
Miçotakis ve Hristodulidis Atina'da zirve yaptı
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki diplomasi trafiği, Gümrük Birliği ve savunma mekanizmalarını kapsayan pakete dönüşünce Atina ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde kaygı yarattı. Nikos Hristodulidis, BM Genel Sekreteri Guterres'in 27-29 Temmuz ziyaretinden önce Kiriakos Miçotakis ile ortak tutum belirlemek için Atina'ya gitti.
Türkiye ile Avrupa Birliği arasında yürütülen diplomasi trafiğinin Gümrük Birliği ve yeni savunma mekanizmalarını kapsayan dev bir pakete dönüşmesi Atina ve Rum yönetiminde kaygıya yol açtı. BM ve Brüksel temaslarında Rum tarafının rızası alınmadan adımlar atıldığı iddiaları üzerine Miçotakis ve Hristodulidis'in Atina'da zirve gerçekleştirdiği belirtildi.
Doğu Akdeniz ve Kıbrıs denkleminde hareketlenen diplomasi trafiği, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Atina hattında alarm yarattı. Rum basınında yer alan haberlere göre, GKRY Lideri Nikos Hristodulidis, BM Genel Sekreteri Guterres’in 27-29 Temmuz adaya gerçekleştireceği ziyaret öncesinde Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ile ortak tutum belirlemek amacıyla Atina’ya gitti.
Politis gazetesi, BM Genel Sekreteri Guterres’in 27-29 Temmuz'da gerçekleştireceği ziyaretin öneminin arttığını belirterek temaslarda Kıbrıs sorunu, Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, Avrupa savunması ve Türk-Yunan ilişkilerinin ortak bir müzakere zemini oluşturup oluşturamayacağının değerlendirileceğini aktardı. Gazeteye göre Hristodulidis ile Miçotakis arasındaki görüşmede bu kritik süreç öncesinde Rum ve Yunan tarafının ortak tutumunun belirlenmesi hedefleniyor.
Zirvenin perde arkasında, Brüksel ve Ankara hatlarında yürütülen gayriresmi temasların Rum tarafının rızası alınmadan Türkiye-AB Vizyon Paketi’ne dönüştürülmesi kaygısı yatıyor. Politis gazetesinin yayımladığı analizde, masada çözüm iradesi sergilediğini öne süren Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis’in, muhtemel bir başarısızlık senaryosunda diplomatik olarak köşeye sıkışacağının altı çizildi.
Muhtemel bir 5+1 konferansında müzakerelerin yeniden kilitlenmesi durumunda uluslararası toplumun suçlayacağı tarafın Rum yönetimi olabileceği ileri sürüldü. Haberde Türkiye’nin BM Genel Sekreteri’nin yeni bir 5+1 formatındaki konferans önerisini kabul etmeye hazır göründüğü, sürecin başarısızlığa uğraması ve sorumluluğun Rum tarafına yüklenmesi halinde Avrupa Birliği gündemindeki başlıkların askıya alınmaması konusunda güvence aradığı yönünde bilgiler olduğu belirtildi. Mevcut durumun Hristodulidis üzerinde yeni bir siyasi baskı oluşturabileceği, müzakere sürecinde dile getireceği itirazların siyasi irade eksikliği veya süreçten geri adım atılması şeklinde yorumlanabileceği ifade edildi.
Haberde ayrıca Birleşmiş Milletler merkezi ile Brüksel’de yürütülen temasların Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileriyle doğrudan bağlantılı olduğu öne sürüldü. BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in Brüksel’de Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Ankara’da ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile gerçekleştirdiği görüşmelerin, Kıbrıs meselesinin Türkiye’nin Avrupa Birliği’nden beklentileri çerçevesinde ele alındığı yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdiği aktarıldı.
Brüksel’deki hazırlık süreçlerine dayandırılan bilgilere göre AB Komisyonu ve Ankara hattında iki temel teknik başlık üzerinde ön mutabakat arayışları hız kazandı. Görüşmelerin ilk boyutunu, Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin güncellenmesine yönelik atılacak teknik adımlar oluşturuyor. Güncelleme paketinin mevcut anlaşmanın kapsamını genişleterek hizmetler, tarım ve dijital ticaret alanlarını da içermesi hedefleniyor. Böylece Türkiye’nin AB iç pazarına erişim imkânlarının artırılması ve ikili ticaret hacminin önündeki bürokratik engellerin kaldırılması öngörülüyor.
İkinci ve en stratejik başlık ise Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin yeni nesil savunma ve güvenlik mimarisi olan SAFE mekanizmasına muhtemel katılımı. Avrupa Komisyonu’nun koordinasyonunda yürütülen bu yapı, ortak savunma alımlarını teşvik etmeyi ve üye ile müttefik ülkelerin savunma sanayilerini doğrudan fonlamayı amaçlıyor.



