1 Ağustos 2026 CumartesiUSD 47,43EUR 54,58
Gundemnabzi
Türkiye eyyam-ı bahur sıcaklarının etkisi altına giriyor

Türkiye eyyam-ı bahur sıcaklarının etkisi altına giriyor

Ağustos ayının başlarında etkisini artırması beklenen eyyam-ı bahur sıcakları, Güneydoğu Anadolu'da 40 derecenin üzerindeki sıcaklıklar ve İstanbul'da yüksek nem ile hissedilecek.

Haber Merkeziİlk yayın:

Türkiye, ağustosun ilk günlerinde etkili olması beklenen eyyam-ı bahur sıcaklarıyla birlikte özellikle Güneydoğu Anadolu'da 40 derecenin üzerindeki sıcaklıklar ve İstanbul'da yüksek nemin yol açacağı bunaltıcı hava koşullarıyla karşı karşıya kalacak.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros, halk arasında eyyam-ı bahur olarak bilinen dönemin meteorolojide resmi bir olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Toros, bazı takvimlerde bu tarihlerin 31 Temmuz-7 Ağustos, bazılarında ise 1-8 Ağustos aralığında yer aldığını ve eyyam-ı bahurun en sıcak günler anlamına geldiğini kaydetti.

Bu dönemin her yıl aynı tarihlerde veya birebir aynı şiddette görülmesinin beklenemeyeceğini anlatan Toros, atmosferik modellerin ağustosun ilk günlerinde yurdun önemli bir kısmında sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerine çıkabileceğini gösterdiğini ifade etti.

Geçen yıl eyyam-ı bahur sıcaklıklarının ülke genelinde etkili olduğunu ve sıcaklık rekorlarının kırıldığını hatırlatan Toros, sıcak hava dalgasının ülkenin doğusuna Arap Yarımadası'ndan, batısına ise Afrika üzerinden geleceğini, bu nedenle sıcaklıkların bölgeden bölgeye farklılık göstereceğini dile getirdi.

Sıcaklıkların etkisinin bölgelere göre değişeceğini vurgulayan Toros, Güneydoğu Anadolu'da temel risk unsurunun yüksek hava sıcaklığı olacağını, İstanbul gibi Marmara'nın kıyı kesimlerinde ise yüksek nem sebebiyle hissedilen sıcaklığın daha fazla artacağını belirtti. 3 Ağustos Pazartesi günü İstanbul'da sıcaklığın 30, 4 Ağustos Salı günü ise 32 dereceye ulaşacağını aktaran Toros, eyyam-ı bahur sürecinde Güneydoğu Anadolu'da sıcaklıkların 40 derecenin üzerine çıkacağını, çarşamba gününden itibaren ise tüm Türkiye'de normalin üzerine yükseleceğini bildirdi.

Kısa süreli sıcak hava dalgaları ile iklim değişikliğinin birbirinden ayrılması gerektiğinin altını çizen Toros, tek bir sıcak dönemin doğrudan iklim değişikliğinin kanıtı sayılamayacağını ancak uzun yıllara dayanan gözlemlerin Türkiye'de belirgin bir ısınma eğilimi bulunduğunu ortaya koyduğunu söyledi.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 249 istasyondan elde ettiği verilere değinen Toros, Türkiye'nin ortalama sıcaklığının 1970-1980 döneminde 12,7 derece iken 2014-2025 döneminde 14,4 dereceye çıktığını, iki dönem arasında yaklaşık 1,7 derecelik artış yaşandığını kaydetti. Türkiye'nin kayıtlardaki en sıcak yılının 15,3 derece ortalamayla 2024, en soğuk yılının ise 11,4 dereceyle 1992 olduğunu ifade eden Toros, doğrusal eğilim hesaplarının da uzun dönemli sıcaklık artışına işaret ettiğini belirtti.

Bugünkü sıcak hava olaylarının sadece yaz mevsiminin doğasıyla açıklanamayacağını anlatan Toros, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 2025 yılı iklim değerlendirmesinin, ülkenin sıcaklık artışları ve aşırı hava olayları bakımından giderek daha büyük risklerle karşı karşıya kaldığını gösterdiğini dile getirdi.

Türkiye'deki uzun vadeli ısınma eğiliminin küresel iklim değişikliğiyle uyumlu olduğuna işaret eden Toros, sıcak hava dalgalarının gelecekte daha sık, uzun süreli ve şiddetli yaşanabileceğini vurguladı. Bu durumun toplum, şehirler, su kaynakları, tarım ve enerji sistemleri açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini belirten Toros, sıcak hava dalgalarının sadece termometrede okunan rakamlardan ibaret olmadığını kaydetti.

Beton ve asfalt gibi yüzeylerin gün boyunca depoladığı ısıyı gece saatlerinde atmosfere geri vermesinin şehir merkezlerini kırsal alanlara göre daha sıcak tuttuğunu belirten Toros, bu olgunun şehir ısı adası olarak tanımlandığını ifade etti. Toros, büyük şehirlerde yeşil alanların artırılması, gölgelendirme çalışmalarının yaygınlaştırılması ve şehir planlamasında ısı birikimini düşürecek çözümlerin hayata geçirilmesinin önemine dikkat çekti.

Sıcak hava koşullarında herkesin tedbirli olması gerektiğini söyleyen Toros; yaşlılar, çocuklar, yalnız yaşayanlar ve kronik hastalığı bulunan kişilerin yüksek risk altında bulunduğunu belirtti. Kalp-damar, solunum ve metabolik rahatsızlığı olanların bu dönemde daha özenli davranması gerektiğini aktaran Toros, bilimsel çalışmalar doğrultusunda günün en sıcak saatleri olan 11.00 ile 16.00 arasında zorunlu kalmadıkça dışarıda uzun süre kalınmaması, bol su tüketilmesi, açık renkli ve hava alan kıyafetler seçilmesi, güneş altında fazla vakit geçirilmemesi ve fiziksel aktivitelerin sabah erken ya da akşam saatlerine kaydırılması tavsiyesinde bulundu.

Kaynak: Haberler.com

#Meteoroloji Genel Müdürlüğü — Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

İlgili Haberler