
Ölüm meydan okuyan ölümsüz denizanası sırrını koruyor
Bilim insanları, zorluklar karşısında yaşam döngüsünü başa sarabilen Turritopsis dohrnii türü ölümsüz denizanasını inceliyor.
Ölümsüzlük, bugüne kadar yalnızca tanrıların alanı ya da bilim kurgunun hayal gücü olarak görülürken; teknoloji girişimcilerinin genç kan enjeksiyonu, dondurma veya yapay zekayla dirilme gibi garip deneylerle peşinden koştukları bir rüya olmayı sürdürüyor. Ancak zarif ve parmak yükseltisi büyüklüğündeki bir denizanası, bu kodu çoktan çözmeyi başardı.
A&M Üniversitesi'nde görev yapan deniz biyoloğu Doç. Dr. Maria Pia Miglietta, Turritopsis dohrnii türünün ölümü alt etme konusunda inanılmaz bir beceriye sahip olduğunu belirtiyor. Miglietta, bu canlı hakkında, "Turritopsis eşsiz bir yapıya sahip çünkü yüksek sıcaklık, fiziksel kesilme, açlık, sudaki kimyasallar gibi elverişsiz koşullarla karşılaştığında, yani bu denizanasını öldürmeye çalıştığınızda ölmüyor" ifadelerini kullanıyor.
Çoğu normal denizanası hayata larva evresiyle başlıyor. Ardından serbest yüzen medüzleri oluşturan polipler halinde metamorfoz geçiriyorlar ve büyüyüp yetişkin denizanası haline geliyorlar. Zamanla üremelerini tamamladıktan sonra birçoğu yüzmeyi bırakıp ufalanarak yaşamını yitiriyor.
Fakat ölümsüz denizanası bu sondan kaçmayı başarıyor ve gençlik formuna geri dönerek yaşam döngüsünü baştan başlatıyor. Miglietta bu süreci "hücresel transdiferansiyasyon" olarak adlandırıyor. Denizanası ölüyormuş gibi görünerek dibe çöküyor; ardından tıpkı bir kelebeğin tırtıla dönüşmesi gibi küçülerek bir top haline geliyor ve 24 ila 48 saat içinde aynı genomu taşıyan yeni bir polip üretiyor.
Okuyucu Raquel López-Aragón, bu durumu doğanın en harika hilelerinden biri olarak nitelendirerek, "Bu denizanası yaşlandığında veya zarar gördüğünde, çoğu hayvan gibi ölmek yerine kendisini yeniden bebek bir denizanasına dönüştürüyor ve baştan büyüyor. Bunu istediği kadar tekrarlayabiliyor; yani teorik olarak yaşlılıktan asla ölmek zorunda kalmıyor, sadece hayatının sıfırlama tuşuna basmaya devam ediyor" diyor.
Miglietta'nın laboratuvarında incelediği bu denizanaları teorik olarak sonsuza kadar yaşayabiliyor. Yine de doğadaki bazı bireyler için diğer canlılar tarafından avlanmak bu rüyanın sonunu getirebiliyor.
Dünya genelinde Turritopsis cinsine ait sekiz kabul edilen tür bulunuyor ancak şu ana kadar yalnızca biri sonsuz yaşamın anahtarını elinde tutuyor. Ölümsüz denizanaları yalnızca birkaç milimetre büyüklüğünde olmasına rağmen Akdeniz'den Atlantik'e, Japonya kıyılarından Panama ve Brezilya'ya kadar pek çok bölgede bulunabiliyor.
Bir başka okuyucu ise ölümsüz denizanasının strese girdiği her an hiç zorlanmadan bir gence dönüşme yeteneğine sahip olduğunu ve bu durumun insanlarda da olmasını herkesin dilediğini ifade ediyor.
Denizanası alanında uzman biyolog Dr. Lisa-ann Gershwin, narin vücutları ve dokunaç duvağıyla Turritopsis'i enfes ve en güzel küçük yaratık olarak tanımlarken, onları olağanüstü kılan özelliğin reenkarnasyon kapasitesi olduğunun altını çiziyor. İnsanların antik çağlardan beri sonsuz yaşam üzerine düşündüğünü belirten Gershwin, bunun insanları birleştiren unsurlardan biri olduğunu söylüyor.
Gershwin, insanların ölmek istememesinin doğasında derinlere işlediğini vurgulayarak, hayatta kalma dürtümüz ile bunun bir denizanasında var olmasının yarattığı tezatlığın kendisini son derece eğlendirdiğini dile getiriyor.
Öte yandan etkinlik kapsamında 3-12 Ağustos tarihleri arasında her gün okuyucuların aday gösterdiği binlerce omurgasızdan biri tanıtılacak ve tüm bu canlılar tanıtıldıktan sonra oylama süreci başlatılarak en favori olanlar seçilecek.

