30 Temmuz 2026 Perşembe
Gundemnabzi
Taklamakan çölü'nü çevreleyen 3 bin kilometrelik yeşil kuşak tamamlandı

Taklamakan çölü'nü çevreleyen 3 bin kilometrelik yeşil kuşak tamamlandı

Taklamakan Çölü'nün etrafını saran yeşil kuşak projesi bitti. Araştırmalar, ağaçlandırılan alanların bölgedeki karbon emilimini artırdığını ortaya koydu.

Dış Haberler Servisiİlk yayın:

Taklamakan Çölü'nün etrafını kuşatan 3 bin 46 kilometrelik yeşil kuşak projesi son fidanların dikilmesiyle tamamen kapatıldı. PNAS dergisinde yayımlanan 25 yıllık uydu ve saha verilerine dayalı araştırma, çölün ağaçlandırılan kenarlarının atmosfere salınandan daha fazla karbondioksit emdiğini kanıtladı.

Taklamakan Çölü, 337 bin kilometrekarelik yüzölçümü ve yüzde 95'i hareketli kumullardan oluşan yapısıyla dünyanın en zorlu coğrafyalarından biri kabul ediliyor. Çin'in 1978'de başlattığı "Büyük Yeşil Duvar" programının parçası olan koridor, ilerleyen kumullardan yerleşim yerlerini ve altyapıyı korumak amacıyla inşa edildi.

Hattın bitki dikimi açısından en zorlu kabul edilen son 285 kilometrelik bölümü, fidanların kuruma riskine karşı yürütülen yoğun yenileme ve bakım çalışmalarının ardından ana hatla birleştirildi. Program kapsamında ülke genelindeki orman örtüsü yüzde 10 seviyelerinden yüzde 25'in üzerine çıkarıldı.

Projenin asıl amacı kumul hareketini engellemek olmasına karşın, 25 yıllık izleme verileri ikincil bir ekolojik etkiyi tespit etti. Temmuz ve eylül ayları arasındaki yağışlı dönemde aktifleşen bitki örtüsüyle birlikte çöl üzerindeki karbondioksit seviyesinin 416 ppm'den 413 ppm'e gerilediği ölçüldü.

Araştırma ekibinde yer alan NASA ve Caltech uzmanı Yuk L. Yung, yürütülen çalışmanın insan müdahalesiyle en kurak bölgelerde bile biyolojik karbon tutulumunun artırılabileceğini ilk kez somut olarak gösterdiğini bildirdi.

Ağaçlandırılan kuşağın uzun vadede varlığını sürdürebilmesi, mevsimsel yağışların yanı sıra su kaynaklarının yönetimine bağlı durumda. Yıllık yağış miktarının son derece düşük olduğu Taklamakan Havzası'nda, kurumaları önlemek adına sel sularının ve nehir yataklarının yapay yollarla hatlara yönlendirilmesi gerekiyor. Sınırlı yeraltı suyu varlığı, sistemin gelecekteki en büyük teknik sınaması olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Sözcü

İlgili Haberler