18 Ağustos 2026 SalıUSD47,92EUR55,56
Gündem Nabzı

Nişasta bazlı şekerlerdeki yüksek fruktoz çocuk sağlığını tehdit ediyor

Nişasta bazlı şekerlerin yüksek fruktoz içeriği, çocuklarda obezite ve diğer sağlık sorunları riskini artırıyor. Uzmanlar, şekerli gıdaların tüketiminin sınırlandırılması gerektiğini vurguluyor.

Sağlık Servisiİlk yayın:
Nişasta bazlı şekerlerdeki yüksek fruktoz çocuk sağlığını tehdit ediyor

Nişasta bazlı şekerlerin (NBŞ) yüksek fruktoz içeriği, sağlık sorunları riskini artırıyor. Çocuklukta fazla şeker tüketiminin obezite ve hipertansiyon gibi hastalıklarla bağlantılı olduğu belirtiliyor. Nişasta bazlı şeker, nişasta içeren bitkilerden elde ediliyor ve glukoz ile fruktoz içeriyor.

Dünyada yiyecek ve içeceklerde en yaygın kullanılan şeker türü olarak biliniyor. Şekerleme, unlu mamuller, dondurma ve alkollü içeceklerde sıklıkla kullanılıyor. Üreticiler, bu şeker türünü tercih ediyor çünkü tatlılık ve kıvam sağlarken ürünün raf ömrünü de uzatıyor.

Türkiye'de, nişasta bazlı şekerin toplam şeker üretiminin en fazla yüzde 2,5'ini oluşturmasına izin veriliyor. Bu üretim Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından denetleniyor. Hacettepe Üniversitesi'nden Prof. Dr. Elif Özmert, NBŞ'nin yüksek fruktoz oranına dikkat çekti.

Şeker pancarından elde edilen sofra şekerinin glukoz ve fruktozu eşit oranla içerdiğini, NBŞ'nin ise fruktoz oranının yüzde 42 ile 90 arasında değiştiğini belirtti. Fruktozun, karaciğerde hızlıca yağa dönüşmesi ve tokluk hissi yaratmaması nedeniyle aşırı tüketildiğini ifade etti.

Prof. Dr. Özmert, yüksek şeker tüketiminin çocuk sağlığı üzerindeki etkilerinin sadece obezite ile sınırlı kalmadığını vurguladı. Ayrıca, çocukluk döneminde fazla şeker tüketiminin insülin direnci, hipertansiyon, yağlı karaciğer, diş çürükleri ve diğer sağlık sorunlarıyla ilişkili olduğunu belirtti.

Türkiye'de çocukların şekerli içecek tüketimi artış göstermekte. 2013, 2016 ve 2022 yıllarında yapılan çalışmalarda, ilkokul 7-8 yaş grubundaki çocukların her gün şekerli içecek tüketme oranı sırasıyla yüzde 12,7, yüzde 18,4 ve en son yüzde 42,3 olarak tespit edildi.

Bu durum, obezite riskinin arttığını gösteriyor. Özmert, şekerli ürünlerin beyindeki ödül merkezlerine etkisi nedeniyle bir tür bağımlılık hissi yaratabileceğini dile getirdi. Bu nedenle, ailelerin tüketim alışkanlıklarının çocuklar üzerinde etkili olduğunu söyledi.

Ayrıca, okul kantinlerinde sağlıklı gıda düzenlemelerinin yapılması gerektiğini vurguladı. Çocuk sağlığı için ilk iki yılda ilave şeker tüketilmemesi öneriliyor. Daha büyük çocuklar içinse ilave şekerin günlük kalorinin yüzde 5'ini aşmaması gerektiği belirtiliyor.

Gazlı içecekler ve doğal olmayan meyve sularından uzak durulması gerektiği ifade ediliyor. Amerikan Kalp Derneği, iki yaş altındaki çocukların hiç serbest şeker tüketmemesini, daha büyük çocukların ise yaşlarına göre günde en fazla 26 gram şeker tüketmesini öneriyor.

Hazır ürünlerin az tüketilmesi gerektiği, bunun yerine sağlıklı atıştırmalıklar ve meyvelerin tercih edilmesi gerektiği belirtiliyor. Çocukluk dönemindeki sağlık sorunlarının etkilerinin yetişkinliğe taşınabileceği uyarısında bulunan Özmert, obez çocukların ileride obez ergen ve erişkin olma ihtimalinin yüksek olduğunu vurguladı. Obezite ile ilişkili hastalık risklerinin erişkinlikte arttığına dikkat çekerek, yüksek kilolu gebelerin de risk taşıdığı ifade edildi.

Kaynak: Sağlık Servisi

#Çocuk Sağlığı · Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler