1 Ağustos 2026 CumartesiUSD 47,56EUR 54,86
Gundemnabzi
Osman Kalın'ın Berlin duvarı'ndaki evi direnişin simgesi oldu

Osman Kalın'ın Berlin duvarı'ndaki evi direnişin simgesi oldu

Yozgat'tan Almanya'ya giden Osman Kalın'ın Berlin Duvarı'nın yanına inşa ettiği ev, İngiliz basınında geniş yer buldu.

Dış Haberler Servisiİlk yayın:

İngiliz The Guardian gazetesi, Berlin Duvarı'nın hemen yanında Osman Kalın tarafından inşa edilen ve günümüzde kentin simge yapılarından biri kabul edilen 'Duvar Evi'nin hikayesini okuyucularına aktardı. Gazete, Kalın'ın evini 'direnişin sembolü' olarak nitelendirirken, yapının güvenlik gerekçesiyle yıkılmasından endişe duyanların burayı korumak için harekete geçtiğini belirtti.

Bu ilginç hikaye, Berlin'in Doğu ve Batı olarak ikiye bölündüğü 1983 yılında başladı. Türkiye'den Almanya'ya işçi göçüyle gelen Osman Kalın, Kreuzberg semtinde soğan, sarımsak ve salatalık yetiştirebileceği küçük bir toprak parçası arayışındaydı.

Bethaniendamm caddesi yakınlarında, Berlin Duvarı'nın çizdiği sınır yüzünden üçgen biçiminde sahipsiz kalmış bir arazi buldu. Söz konusu alan Batı Berlin tarafında yer almasına rağmen resmi olarak Doğu Almanya'ya aitti. İki tarafın da kullanmadığı bu arazi zamanla eski mobilyalar ile çöplerin atıldığı bir noktaya dönüşmüştü.

Osman Kalın önce bu araziyi tamamen temizledi, ardından burada çiçek ve sebze yetiştirmeye başladı. Küçük bir kulübe kurmasının sonrasında Doğu Alman yetkililerden, yaptığı yapının Berlin Duvarı'nı geçmemesi şartıyla arazide kalabilmesi için izin aldı.

Geçen yıllar içinde Osman Kalın, kulübenin yerine iki katlı ahşap bir yapı inşa etti. Ağaç Ev olarak tanınan bu yapı, dalların üzerinde bulunmasa da arazideki yetişkin bir ağacın gövdesini çevreleyecek şekilde tasarlandı.

Doğu Alman askerlerinin ölümcül güç kullanma yetkisiyle devriye gezdiği duvarın hemen yanında kurulan bostan ve ev, zamanla Berlin'in karanlık dönemindeki asi ruhun simgelerinden birine dönüştü. The Guardian'a göre bu yapı, dışlanmayla karşı karşıya kalan göçmenlerin yaratıcılığını ve büyük güçler arasındaki mücadelenin kentte yarattığı trajik çelişkileri de gözler önüne serdi.

Berlin Duvarı'nın 1989 yılında yıkılması ve kentin yeniden birleşmesinin ardından Kalın'ın araziden tahliye edilmesi gündeme geldi. Ancak komşu St. Thomas Kilisesi, 18'inci yüzyıla ait belgelerle arazinin gerçek sahibi olduğunu kanıtladı ve Kalın'ın burada yaşamını sürdürmesine olanak tanıdı.

Osman Kalın'ın 2018 yılında hayatını kaybetmesinin ardından evin ve bostanın bakımını oğlu Mehmet Kalın devraldı.

Berlin'deki Türk toplumu temsilcilerinden Suat Özkan, The Guardian'a yaptığı açıklamada Osman Kalın'ı olağanüstü bir kişi olarak nitelendiriyor.

Kalın'ın kusursuz bir mimar ya da sanatçı olmayabileceğini ifade eden Özkan, buna karşın tamamen özgün ve sanatsal bir yapı ortaya koyduğunu vurguluyor. Özkan, iki küresel siyasi sistemin karşı karşıya geldiği bir dönemde gerçekleştirilen bu eylemin düzene karşı çıkma ve ayağa kalkmanın mümkün olduğunu gösterme anlamı taşıdığını dile getiriyor.

"Burası direnişin yanı sıra ırkçılığa, ayrımcılığa ve düşmanlığa karşı duruşun da sembolüdür" diyen Özkan, yapının önemine dikkat çekiyor.

1925 yılında Yozgat'ta dünyaya gelen Osman Kalın, 1960'ların sonunda işçi olarak Batı Almanya'ya göç etti. Almanya'nın iş gücü açığını kapatmak amacıyla yürüttüğü misafir işçi programı kapsamında 1955 ile 1973 yılları arasında ülkeye yaklaşık 14 milyon yabancı işçi geldi. Geçici olarak tasarlanmasına rağmen bu işçilerin önemli bir kısmı Almanya'da kalmayı tercih etti.

Günümüzde Almanya'da, 200 bini Berlin'de olmak üzere yaklaşık üç milyon Türk yaşıyor.

Suat Özkan, savaş sonrasında Almanya'nın ekonomik kalkınmasına büyük katkı sağlayan yabancı işçiler adına hala merkezi bir anıt kurulmadığına dikkat çekerek Osman Kalın'ın evinin bu amaçla korunmasını talep ediyor.

Tarihçi Stefan Zeppenfeld de yapının, Türk işçilerin Berlin kent dokusuna bıraktığı az sayıdaki somut mirastan biri olduğunu ifade etti. Zeppenfeld'e göre Duvar Evi; Berlin'in bölünmüş geçmişini, göçmenlerin kentteki varlığını ve Kreuzberg'in dönüşümünü aynı noktada buluşturuyor.

Aradan geçen yıllarda yıpranan yapının kamu güvenliği açısından risk oluşturabileceği gerekçesiyle kaldırılmasından endişe duyuluyor. Evin destekçileri, yapının dağınık ve özgün görünümünü korumak isterken yerel yönetim güvenlik, mülkiyet ve ruhsat sorunlarının çözülmesi gerektiğini aktarıyor.

Kreuzberg Bölge Meclisi Üyesi Florian Schmidt, Osman Kalın'ın oğlu Mehmet Kalın ile birlikte çalıştıklarını, yapının ayakta kalabilmesi için gereken izinleri sağlamaya gayret ettiklerini açıkladı. Mehmet Kalın'a bakım ve onarım yapabilmesi için geçici izin verilirken mülkiyetle ilgili konuların da incelendiği bildirildi.

Duvar Evi'nin çevresindeki tel örgüler üzerinde Osman Kalın'ın yaşamını ve arşiv fotoğraflarını anlatan açık hava sergisi kurulması da planlar arasında yer alıyor.

Berlin'de alternatif kültür turları düzenleyen Adrian Sampson ise Osman Kalın'ın hikayesini 'direniş, dayanışma ve çok kültürlülüğün birleşimi' sözleriyle özetliyor. Sampson'a göre yapının ortadan kaldırılması, yalnızca Kalın ailesi için değil, Berlin'in hafızası açısından da büyük bir kayıp anlamına gelecek.

Kaynak: OdaTV

#Almanya — Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

İlgili Haberler