10 Ağustos 2026 PazartesiUSD47,72EUR55,16
Gündem Nabzı
Sabah kahvesi içenlerin kişilik özellikleri ve genetik etkileri

Sabah kahvesi içenlerin kişilik özellikleri ve genetik etkileri

Lindenwood Üniversitesi'nin araştırması, sabah kahvesi tüketimi ile kişiliğin sorumluluk ve yeniliğe açıklık boyutları arasındaki ilişkiyi inceledi.

Yaşam Servisiİlk yayın:

Güne bir bardak kahve içmeden başlayamayanlardan mısınız? Uzmanlar tarafından yürütülen araştırmalar, her gün kahve tüketmenin sadece bir kafein ihtiyacı olmadığını, kişiliğimiz hakkındaki gizli ipuçlarını gözler önüne serdiğini ortaya koydu! Meğer günün ilk ışıklarıyla birlikte kahve içmeye başlayanlar bu kişilik özelliklerine sahipmiş… Güne bir bardak kahve ile başlamak, yalnızca kafein almakla ilgili değildir. Bazı insanlar için güne başlamanın değişmez bir parçası olabilir. — RUTİNLERE BAĞLILIK —

Lindenwood Üniversitesi'nde yürütülen bir araştırmada kahve tüketimi ile kişiliğin "sorumluluk" boyutu arasındaki ilişki de incelendi. Bu özellik ise düzenli olma, planlı hareket etme, sorumluluklarını yerine getirme ve belirli alışkanlıkları sürdürme eğilimi ile ilişkilendiriyor. Bu nedenle sabah kahvesini her gün aynı saatlerde içmek, kahve molasını günün vazgeçilmez bir parçası haline getirmek veya belirli bir kahve rutinini istikrarlı bir şekilde sürdürmek, kişiliğin bu yönüyle birlikte düşünülebilir. Ancak araştırma, "her sabah kahve içen herkes düzenlidir" sonucunu ortaya koymuyor.

Burada kahve tüketimi ile kişiliğin sorumluluk boyutu arasında araştırmacıların incelediği bir ilişki bulunması dikkat çekici olan noktadır. — YENİLİĞE AÇIKLIK —

Kahve alışkanlığının bir de psikolojik tarafı bulunuyor. Lindenwood Üniversitesi'nde yapılan küçük ölçekli bir araştırmada, kahve tüketimi ile kişilik özellikleri arasındaki ilişki incelendi. Araştırmada özellikle 'yeniliğe açıklık (openness)' özelliği dikkat çekti.

Bu kişilik özelliği; yeni deneyimlere meraklı olmak, farklı fikirleri keşfetmek ve rutinin dışına çıkmaya karşı daha istekli olmak gibi özelliklerle ilişkilendiriliyor. Yapılan araştırmada kahve tüketimi ile yeniliğe açıklık arasında pozitif yönde bir ilişki de bulundu.

Ancak bu, "kahve içen herkes yeniliklere açıktır" anlamını taşımıyor. Çalışma yalnızca bu iki özellik arasında bir ilişki olduğunu göz önüne seriyor. — GENETİK VE BÖBREK İLİŞKİSİ —

Araştırmacılar, kafeini metabolize etme hızının kahve tüketimi ile bazı böbrek sonuçları arasındaki ilişkiyi değerlendirebildiğini de ortaya koydu. NIH (National Institutes of Health) arşivinde yayınlanan çalışmada, kafeini daha yavaş metabolize eden ve günde üç fincandan fazla kahve tüketen kişilerde albuminüri, hiperfiltrasyon ve hipertansiyon gibi bazı böbrek sonuçlarının görülme olasılığının daha yüksek olduğu ortaya çıktı.

Kafeini hızlı şekilde metabolize edenlerde ise aynı ilişki gözlemlenmedi. Yani aslında konu yalnızca "kahve iyi mi, kötü mü?" sorusundan ibaret değil; kahveyi vücudunuzun nasıl işlediği de önemli olabilir. — KAFEİNİ İŞLEME SÜRECİ —

Vücudumuzun kafeini parçalamasında önemli rol oynayan CYP1A2 enziminin çalışma hızındaki genetik farklılıklar, kafeinin vücutta ne kadar süre kaldığını etkileyebiliyor. Bu nedenle bazı insanlar akşam saatinde kahve içse bile sıkıntı yaşamazken bazıları sabah içtikleri bir bardak kahve sebebiyle gece uykusuz kalabilirler.

Yani aynı fincan kahve iki farklı kişide de aynı etkiyi yaratmayabiliyor. Bazı insanlar kafeini daha hızlı metabolize ederken bazıları daha yavaş işlerler. Kahvenin sizde yarattığı etki yalnızca ne kadar kahve içtiğinizle değil, vücudunuzun kafeini nasıl işlediği ile ilgili olabilir.

Kaynak: Sabah

#Kahve — Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler