
Spotify, 75 milyon şarkıyı platformdan kaldırdı
Spotify, yapay zeka ile üretilen 75 milyondan fazla şarkıyı sildi. Yeni özellikler, müzik dinleme deneyimini değiştiriyor.
Spotify, yapay zeka ile üretilen 75 milyondan fazla şarkıyı platformdan kaldırdı. Şirket, bu parçaların dinleyicilerin müzikle kurduğu ilişkinin merkezine yerleştirilen yeni özelliklerle birlikte daha da tartışmalı hale geldiğini belirtiyor. Müzik dünyasında, yapay zekanın müzik üretme yeteneği tartışılmaktayken, artık bu teknoloji hangi şarkının dinleneceği ve nasıl keşfedileceği üzerinde de etkili olmaya başladı. Spotify, endüstriyel ölçekte yapay zeka ile üretilen düşük kaliteli içerikleri temizlemeye çalışıyor. Ancak aynı zamanda kendi yapay zeka araçlarını da uygulamanın merkezi haline getiriyor. Şirketin son adımları, müzik endüstrisinin çelişkili dönemini gözler önüne seriyor.
Son 12 ayda, Spotify’ın Küresel Sanatçılar, Pazarlama ve Politika Başkanı Sam Duboff’un açıklamasına göre, platform 75 milyondan fazla parçayı ‘spam’ olarak değerlendirerek kaldırdı. Her gün yaklaşık 100 bin yeni şarkının yüklendiği Spotify’da, yapay zeka ile müzik üretimi giderek daha da yaygınlaşıyor. Duboff, bu içerikleri ‘AI slop’ olarak tanımlayarak, düşük emekle kitlesel biçimde üretilen yapay zeka artıkları olarak nitelendiriyor. Spotify, bu parçaları önce tespit ederek öneri sistemlerinden çıkarıyor, ağır ihlallerde ise tamamen siliniyor.
Spotify’a göre yapay zeka yeni dolandırıcılık yöntemleri yaratmıyor; mevcut yöntemlerin daha büyük bir ölçekte uygulanmasını mümkün kılıyor. Sahte sanatçı profilleri, klonlanmış vokaller, taklit gruplar gibi unsurlar, platformun telif ve öneri sistemlerini zorlamaya başladı. Ancak Spotify, her yapay zeka kullanılan eseri kaldırmayı planlamıyor. Şirket, müzisyenlerin bu teknolojiyi yaratıcı bir araç olarak kullanmasının kendi tercihleri olduğunu savunuyor ve sanatçılardan yapay zekayı nerede ve nasıl kullandıklarını açıklamalarını talep ediyor.
Spotify’ın beta aşamasındaki ‘AI credits’ uygulaması, sanatçılara eserlerinde yapay zeka kullandıklarını belirtme imkanı sunuyor. Ayrıca gerçek sanatçıları ayırt etmek için yeşil onay işaretli bir doğrulama sistemi devreye sokuldu. Müzik sektörünün önde gelen kuruluşları da ‘AI-generated’ ve ‘AI-assisted’ etiketleri üzerinde çalışıyor. Bu etiketler, yapay zeka tarafından tamamen oluşturulan veya kısmen kullanılan parçaları tanımlamak için kullanılacak. Ancak bu sistem, sanatçıların beyanlarına dayanıyor ve bu nedenle bazı kayıtların açıklama yapılmadan dolaşıma girmesi hala mümkün.
Rakamlar, dönüşümün ulaştığı boyutu gösteriyor. Deezer, yeni yüklemelerin yarıya yakınının yapay zeka üretimi olduğunu bildirirken, bir Apple Music yöneticisi, platforma gelen yeni kayıtların üçte birinin tamamen yapay zeka ile oluşturulduğunu açıklamıştı. Ancak Spotify, tamamen yapay zeka üretimi parçaların toplam dinlenme içindeki payının yüzde 1’in altında olduğunu savunuyor. Şirkete göre dinleyiciler hâlâ gerçek sanatçılara ve insan üretimi müziğe yöneliyor.
Spotify’ın yapay zeka hamleleri bununla sınırlı kalmıyor. Şirket, 14 Temmuz’da ‘Talk to Spotify’ adlı yeni sohbet asistanını beta olarak kullanıma sundu. Bu sistem, kullanıcıların yazarak veya konuşarak müzik seçmesini sağlıyor. Dinleyiciler, daha önce hiç dinlemedikleri sanatçılardan şarkılar isteyebiliyor ve önerileri değiştirmek için çeşitli komutlar verebiliyor. Ayrıca şarkıyı kaydetmek, sıralamaya eklemek ve sanatçıyı takip etmek de bu sohbet ekranından yapılabiliyor.
Asistan sadece müzik önermiyor; albümün çıkış tarihi, parçanın türü veya sanatçının geçmişi gibi soruları da yanıtlıyor. Podcast ve sesli kitapları kapsayan sistem, konuklar, yazarlar ve benzer içerikler hakkında bilgi verebiliyor. Spotify, yıllardır biriktirdiği kişisel dinleme verilerini bu sohbetin bir parçası haline getiriyor. Kullanıcılar, çalma listelerine, sevdiği sanatçılara ve dinleme geçmişine dayalı yanıtlar alıyor.
Ancak bu durum, kişisel verilerin nasıl kullanılacağı sorusunu gündeme getiriyor. Lorde, Spotify’ın yapay zeka hamlelerine en sert itirazlardan birini yaptı. Grammy ödüllü sanatçı, platformun şarkıların hikayesini anlatma amacıyla geliştirdiği ‘About the Song’ özelliğinin kendi eseri hakkında yanlış bilgi verdiğini açıkladı. Lorde, sistemin kendisine ait ‘Current Affairs’ şarkısını yanlış bir şekilde tanıttığını belirtti.
Sanatçı, yapay zeka tarafından özetlenmenin eserin anlamını daralttığını ve dinleyicinin özgür yorum alanını kısıtladığını savundu. Spotify ise ‘About the Song’ özelliğinin beta aşamasında olduğunu ve bilgilerin internetteki üçüncü taraf kaynaklardan derlendiğini bildirdi. Şirket, dinleyicilerin şarkıların arkasındaki hikayeleri merak ettiği için bu sistemi geliştirdiğini savunsa da Lorde’nin itirazı, sanatçının hikayesini anlatma yetkisinin kimde olduğunu sorguluyor.
Groovie Studio London’ın kurucusu Onur Polat, algoritmaların yalnızca dinleyicinin önüne hangi müziğin çıkacağını belirlemediğini, aynı zamanda üretilen müziği de şekillendirdiğini açıkladı. Polat, daha kısa girişler ve belirli ruh hâllerine uygun müzik üretme eğiliminin bu sistemin sonuçları arasında olduğunu belirtti. Spotify’ın yeni adımları, müzik endüstrisinde yalnızca yapay zekanın şarkı üretip üretemeyeceği tartışmasını değil, dinleyici ile sanatçı arasındaki ilişkinin dinamiklerini de yeniden şekillendiriyor.



