Milli Saraylar'da 6 seccade sergilenmeye hazırlandı
Milli Saraylar Başkanlığına bağlı Halı Restorasyon Atölyesi'nde 6 seccadenin konservasyonu tamamlandı. Eserlerden 3'ü 16. yüzyıl Safevi dönemine ait. Restorasyon çalışmaları 5 ay daha sürecek.

Milli Saraylar Başkanlığına bağlı Yıldız Şale Köşkü yerleşkesindeki Halı Restorasyon Atölyesi'nde çalışmalar devam ediyor. Saray, kasır ve köşklere ait halı ve seccadeler uzman ekipler tarafından aslına uygun şekilde restore ediliyor. Konservasyonu tamamlanan 6 seccade özel panolara sabitlendi.
Eserler arasında 16. yüzyıl Safevi dönemine ait 3 seccade bulunuyor. - SECCADELERİN ÖZELLİKLERİ - Yün ve klaptan malzeme kullanılan seccadeler zengin hat programları ve bordürlerindeki ayetlerle dikkat çekiyor. Bu eserlerin Safevi coğrafyasında üretildiği ve Osmanlı sarayına hediye edildiği değerlendiriliyor.
Seccadelerin bordür, mihrap kemeri ve kufi panolarında Neml, En'am, Bakara, Nur, İhlas, Enbiya, Hud, A'raf, Haşr, Tevbe, İbrahim ve Kâfirûn surelerinden ayetler yer alıyor. Bir seccadenin mihrap köşeliklerinde Esmaü'l-Hüsna'dan isimler, mihrap bölümünde ise “Allahu Ekber Kebiran” ifadesi bulunuyor.
Ayrıca 16. yüzyıl Bergama üretimi, Türk düğümüyle yünden dokunan “anahtar delikli” seccade de bulunuyor. - RESTORE EDİLEN HALILAR - Atölyede seccadelerin yanı sıra Dolmabahçe, Beylerbeyi ve Yıldız saraylarının koleksiyonlarındaki tarihi halıların restorasyon çalışmaları da sürüyor.
Yıldız Sarayı Şale Köşkü'nün 8 numaralı odasına ait Hereke halısı, Dolmabahçe Sarayı Harem Dairesi'nde kullanılan Gördes halısı, Beylerbeyi ve Dolmabahçe saraylarına ait şal desenli halılar ile 1901 tarihli Feshane-i Fabrika-yı Hümayun imzalı ipek halı üzerinde çalışılıyor. - RESTORASYON SÜRECİ - Restorasyon sürecinde tarihi dokumalar önce ayrıntılı şekilde belgeleniyor.
Yıpranan atkı ve çözgü telleri tamamlanıyor. Eksik ilmekler eserin özgün yapısına uygun şekilde ele alınıyor. Saçakların yerleştirilmesinin ardından tesviye ve ütü işlemleri uygulanıyor.
2007 yılından bu yana faaliyet gösteren atölyede 8 halı onarım ustası görev yapıyor. - USTA AÇIKLAMASI - Halı Onarım Ustası Sadi Öztürk, “Biz Halı Restorasyon Atölyesi 2007 yılında kurulduk. 2007 yılından beri şu anda 8 kişilik halı onarım ustasıyla çalışıyoruz.
Buraya hizmet ediyoruz. Millî Saraylar bünyesinde bulunan bütün kasr ve köşklerdeki, saraylardaki eserlerin restorasyon ve konservasyon çalışmalarını yapıyoruz. Bu çok uzun ve zahmetli bir süreç.
Halı dokumak bile oldukça meşakkatli bir durum. Bu eserlerin restorasyonunu yapıp yeniden geriye döndürebilmek çok daha zaman alıyor, çok daha uğraş veriyor ama bir şeyler yaptıkça, ortaya çıktıkça insanı memnun eden bir yönü var. Bu yüzden de bu mesleği bir şekilde yapabiliyoruz, devam ettirebiliyoruz.
Ama sabır isteyen, iğne ile kuyu kazdığımız bir iş. Şu an Milli Saraylar bünyesinde 8 arkadaşımız da burada bu süreci yürütüyoruz. Şu an atölyemizde 6 tane Topkapı Sarayı'na ait olan eser var.
Bu eserlerin üç tanesi Safevi devletinde dokunmuş, saraya hediye edilmiş, 16. yüzyıla ait eserler. Üç tanesi yine Osmanlı dönemine ait eserler. Bu eserlerden bir tanesi 16. yüzyıla ait Bergama eseri, 6 tanesi Topkapı Sarayı'nın eserleri.
Bunların konservasyon çalışmaları tamamlandı. Kendileri panolara, bu eserler panoya dikildi ve Topkapı Sarayı'nda ait oldukları yerde sergilenecekler. Bunun için hazırlandı” dedi.
Öztürk, “Yine iki tane Yıldız Sarayı için hazırlanan eserimiz var. Bu iki eserimiz ipek halı, biri Feshane'de dokunmuş, birisi Hereke Halı Fabrikası'nda dokunmuş, iki farklı ipek halımız var. Bunların da konservasyon çalışmaları tamamlandı.
