
Uçak iptalleriyle başlayan serüven Arthur Gea'ya ATP şocalığı getirdi
Michigan'daki turnuvaya uçuş engelleri nedeniyle gidemeyen Fransız tenisçi Arthur Gea, planını değiştirip katıldığı Los Cabos'taki 250'lik turnuvada şampiyonluk yaşadı.
Arsenal taraftarlarının yıllar önce uçuş korkusu bulunan Dennis Bergkamp için açtığı "Neden uçasın ki, su üstünde yürüyebiliyorken?" pankartını hatırlatan türden inanılmaz bir hafta geride kaldı. 2005 doğumlu Fransız tenisçi Arthur Gea, kariyerinin ilk ATP kupasını Meksika'daki Los Cabos 250 turnuvasında kazandı. Carpentras doğumlu genç sporcu, bu zaferin ardından dünya sıralamasında 81 numaraya yükseldi. Finalde Denis Shapovalov'u mağlup eden Gea, çeyrek finalde turnuvanın bir numaralı seribaşı Francisco Cerundolo'yu, tur atladığı diğer turlarda ise rakibi Zheng'i turnuva dışı bırakmayı başardı. Ancak bu muhteşem başarının arkasında, yaşanan aksilikler silsilesi olmasaydı belki de hiç gerçekleşmeyecek tesadüfler zinciri yatıyordu.
Fransız sporcunun bu serüveni, 19 Temmuz'daki Granby Challenger turnuvasının finalinde yaşadığı mağlubiyetle gözyaşları içinde başlamıştı. Wimbledon döneminde koçu Gerard Melzer tarafından neredeyse yüzüstü bırakılan Gea, Amerikan sert kort sezonu öncesi büyük zorluklarla karşılaşmıştı. Granby'den sonra Michigan eyaletindeki Bloomfield Hills'te düzenlenecek bir başka Challenger turnuvasına gitmesi planlanıyordu. Uçak ve araba yolculuğuyla yaklaşık üç buçuk saat sürecek bu rota için pazartesi günü yola çıkması öngörülmüştü. Ancak Air Canada'nın Montreal-Detroit uçuşunu iptal etmesi tüm planları altüst etti. Havayolu şirketi salı günü için yeni bir uçuş sözü verse de, ilk tur maçına yetişmek neredeyse imkansız hale gelmişti çünkü çarşamba günü başlama talebi reddedilmişti.
Salı günkü uçuş Toronto aktarmalı Detroit olarak ayarlanmış ve sadece 20 dakikalık bir aktarma süresi bırakılmıştı. Arthur Gea ve geçici koçu Andrea Morlet havaalanında koşarak uçağa yetişmeyi başarsalar da bagajları aynı hızda transfer edilememişti. Buna rağmen Bloomfield Hills'e gitmekten vazgeçmeyen ikili, Windsor uçuşuna bindi ve oradan da araba kiralayarak turnuva alanına doğru yola çıktı. Yağan yağmur nedeniyle maç programında gecikmeler olduğunu öğrenen Gea, tesis merkezine vardığında kendi yerinde bir lucky loser oyuncusunun maça çoktan başladığını gördü. Pek çok sporcu bu noktada haftayı kapatıp dinlenmeyi seçerdi, ancak Arthur Gea pes etmedi.
Bloomfield Hills'te sahaya çıkamayacağını anlayan genç tenisçi, daha cazip bir alternatifin peşine düştü. O sıralarda sıralaması Meksika'daki Los Cabos ATP 250 turnuvasına katılmak için yeterli düzeydeydi. Son yıllarda üst düzey isimlerin pek uğramadığı bu organizasyon, turda boy göstermek ve puan toplamak adına iyi bir fırsattı. Michigan'daki otelde sadece kısa bir akşam yemeği yiyen Gea, sekiz saatlik yeni bir uçuş için rezervasyon yaptırdı. Havaalanında bir gece geçirerek enerjisini toplamaya çalışan Fransız raket, bu inanılmaz yolculuğun son ve en önemli etabına başladı. Çeşitli sorunlar, aktarmalar ve ani bilet değişiklikleri derken yaklaşık 4 bin dolar uçak masrafı yaptı ve nihayet Los Cabos'a ulaştı. Gea o anları "Eksuktuk ama bu kez uçuş sorunsuz geçti. Vardığımızda gözlerimize inanamadık. Neredeyse Avustralya'ya gitmiş gibi seyahat ettik" sözleriyle anlattı.
Ancak macera Meksika'ya varışla bitmedi, hatta işin en ilginç kısmı havaalanında yaşandı. Teknik sponsoru Lacoste olan genç tenisçi, yanında taşıdığı çok sayıdaki marka kıyafet nedeniyle gümrük memurları tarafından durduruldu ve vergi ödemeye zorlandı. Turnuvaya satış yapmak ya da kaçakçılık amacıyla gelmediğini anlatmaya çalışsa da sonuç alamadı ve istenen ücreti ödemek zorunda kaldı. Turnuvanın başlamasından birkaç gün önce varmanın avantajını kullanan Gea, Meksika'nın zorlu iklim koşullarına ve sert kortuna alışmak için bolca antrenman yapma şansı buldu. "En azından erken vardık ve çarşamba akşamından itibaren sakin bir şekilde çalışabildik, bu harikaydı. Sanırım artık karmam pozitif yönde dönecek" diyerek yaşadığı şanssızlıkları tiye aldı.
Genç tenisçinin şanssızlıkla ilgili esprisi adeta bir kehanete dönüştü. Hayal kırıklıkları, engeller ve turnuva alanına varma çabalarıyla geçen günlerin ardından Arthur Gea, kariyerinin en unutulmaz haftasına imza attı. Arka arkaya beş galibiyet alarak son şampiyon Denis Shapovalov'u finalde mağlup eden sporcu, zaferini abartılı kutlamalar yerine ödül töreninde antrenörünün olduğu köşeye dönerek söylediği sade bir "Sizi seviyorum" cümlesiyle kutladı. Belki de yaşananların karma ile bir ilgisi yoktu ama bu serüven, bir kahramanın trajik direnişten zaferine dönüşen hikayesiyle en tatlı sonla bitti. Arthur Gea bir haftalığına adeta su üstünde yürümeyi başardı.

