyor. Dünyanın sayılı kayadan oyma müzeleri arasında yer almaya hazırlanan Kültepe Müzesi'nin yapımı devam ederken, 14 evden oluşacak Asurlu Tüccarlar Sokağı ile Kültepe Ziyaretçi Merkezi projeleri de bölgenin tarihi dokusunu ziyaretçilerle buluşturacak önemli yatırımlar arasında bulunuyor. Yerel yönetimin vizyon projeleriyle Kültepe Kaniş-Karum'un, yalnızca Anadolu'nun değil dünyanın önde gelen arkeoloji ve kültür destinasyonlarından biri olması hedefleniyor.



