Pişmanlık Yasası için yeni hükümler gündemde
Geçmişte sekiz kez uygulanan Pişmanlık Yasası'na yeni düzenlemeler ekleniyor. Sürecin detayları ve Cemil Çiçek'in değerlendirmeleri.
Her dönemin kendine özgü şartları ve önlemleri bulunur. Terör örgütü PKK ile mücadelede devlet geçmişte farklı yöntemler uygulamış, teröristlerin pişmanlık duyarak dağdan inmeleri için çeşitli kolaylıklar sağlamıştır. Bugün gündeme gelen adım da geçmiştekilerden bazı farklılıklar taşısa da özünde aynı amaca hizmet etmektedir.
Abdullah Öcalan ve Kandil'deki örgüt yönetimi kanunun önce çıkmasını, silahların daha sonra bırakılmasını isterken; devlet ise silahların bırakılıp mağaraların boşaltılmasının ilgili birimlerce teyit edilmesinin ardından yasanın çıkarılacağını belirtmektedir. Bu doğrultuda bir orta yol bulunmuş olup, kanun çıkacak ancak uygulaması saha gözlemleri ve rapor sonuçlarına göre hayata geçirilecektir. Sürecin kısa sürede tamamlanması beklenmemekte ve seçim sonrasına kalma ihtimali yüksek görünmektedir. Erken uygulama ise öncelikli olarak cezaevindeki teröristler için devreye girecektir.
Geçmişte rahmetli Turgut Özal'ın başbakanlığı döneminde çıkarılan Pişmanlık Yasası, örgüt içerisinde "Biz yanlış yapmadık ki pişman olalım" şeklinde olumsuz bir algı yaratmıştı. Süresi doldukça uzatılan yasa, 2003 yılında AK Parti iktidarı döneminde sekizinci kez uzatılmıştı.
Söz konusu uzatım kararı hükümet programında veya seçim beyannamesinde yer almamaktaydı. Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında konu MGK Genel Sekreterliği tarafından gündeme taşınmıştı. O dönem "PKK'lılar affediliyor" eleştirileriyle karşılaşan dönemin Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, yasanın uzatılmasının AK Parti'nin veya hükümetin değil, bir devlet ihtiyacı olarak gündeme geldiğini ifade etmişti.
Daha önceki Pişmanlık Yasaları ve uzatmalarında denetimli serbestlik uygulaması bulunmuyordu. Avrupa Birliği uyum reformları çerçevesinde Cemil Çiçek'in Adalet Bakanlığı görevi sırasında sisteme denetimli serbestlik, adli kontrol ve ev hapsi gibi mekanizmalar dahil edilmişti. Yeni yasada da bu hükümler yer alacak ve uygulanacaktır.
Yeni dönemde denetimli serbestlik süreleri uzatılırken, bazı suçların nitelikleri de değiştirilmektedir. Geçmişteki yasalarda "terör örgütü üyesi olmak" başlı başına bir suç teşkil ediyordu; örneğin FETÖ veya diğer yasadışı örgütler bağlamında örgüte üye olmak ya da yardım yataklık yapmak cezalandırılıyordu. Hazırlanan yeni düzenlemeyle bazı örgüt mensupları için terör örgütü üyeliği suç olmaktan çıkarılacaktır.
Eski Adalet Bakanı, Hükümet Sözcüsü, TBMM Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Cemil Çiçek, konuyla ilgili değerlendirmelerinde terör örgütü üyesi olmuş ancak herhangi bir suça karışmamış kişilerin topluma kazandırılması için bir şans tanınmasının öngörüldüğünü belirtti. Çiçek, bu yasanın özünün daha önceki Pişmanlık Yasası'nın genişletilmiş hali olduğunu, terör örgütü üyeliği suçunun diğer yapılar için değil yalnızca PKK için ortadan kalkacağını ifade etti. Basındaki haberlerin doğrultusunda bazı suçların terör suçu olmaktan çıkarılmasıyla infaz kolaylıkları getirilebileceğini belirten Çiçek, bu tahminlerin ipuçlarının MHP Lideri Devlet Bahçeli tarafından da verildiğini vurguladı.
Türkiye'de yaklaşık 50 bin vatandaşın yaşamını yitirdiğini ve öldürmenin artık bir çözüm olmaktan çıktığını belirten Cemil Çiçek, devletin zaman içinde kademeli olarak köy koruculuğu, özel hareket timleri ve mühimmat takviyesi gibi birçok güvenlik tedbiri uyguladığını hatırlattı. Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un terörle mücadelede askeri üzerlerine düşeni yaptıklarını, ancak meselenin ekonomik, siyasi, kültürel ve hukuki boyutlarının da siyasi iktidar tarafından ele alınması gerektiği yönündeki sözlerini hatırlatan Çiçek, her dönemin bakış açısının farklı olabileceğine dikkat çekti.
Cemil Çiçek bakanlık dönemindeki bir açıklamasında, aralarında Türkiye ile aynı ittifak içinde yer alanların da bulunduğu 28 devletin PKK'ya destek verdiğini açıklamıştı. Hiçbir terör örgütünün dış destek olmadan uzun süre ayakta kalamayacağını vurgulayan Çiçek, günümüzde olumlu bir havanın hakim olduğunu ve Türkiye'nin bu fırsatı değerlendirmesi gerektiğini belirtti. Yeni yasa teklifinin TBMM'den nasıl geçeceği ise önümüzdeki süreçte netlik kazanacak.




