1 Ağustos 2026 CumartesiUSD 47,43EUR 54,58
Gundemnabzi
Konya'da 57 yıldır Kur'an-ı Kerim ciltliyor

Konya'da 57 yıldır Kur'an-ı Kerim ciltliyor

Konya'da çocuk yaşta babasından öğrendiği mücellitlik mesleğini 57 yıldır sürdüren Mahmut Sami Özcan, atölyesinde Kur'an-ı Kerim ciltleme ve tamir işleriyle uğraşıyor.

Kültür-Sanat Servisiİlk yayın:

Konya'da çocuk yaşta babasından öğrendiği mücellitliği 57 yıldır devam ettiren 71 yaşındaki Mahmut Sami Özcan, küçük atölyesinde Kur'an-ı Kerim ciltleme işini sürdürüyor. Özcan, "Babam ciltleri sabırla yapardı. Biz de ona yardım ederdik, orada aşılamış demek ki. Çocuk yaşta tamir yapmak, bizlere sabrı öğretti, bu işin özü sabır" diyerek mesleğin hayatındaki önemini anlatıyor.

Mahmut Sami Özcan, baba mesleği olan ciltçiliği 1969 yılından bu yana aralıksız sürdürüyor. Bir iş hanındaki mütevazı dükkanında artık sadece Kur'an-ı Kerim ciltlediğini belirten Özcan, mesleğin kendisine sabretmeyi öğrettiğini dile getiriyor. Kariyerine tamiri imkansız görülen eski kitapları yenileyerek başladığını belirten Özcan, "Ciltçilik mesleğine çocuk yaşta baba mesleği olarak başladım. Babam Kur'an-ı Kerim ciltlerdi. Beni dükkanına götürürdü ben de onun cilt yapmasını izlerdim. Söküp dikmeyi o zamanlarda öğrenmiştim. Bir süre sonra babam beni bir matbaada çalışmamı istedi. Bir süre de orada çalışarak matbaacılığı öğrendim. Babama da yardım ederdim. Tapu ve nüfus dairelerinin ciltleme işleri olurdu. Beni de götürürdü. O ciltler büyük olunca yıpranmış, buruşmuş halde olanları sabırla açardık. Şimdi düşünüyorum yapılması mümkün değil. Üste para verseler de yapılmaz" sözleriyle geçmişteki zorlukları aktarıyor.

Babasının vefatından sonra zanaatını sürdürdüğünü ifade eden Özcan, "Babam o ciltleri sabırla yapardı. Biz de ona yardım ederdik, orada aşılamış demek ki. Çocuk yaşta tamir yapmak, bizlere sabrı öğretti, bu işin özü sabır. Çünkü tamir yapmak insana ağır geliyor. Eski bir şeyi düzelteceksin, yenileceksin, yapıştıracaksın. Malzeme yok, kağıt yok o zorluklar içinde biz bu işe alışmış olduk. Babam vefat ettikten sonra ağabeyim ciltçilik işini benim yapmamı önerdi. O bana biraz daha yapılabilecek şeyleri öğretti. Babamdan sonra ben devam ettim. Kitap ve Kur'an-ı Kerim ciltliyordum. Sonra karar aldım sadece Kur'an-ı Kerim ciltlemeye başladım. Elhamdülillah Kur'an-ı Kerim ciltlemeye çalışıyorum. Tamirini yapıyorum, eksikliklerini gideriyorum bu da bana huzur veriyor, mutlu oluyorum" ifadelerini kullanıyor.

Eski mushafların yenilenmesi gerektiğini vurgulayan Özcan, "Bazı kişiler Kur'an-ı Kerim'in yenisini alırım diyor. Bu bana ağır geliyor. Yıpranmış Kur'an-ı Kerim'i hor görüyorsun ikinci sınıfa koyuyorsun. Kutsal kitap, bunu değerlendirmek lazım. Bir hastayı, hastaymış diye morga mı gönderirsin? Tedavisine bakarsın, gerekeni yaparsın. Yaşına bakmamak lazım, sağlığına bakmak lazım. İngiltere'den, Almanya'dan, Hollanda'dan Kur'an-ı Kerim ciltlemeye gelenler oluyor. Sabır şuradan başlıyor. Yapacağın işin önemi neyse ona göre sabretmek lazım. Kur'an-ı Kerim olunca sabretmek Allah'ın bir hikmeti oluyor. 'Sen nasıl sabrediyorsun' diyorlar. Allah'ın işi diyorum. Parasına da bakmadan aynı fiyata çok yıpranmış Kur'an-ı Kerim ciltliyorum. Hiç gocunmuyorum, yorulmuyorum. Zaten Kur'an-ı Kerim'e eline alıp bakmak huzur veriyor. Bunu yaşayan bilir" diyerek duygularını paylaşıyor.

Kaynak: Haberler.com

#Konya — Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

İlgili Haberler