29 Temmuz 2026 Çarşamba
Gundemnabzi
Tüketicide fiyat algısı kayboldu: Ürünler arasında yüzde 60 fark

Tüketicide fiyat algısı kayboldu: Ürünler arasında yüzde 60 fark

Piyasalarda bozulan fiyat algısı, ürünler arasında dikkat çekici uçurumlar oluşturdu.

Ekonomi Servisiİlk yayın:

Piyasalardaki fiyat algısının bozulması, işletmelerin etiketlerde büyük farklar oluşturmasına yol açıyor. Taze sebze ve meyve fiyatlarındaki uçurumlar yüzde 100’lere ulaşırken, aynı mahalledeki marketler arasındaki raf fiyatları yüzde 60'ı aşabiliyor. Bu durum, tüketicilerin gerçek fiyatları unutmasına neden oluyor. Uzmanlar, ticari maliyetlerin etiketlerdeki yüzde 20-30'luk farkı açıklayabileceğini, ancak yüzde 100’lük uçurumların 'Açgözlülük Enflasyonu (Greedflation)' olarak adlandırılan bir olgu ile açıklanması gerektiğini belirtiyor. Enflasyonist ortamı bahane eden bazı işletmeler, 'maliyetler arttı' diyerek haksız kazanç sağlamaya devam ediyor.

Fiyat farklılıklarının en belirgin örneklerinden biri, Ankara’nın Beytepe bölgesinde yaşandı. Burada bir markette pembe domatesin kilosu 99,95 lira, soğan 69,95 lira ve patates 49,95 lira iken, aynı şehrin Gimat bölgesindeki bir başka markette ise pembe domates 49,99 lira, soğan 45,99 lira ve patates 35,99 lira olarak satılmakta. Bu durum, aynı şehirdeki marketler arasında büyük fiyat uçurumları olduğunu gösteriyor.

Kapalı ambalajlı sanayi ürünlerinde de fiyatlar arasında ciddi farklar gözlemleniyor. Örneğin, 2 litre ayçiçek yağının en düşük fiyatı 209,99 TL iken, başka bir zincir markette bu fiyat 300 TL'ye kadar çıkıyor. Yine, 830 gram domates salçasının bir marketteki fiyatı 49,50 TL iken, diğerinde 79,90 TL olarak belirlenmiş. 1 kilogram baldo pirincin fiyatı ise bir markette 95 TL, diğerinde 118,99 TL olarak değişiyor. 2 kilogram un fiyatları 69,90 TL ile 89,50 TL arasında, 500 gram makarna fiyatları ise en ucuz markette 26 TL, diğerinde 33,50 TL ile satılmakta.

Marketler arasındaki fiyat farklılıklarının nedenleri arasında kira bedelleri ve müşteri profilleri yer alıyor. Bir zincir marketin şube müdürü, ürün fiyatlarının değişiminde kira gibi faktörlerin büyük etken olduğunu belirtiyor. Örneğin, lüks bir semtteki mağaza ile daha alt gelir grubuna hitap eden bir semtteki mağaza arasındaki kira farkı oldukça fazla. Ayrıca, mağaza konseptlerine göre çalışan sayısı ve enerji tüketimi de fiyatları etkiliyor. Üst gelir grubunun yaşadığı bölgelerde müşteri, fiyat farklarından ziyade konfora odaklanıyor.

Ticaret Bakanlığı, bu duruma müdahale edebilmek için HFA Mobil Uygulaması’nı devreye aldı. Tüketiciler, bu uygulama sayesinde raftaki şüpheli fiyatların fotoğraflarını çekip şikayet edebiliyor. Ayrıca, Alo 175 Tüketici Danışma Hattı da fahiş fiyat bildirimleri için kullanılabiliyor.

Tüketici dernekleri temsilcileri, fiyat farklılıkları karşısında vatandaşın en büyük gücünün kendi alışveriş tercihleri olduğunu vurguluyor. Fahiş fiyatların normalleştirilmemesi gerektiğine dikkat çeken dernek temsilcileri, tüketicileri fiyat araştırması yapmaya ve fark ettikleri uçurumları dikkate alarak alışverişlerini yönlendirmeye çağırıyor.

Sonuç olarak, piyasada yaşanan fiyat algısının bozulması, tüketicilerin karşısında büyük bir sorun olarak duruyor. Bu durum, fırsatçılığa yol açarken, vatandaşların bilinçli alışveriş yaparak bu duruma karşı durmaları gerektiği vurgulanıyor.

Kaynak: Türkiye Gazetesi

İlgili Haberler