Bunlar da Yıldız Sarayı'nda gönderilecek ve orada sergilenecek. Onun haricinde iki tane Dolmabahçe Sarayı'ndan gelen eserimiz var. Bunlar oldukça ebat olarak büyük ölçüde eserler.
Bu eserlerin mukavemeti daha dayanıklı olduğu için bu eserlere konservasyon değil, restorasyon yapılacak. Restorasyon sürecinde de esere ait tespit çalışması yapıldıktan sonra kendisine ait olan uygun iplikler seçilip, aynı dokuda, aynı kalınlıkta, bu iplikler yine halının kendi renklerine göre kazanlarda kaynatılarak boyanıyor.
Bizim için en uzun, en uğraştırıcı süreç de bu boyama oluyor, o boyayı birebir tutturabilmek oluyor. İplikler de hazırlandıktan sonra, önce çözgüsü, eksik olan çözgüler tamamlanıyor, atkılar tamamlanıyor. Hasır zemin üzerine dokuma işlemi yapılarak birebir renkler ve desenler giydirilerek halının restorasyon süreci tamamlanmış oluyor.
En son tesviye işlemiyle ütülenip yine halılar ait oldukları yere teslim ediliyor. Yine Yıldız Şale Köşkü'nden gelen bir eserimiz var, Beylerbeyi Sarayı'ndan gelen bir eserimiz var. Bu eserlerin de yine restorasyon çalışmaları yapılıyor.
Bu eserlerde ölçü olarak yine ebat olarak büyük eserler. Bunların da restorasyon çalışmaları yapıldığı zaman, Beylerbeyi Sarayı'ndan gelen eserimiz Beylerbeyi Sarayı'na, Şale Köşkü'nden gelen eserimiz de Şale Köşkü'ne kendi ait olduğu yere, odaya serilecek ve orada sergilenecek.
Bir şekilde günümüze kadar ulaşabilmiş nadide eserlerden biri” ifadelerini kullandı. Öztürk, “Şimdi üç tane seccade 16. yüzyıla ait Safevi topraklarında dokunmuş, saraya hediye edilmiş halılar. Bu halıların üzerinde yine Bakara Suresi'nden, Nur Suresi'nden ayetler bulunuyor. Kimi eserlerin üzerinde, Hz. Ali isminin çok fazla öne çıktığını görüyoruz. Bazı eserlerde Şii şehadeti var.
Eserlerin gerek dokuma olarak, incelik, kalite olarak, aslında oldukça işçiliği yüksek kaliteli eserler ve 16. yüzyıla ait, eski döneme ait eserler. Yine Topkapı Sarayı'nda kullanılmış, oraya ait, o döneme ait eserler. Bu yüzden, bu eserlerin bu yönleri öne çıkıyor.
Eserler bize geldiği zaman üzerinde önce bir tespit çalışması yapıyoruz. Her esere farklı bir yaklaşımımız oluyor. Bazı eserlerin birebir orijinalini koruyoruz, konservasyon çalışması yapıyoruz.
Kesinlikle bir tamamlama, yenileme işlemi yapılmıyor. Bazı eserlerimiz ise gerek mukavemet olarak, gerek dayanıklılıkları daha fazla sağlam yapıya sahip olduğu için bu eserlerde de eksik olan dokuma, yırtık ve eksik kısımlar, parçalar varsa buralarda tamamlama işlemi yapıyoruz.
Yine aynı iplikleri, aynı renkleri tutturarak, aynı dokuyu tutturarak, hatta aynı deseni tutturarak birebir, atkı, çözgü ve ilmek yöntemiyle tamamlama işlemi yapıyoruz. Burada da yaptığımız işlem tamamen halının kendi orijinaline, kendi yapısına, dokusuna uygun şekilde oluyor” diye konuştu.
Öztürk, “Şu an atölyemizde 4 tane Topkapı Sarayı'na ait 16. yüzyıla ait eserler var. Topkapı Sarayı'na yapılan eserler konservasyon yapıldı. Konservasyon süreçleri de esere göre 2 ile 4 ay süresinde gerçekleşiyor.
Restorasyon süreçleri çok daha uzuyor, ama konservasyon süreci daha kısa sürede gerçekleşiyor. 2 ile 4 ay arasında bir eserin konservasyonu tamamlanıyor, ama burada bir tamamlama, yenileme çalışması olmuyor. Mevcut olan eser olduğu gibi muhafaza ediliyor, korunuyor.
1-1,5 yıl restorasyonu yapılan Dolmabahçe Sarayı'na yapılan, Beylerbeyi'ne yapılan eserlerin restorasyon süreci var. 2 ile 4 ay arası bir konservasyon sürecimiz oldu ve Topkapı Sarayı'ndaki eserlerin hepsi şu an tamamlandı. Aynı şekilde sergileneceği için panolara dikildi ve bu panolarda ait oldukları yere götürülecekler ve orada sergilenecek. Ona göre hazırlandı. Topkapı Sarayı ve Yıldız Sarayı'nın eserlerinin konservasyon süreçleri tamamlandı. Bu eserler yerlerine iade edilecek, müzecilik bu işlemleri yürütüp ait oldukları yerlerde sergileyecek” dedi.







