27 Temmuz 2026 Pazartesi
Gundemnabzi
Simone Vagnozzi: Jannik Sinner içten içe ateşli biri

Simone Vagnozzi: Jannik Sinner içten içe ateşli biri

Dünyanın bir numaralı tenisçisi Jannik Sinner'in antrenörü Simone Vagnozzi, İtalyan sporcunun karakterini, çalışma disiplinini ve antrenörlük sürecini anlattı.

Spor Servisiİlk yayın:

Simone Vagnozzi, Corriere della Sera gazetesine verdiği kapsamlı röportajda tenis, sinema ve psikolojiyi bir araya getirerek dünya bir numarası Jannik Sinner'i farklı bir bakış açısıyla değerlendirdi. Antrenör kutusunun sporcular için her zaman tepki gösterilen ama antrenörler için de büyük bir işkence olduğunu belirten Vagnozzi, söylenecek her kelimenin tam anlamıyla anlaşılması gerektiğini vurguladı. Ancak İtalyan tenisçiyle çalışmanın çok daha kolay olduğunu çünkü Jannik'in kendisine duymak istemediklerini söyleyecek kişileri yanında istediğini ifade etti. Dışarıdan pek belli olmasa da Sinner'in oldukça ateşli bir yapıya sahip olduğunu, buna rağmen duygularını mükemmel yönettiğini belirten koç, onun doğuştan gelen yeteneklere sahip olduğunu kaydetti.

Jannik Sinner ile 2022 yılında tanıştığını belirten Vagnozzi, nikah şahidi olan menajeri Vittur'un kendisini deneme amaçlı aradığını ve bu sürecin başarılı sonuçlandığını söyledi. İlk buluşmalarında Sinner'in potansiyelini hemen fark ettiğini aktaran antrenör, sporcunun dünya 10 numarası olmaktan memnun olmasını istemediğini ve başından beri zirveyi hedeflediğini dile getirdi. Rafael Nadal, Novak Djokovic ve Stefanos Tsitsipas gibi isimler karşısında başlangıçta zorlandıklarını, fiziksel, kassal ve zihinsel boyutlarda pek çok alanı geliştirmeleri gerektiğini belirtti. Sinner'in inanılmaz derecede çalışkan bir sporcu olduğunu ve beş yıllık süreçte onu motive etmek zorunda kalmasının sadece iki ya da üç kez olduğunu ifade eden Vagnozzi, sporcunun hiçbir zaman hak edilmişlik hissiyle yaklaşmadığını, yapılan eleştirileri ve uyarıları daima kabul ettiğini kaydetti.

Clostebol süreci gibi zorlu dönemlerden de bahseden antrenör, bu tür durumların suçsuz yere yaşandığında anlaşılmasının güç olduğunu ancak tenisçilerin bardağın dolu tarafını görmeye alışkın olduğunu söyledi. Roland Garros'taki erken elenmelerin Wimbledon'a hazırlık için zaman kazandırdığını, cezaların ise enerji toplamak adına fırsata çevrildiğini belirten Vagnozzi, Sinner'in sahaya çıktığında dışarıdaki her şeyi unutma konusunda bir fenomen olduğunu ve sadece maça odaklandığını dile getirdi.

Paris'teki Roland Garros turnuvasında sıcaklıkların zorlayıcı olduğunu ve Jannik'in oraya ciddi bir fiziksel ve zihinsel yükle geldiğini hatırlatan Vagnozzi, bu tür rahatsızlıkların tek bir nedene bağlanamayacağını ve bunlarla yaşamak zorunda olduklarını vurguladı. Sporcuların otomat olmadığını, sıcaklık, yorgunluk ve gerilimin birleşebileceğini belirten antrenör, 2022 yılına kıyasla serviste, taktiksel okumalarda ve vuruş seçimlerindeki büyük gelişmelere dikkat çekti. İkinci servis hızının arttığını ve çeşitlendiğini belirten Vagnozzi, bu başarıda meslektaşı Darren Cahill ile aynı vizyonu paylaşmalarının büyük payı olduğunu, oyuncunun yanında asla çatışma göstermeyip perde arkasında uzlaştıklarını ifade etti.

Sinner'i geçmişin büyük isimleriyle karşılaştıran Vagnozzi, onun John McEnroe ile karşılaşmasını izlemeyi çok isteyeceğini söyledi. Biri tamamen sakin, diğeri ise saf ateş olan iki farklı karakterin unutulmaz bir maça imza atacağını belirten antrenör, kendi geçmişine de değinerek babasıyla gittiği tenis kulübünde spora başladığını, kazandığı Baby Davis Kupası ile ulusal seviyeyi hedeflediğini ve Andrea Lorenzi'ye karşı dört saat süren uzun maçta yaşadığı ilk hayal kırıklığını asla unutmadığını paylaştı. Kaybedilen maçların bazı durumlarda gelişim sağladığını, özellikle New York'ta Carlos Alcaraz'a karşı alınan yenilginin ardından servis hareketini ve teknik detayları düzelttiklerini belirtti.

Sinner ile ilgili değerlendirmelerini sinema referanslarıyla da zenginleştiren Vagnozzi, 2277 nüfuslu bir kasabadan Wimbledon'a uzanan yolculuğunu Sliding Doors filmine benzetti. Birmingham'daki gençlik turnuvasına giderken yaşadığı zorlu seyahat anılarını Martin Scorsese'nin filmlerine benzeten koç, hayatın tesadüflerle şekillendiğini ancak şansın yanı sıra çalışmanın en temel unsur olduğunu, güçlü bir oyuncunun aptal olabileceğini ancak asla aptal bir şampiyon olamayacağını sözlerine ekledi.

Kaynak: Gazzetta (EN)

İlgili Haberler