Kuzenler, geleneksel yöntemlerle bal hasadı yapıyor
Bingöl'ün Genç ilçesindeki kuzenler, arıların izini sürerek doğadan bal hasadı yapıyor. Doğayı zarar vermeden koruyarak hobi olarak arıcılık yapıyorlar.

Bingöl'ün Genç ilçesine bağlı Servi Doludere köyünde hobi olarak arıcılık yapan kuzenler Nezir ve Ali Aldal, doğadaki arı kolonilerini bulmak için su kaynaklarını ve arıların uçuş yönlerini takip ediyor. Yaklaşık 1,5-2 kilometrelik sarp yamaçlarda ilerleyerek ağaç kovukları ve kayalıklardaki kolonilere ulaşıyorlar.
Ardından bal hasadı gerçekleştiriyorlar. Kuzenler, zayıf kolonilere dokunmuyor. Ali Aldal, açtıkları ağaç kovuklarını yeniden kapatarak kara kovan, sepet ve kaya balı üretimini de sürdürüyor.
Doğaya zarar vermeden hobilerini devam ettirdiklerini belirten Aldal, “Bu sabah saat 04.30’da kalkıp geldik. Ağacımızı açtık ve balımızı aldık. Bu işi hobi olarak yapıyoruz, doğayı seviyoruz.
Hiçbir şeye zarar vermeden sürdürmeye çalışıyoruz. Biz bu işi büyüklerimizden böyle gördük ve sürdürüyoruz. Ağaçları açtıktan sonra tekrar kapatıyor, arıları da evimize götürerek sahip çıkıyoruz.
Kayalardaki kolonilerden kaya balı, geleneksel yöntemlerle de kara kovan ve sepet balı elde ediyoruz. Bu işi doğaya zarar vermeden yapmaya devam edeceğiz.” dedi. Nezir Aldal ise arıcılıkta bilgi ve deneyimin önemine değinerek, “Bu işi hobi olarak yapıyoruz, seviyoruz ve azimliyiz.
Sevmesek 1,5-2 kilometre bu yamaçlara çıkıp bu işi yapamayız. Öncelikle su kaynaklarını kontrol ediyor, ardından arının gittiği istikameti takip ederek koloniyi buluyoruz. Bulduğumuz kovana işaret bırakıyoruz.
Bizden önce birilerinin bulduğu kovana ise dokunmuyoruz; kim bulduysa onun hakkıdır. Doğadaki arılara ve ağaçlara mümkün olduğunca zarar vermiyoruz. Güçlü kolonilerden bal alıyor, zayıf kolonilere dokunmuyoruz.
Ağaca küçük bir pencere açıp balı aldıktan sonra tekrar kapatıyoruz. Özellikle körük kullanımına çok dikkat edilmesi gerekiyor, yangına sebebiyet vermemeliyiz. Arıcılığı hobi olarak başladım ve zamanla geliştirdim.” diye konuştu.
Nezir Aldal, “Ağaç kovukları ve kayalardaki arıların yanı sıra kendi bahçemde kara kovan balı da üretiyorum. Bu aynı zamanda baba mesleğim. Babam da kara kovan balı üretmeyi çok severdi.
Arıyı anlamak, arının dilinden anlamak lazım; bilgi sahibi olmadan bu işi yapmak mümkün değil. Bölgemizin iklimi ve bitki çeşitliliği bal üretimi açısından önemli. İlkbaharın erken gelmesiyle çok sayıda çiçek açıyor. Hasat döneminde elde ettiğimiz balda üçgül, karaçalı, meşe ve gevenin etkisi bulunuyor. Kara kovan için de mart ayında dere kenarlarından esnek söğüt dalları topluyorum. Bunlardan sepet hazırlayıp özel toprak harcıyla sıvıyorum. Oğul döneminde arıları yerleştiriyor, sonbaharda yılda bir kez hasat yapıyorum. Bunun yanında kaya balı ve sepet balı da elde ediyoruz.” dedi.







