Tekstil sektörü 4 yılda 364 bin istihdam kaybı yaşadı
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği, yeni teşvik sistemi önerisini Saray'a sundu. Destek düzenlemeleri yapılmazsa sektörde pazar kaybı yaşanacak.

Hazırgiyim ve tekstil sanayicileri, orta vadeli programda üretim ortamını destekleyecek bir vizyon bulamıyor. 2022-2026 döneminde 364 bin kişilik istihdam kaybı ve 10 bin 497 işletme kaybı bekleniyor. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), 38 maddelik yeni bir teşvik sistemi önerisini değerlendirmeye alan Saray’a odaklanmış durumda.
TGSD Müşterek Başkanı Toygar Narbay, destek düzenlemeleri yapılmaması halinde pazar kaybının yaşanacağını belirtti. Narbay, üreticilerin stratejik müdahale olarak butikleşeceğini ve bunun istihdam kaybına yol açacağını ifade etti. Ayrıca, sanayisizleşme tercihinin Türkiye’nin geleceği açısından büyük bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.
TGSD yöneticileri, sektörün mevcut durumunu paylaşmak ve Türkiye sanayisinin karşı karşıya olduğu yapısal riskleri değerlendirmek amacıyla basın toplantısı düzenledi. Narbay, 2022-2026 döneminde maliyetlerin rekabet gücünü azalttığını belirtti. Bu süreçte ücretlerin 5.1 kat, finansman maliyetlerinin 4.1 kat, enflasyonun 3.8 kat arttığını ifade etti.
Paritenin 2.5 kat artışı da ciddi bir makas oluşturdu. Narbay, OVP'de “olması gereken” kur tespitinin yapıldığını ifade etse de geçmişten gelen büyük bir değerlenme olduğunu kaydetti. Bu fark ortadan kaldırılmadığı takdirde, önümüzdeki üç yılda rekabetçilik açısından zorluklar yaşayacağımızı belirtti.
Ayrıca, ülkenin geçmişte yaklaşık 12 milyar dolar olan faiz ödemesinin 60 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Narbay, Türk ihracatçısının küresel rekabette her gün 10 puan geriden başladığını söyledi. Narbay, tüm sektörler adına konuşarak, mal ihracatının milli gelire oranının 2025’te yüzde 17.1 iken, yeni OVP’de bu oranın 2029’da yüzde 14.2 olmasının öngörüldüğünü belirtti.
2028 tahmininin de 1,9 puan geri çekildiğine dikkat çekti. Narbay, “Bu, sanayisizleşmeyi doğruluyor. Şu anda tamamen hizmetlere dayalı bir büyüme stratejisiyle gidiliyor, bunu üzülerek izliyorum” dedi.
OVP’de yüksek teknoloji desteğinin öne çıktığını ancak sanayinin çoğunluğu için bir yaklaşım görmediklerini ekledi. Narbay, OVP’nin mesajını “İstihdamı ve pazarı olabildiğince koru; ben seni bunun için destekleyeceğim ama bu süreçte dönüş” şeklinde yorumladı. Ancak bu yaklaşımın kendi strateji haritalarıyla örtüşmediğini belirtti. Narbay, hem değeri artırmak hem de hacmi artırmak istediklerini vurguladı.
TGSD'den öneriler arasında, net ihracata verilen kur dönüşüm desteğinin yüzde 10’a çıkarılması, reeskont faizlerinin politika faizinin yüzde 50’sine sabitlenip tahsilatın vade sonuna kaydırılması, Büyük İşletmeleri Geliştirme Başkanlığı’nın kurulması ve Eximbank kredi/ihracat oranının 2018’deki yüzde 16.5 seviyesine çıkarılması yer alıyor.







