3 Ağustos 2026 PazartesiUSD 47,54EUR 54,86
Gundemnabzi
Son Dakika
Türkiye, 14 ülkeyle birlikte Kızıldeniz’de deniz koalisyonu kurdu

Türkiye, 14 ülkeyle birlikte Kızıldeniz’de deniz koalisyonu kurdu

Suudi Arabistan öncülüğünde kurulan koalisyona Türkiye de katıldı.

Haber Merkeziİlk yayın:

Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'nın güvenliğini sağlamak için Suudi Arabistan'ın liderliğinde oluşturulan 14 ülkelik yeni deniz savunma koalisyonuna Türkiye de dahil oldu. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı'nın ev sahipliği yaptığı uluslararası zirveye 43 ülke ile Avrupa Birliği (AB) temsilcileri katıldı. Bu koalisyon, Suudi Arabistan, Türkiye, Mısır, Pakistan, Kuveyt, Bahreyn, Katar, Ürdün, Yemen, Sudan, Cibuti, Somali, Bangladeş ve Komor Adaları'nın imzasıyla resmen hayata geçirildi. Koalisyonun ana hedefi, stratejik su yollarının güvenliğini sağlamaktır.

Babülmendep Boğazı, Kızıldeniz ile Aden Körfezi'ni birbirine bağlayan kritik bir su yolu olarak biliniyor. Koalisyon, bu bölgedeki devriye ve savunma faaliyetlerini yürütecek. Ayrıca, bu yapı, ABD ve Batı merkezli güçlerden farklı olarak, bölge ülkelerinin kendi deniz güvenliğini üstlendiği en geniş kapsamlı yerel ittifak olma özelliği taşıyor. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Umman henüz bu koalisyona dahil olmadı, ancak iç onay süreçlerini tamamlayacak diğer ülkelere de açık tutuluyor.

Koalisyonun kuruluş süreci, Yemen’deki Husi milislerinin Temmuz 2026 itibarıyla Suudi Arabistan’a yönelik ilan ettiği "deniz ablukası" ve petrol altyapısına yönelik füze ve İHA saldırılarının ardından hızlandı. Hürmüz Boğazı'ndaki kriz sonrası Kızıldeniz, küresel ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatında tek alternatif haline geldi. Bu durum, Babülmendep Boğazı'nın stratejik önemini artırdı. Husilerin, İran'ın Hürmüz'deki kontrol stratejisini Babülmendep'e taşımaları, bölge ülkelerini ortak bir harekat konseptine yönlendirdi.

Yeni deniz koalisyonu, güvenlik istihbaratının paylaşımını, ortak deniz harekatlarını ve ticari filoların korunmasını içeren kalıcı bir savunma mekanizması oluşturarak, küresel enerji piyasalarında yaşanabilecek olumsuz gelişmelerin önüne geçmeyi hedefliyor.

Bahreyn merkezli ve 47 ülkenin katılımıyla faaliyet gösteren Çokuluslu Deniz Kuvvetleri, bölgedeki en geniş askeri yapı olarak öne çıkıyor. Birleşik Görev Gücü 153, Kızıldeniz, Babülmendep Boğazı ve Aden Körfezi’nin deniz güvenliğini sağlamaktan sorumlu. Ayrı bir birim olan Birleşik Görev Gücü 151 ise korsanlıkla mücadele operasyonlarına odaklanıyor. ABD liderliğinde gerçekleştirilen "Prosperity Guardian" (Refah Muhafızı) Operasyonu, ticari gemileri Husi füzeleri ve kamikaze İHA saldırılarından korumak amacıyla devriye görevlerini sürdürüyor.

Avrupa ülkeleri de bölgedeki deniz ticaret hatlarını korumak için bağımsız askeri misyonlar kurdu. Avrupa Birliği’nin görev süresini Şubat 2027’ye kadar uzattığı "Aspides" Operasyonu, ticari gemilere refakat sağlarken hava tehditlerini bertaraf etmeyi amaçlıyor. Ayrıca AB’nin Somali açıkları ve Batı Hint Okyanusu’ndaki "Atalanta" operasyonu da korsanlık faaliyetleriyle seyrüsefer emniyetini sağlamak için devam ediyor.

Suudi Arabistan öncülüğündeki yeni koalisyon, Batı merkezli mevcut operasyonlardan farklı bir model sunuyor. Bu yapı, doğrudan Kızıldeniz’e kıyıdaş Arap ve Müslüman ülkelerin liderliğinde, ilk kez kalıcı bir savunma mekanizması oluşturmayı hedefliyor. Yeni ittifak, istihbarat paylaşımı ve ortak deniz harekatlarıyla bölgede bulunan uluslararası görev güçleriyle koordineli bir hat kurmayı amaçlıyor.

Kaynak: Türkiye Gazetesi

#Kızıldeniz — Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler