1 Ağustos 2026 CumartesiUSD 47,43EUR 54,58
Gundemnabzi
Modern dillerin kökenine dair yeni araştırma yayımlandı

Modern dillerin kökenine dair yeni araştırma yayımlandı

Bilimsel bir araştırmaya göre dünyadaki dil çeşitliliği geçmişte en yüksek seviyeye antik dönemde ulaştı ve ardından imparatorlukların kurulmasıyla hızla azaldı.

Dış Haberler Servisiİlk yayın:

Science dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, insanlık tarihindeki dil çeşitliliğinin bilinenin aksine çok daha geç bir dönemde zirve yaptığını ve sonrasında imparatorlukların yükselişiyle birlikte keskin bir düşüş yaşadığını ortaya koydu.

Araştırma bulgularına göre, günümüzde konuşulan diller, geçmişteki büyük bir 'dil dar boğazından' sağ kurtulmayı başaran az sayıdaki lisanın mirası niteliğini taşıyor.

Bilim insanları bu sonuca ulaşmak için günümüzde yaşamını sürdüren 171 avcı-toplayıcı topluluğun dil çeşitliliğini inceledi. Elde edilen veriler, son Buzul Çağı'nın ardından, yaklaşık 12 bin yıl önce yeryüzünde kaç farklı dilin konuşulduğunu tahmin etmek için kullanıldı.

Bu hesaplamaya göre, küresel nüfus henüz 7 milyonun altındayken dünya genelinde yaklaşık 4 bin 500 ila 6 bin 200 farklı lisan konuşuluyordu.

Araştırma, dünya nüfusunun artışına paralel olarak dil çeşitliliğinin de çoğaldığını gösteriyor. Yaklaşık 1 bin ila 3 bin yıl öncesi arasındaki nispeten yakın dönemde dünya genelinde on binlerce farklı dil kullanılıyordu. Uzmanlar bu zaman dilimini dil çeşitliliğinin 'altın çağ'ı olarak nitelendiriyor.

Ancak bu süreç uzun sürmedi ve dil çeşitliliği hızla, büyük ölçüde geri döndürülemez bir düşüş sürecine girdi.

Araştırmanın yazarlarından Claire Bowern, en şaşırtıcı bulgunun dil çeşitliliğinin zirvesinin bu kadar yakın bir tarihte gerçekleşmesi olduğunu belirtti. Bowern, "Dil çeşitliliğindeki en yüksek seviye sıklıkla sanıldığı gibi uzak Paleolitik dönemde değil, devletlerin büyüdüğü ve ilk imparatorlukların ortaya çıktığı dönemde yaşanmış olabilir" dedi.

Araştırmacılar, yaklaşık 4 bin yıl önce başlayan İmparatorluklar Çağı'nın dil çeşitliliğini başlangıçta azaltmadığını, ancak bundan yaklaşık 2 bin yıl önce dünya genelindeki dil sayısının 'uçurumdan düşer gibi' azalmaya başladığını tespit etti.

Elde edilen verilere göre, bu düşüşün ana sebebi çok etnisiteli devletlerin ve büyük imparatorlukların genişleme süreci oldu.

Güçlenen siyasi yapılar daha küçük toplulukları bünyelerine katarken kendi dillerini dayattı, yerel lisanlar ise zaman içinde unutulmaya yüz tuttu.

Günümüzde dünya genelinde yaklaşık 7 bin 500 dil konuşuluyor. Bu rakam, 12 bin yıl önceki tahmini sayıdan fazla olsa da, çeşitliliğin zirve yaptığı dönemde var olduğu düşünülen on binlerce dilin oldukça gerisinde kalıyor.

Tehlike Altındaki Diller Projesi'nden elde edilen veriler, halihazırda konuşulan dillerin yaklaşık 3 bin 300'ünün ciddi tehdit altında olduğuna işaret ediyor. Bunların 437'si ise kritik derecede tehlikede kabul ediliyor.

Araştırmacılar, son 50 yıl içinde 400'den fazla dilin tamamen ortadan kalktığını belirtiyor. Sömürgecilik bu süreçteki en önemli etkenlerden biri olarak öne çıkıyor.

Örneğin, Afrika'daki Kalahari Çölü'nde yerli toplulukların yaşadığı alanların ulusal sınırlarla bölünmesi, N|uu dilini konuşan toplulukları parçaladı. Günümüzde bu dili akıcı bir şekilde konuşabilen sadece tek bir kişinin kaldığı tahmin ediliyor.

Araştırmaya göre yasal yasaklar, şiddet ve zorunlu asimilasyon da pek çok dilin yok olmasında önemli bir rol oynadı.

Bunun yanı sıra, İngilizce ve İspanyolca gibi baskın dillere geçiş baskısı da dil çeşitliliğindeki gerilemeye katkı sağladı.

Bilim insanları, günümüzdeki dil kayıp hızının oldukça yüksek olmasına rağmen, geçmişteki yok oluşların bugüne kıyasla daha da hızlı gerçekleştiğine dikkat çekiyor.

Kaynak: Euronews

#Science — Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

İlgili Haberler