
Kenya'da bulunan fosil ayak izleri Fındıkkıran Adam'ı değiştirdi
Kenya'da keşfedilen 1,43 milyon yıllık ayak izleri, devasa çene kasları nedeniyle Fındıkkıran Adam olarak bilinen Paranthropus boisei türünün bilinen fiziksel özelliklerini ve sosyal yaşamını değiştirdi.
Bilim insanları, insanlığın soy ağacında yer alan ve güçlü çene yapısı dolayısıyla Fındıkkıran Adam olarak adlandırılan Paranthropus boisei türüyle ilgili yeni bir araştırmaya imza attı. Kenya'da ortaya çıkarılan 1,43 milyon yıllık fosil ayak izleri, bu eski hominin türünün hem fiziksel özellikleri hem de sosyal ilişkileri hakkındaki bilgileri güncelledi. PNAS dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, bu türün eskiden sanıldığından daha uzun boylu, yapılı ve gelişmiş bir sosyal hayata sahip olduğu anlaşıldı.
Geçmiş dönemde elde edilen sınırlı kemik kalıntıları, bu canlıların erkeklerinin ortalama 1,31 metre boyunda ve 49 kilogram ağırlığında olduğunu düşündürüyordu. Ancak Kenya'daki Koobi Fora Formasyonu'nda bulunan çamurlu göl kıyısındaki 21 yeni ayak izi bu varsayımı değiştirdi. Yeni hesaplamalar sonucunda Fındıkkıran Adam'ın 1,80 metre boya ve 75 kilogram ağırlığa ulaşabildiği belirlendi. Bu ölçüler, söz konusu türün günümüz insanına yakın boyutlara sahip olduğunu ve evrimsel süreçte küçük yapılı bir kuzen olarak görülmemesi gerektiğini ortaya koydu. Bilim dünyasının daha önce bulduğu büyük kemikleri Homo erectus türüne, küçükleri ise Paranthropus'a atfetme eğilimi de bu bulguyla sarsıldı; zira her iki türün vücut ölçülerinin birbirine yakın olduğu görüldü.
Araştırmayı dikkat çekici kılan diğer bir unsur ise ayak izlerinin diziliş biçimi oldu. Araştırmacılar, aynı anda ve aynı yönde ilerleyen sekiz farklı bireye ait izler tespit etti. Chatham Üniversitesi'nden biyoloji profesörü Kevin Hatala, bu izlerin birlikte seyahat eden yetişkin erkek bireylerden oluşan bir gruba ait olabileceğini ifade etti. Çevrede yer alan büyük timsah, su aygırı ve antilop izleri, erkek grubunun tehlikeli göl kenarında güvenlik ve savunma amacıyla birlikte hareket ettiğini gösterdi. Bu durum, hominin türlerinde karmaşık grup yapılarının ve sosyal bağların daha erken dönemde ortaya çıktığını gösteriyor.
Antropoloji verilerine göre, Fındıkkıran Adam bölgede yalnız değildi ve uzun süre boyunca modern insanın atası kabul edilen Homo erectus ile Doğu Afrika'da bir arada yaşadı. Son araştırmalar, bu iki farklı türün aynı çamurluk sahada sadece birkaç gün arayla hareket ettiğini gösteren ortak izler barındırdığını da ortaya koydu. Homo erectus bütünüyle dik yürüyüşe uyumlu vücut yapısına sahipken, P. boisei düz tabanlı ayaklara, dışa dönük başparmağa ve ağaçta yaşayan maymun atalarını hatırlatan anatomik özellikler taşıyordu.
Bu anatomik farklılıklar, iki türün de aynı sulak bölgede dik yürüyebilen canlılar olmasını engellemedi. Fosil ayak izleri, kemik kalıntılarından farklı olarak canlıların geçmişteki o anını yansıtan önemli kanıtlar sunuyor. Uzmanlar şimdi bu izlerin derinliğini ve basış açısını inceleyerek antik akrabaların yürüyüş biçimlerini anlamaya çalışıyor. Yarım milyon yıl sonrasında aynı coğrafyada yaşayan Homo sapiens olarak insanlar, geçmişte daha kalabalık ve iri canlıların bulunduğu bir mirası paylaşıyor.



