30 Temmuz 2026 Perşembe
Gundemnabzi
Uğur Mumcu suikastının tanığı eski MİT'çi Yavuz Ataç'ın geçmişi

Uğur Mumcu suikastının tanığı eski MİT'çi Yavuz Ataç'ın geçmişi

Uğur Mumcu suikastı anmasında yeniden gündeme gelen eski MİT Dış Operasyonlar Daire Başkan Yardımcısı Yavuz Ataç'ın kariyeri, Alaattin Çakıcı ve Mehmet Eymür ile ilişkileri.

Haber Merkeziİlk yayın:

Uğur Mumcu'nun 24 Ocak 1993 tarihinde bombalı bir suikastla öldürülmesine ilişkin olay yerine giden tek MİT görevlisi olan Yavuz Ataç, o gün yaşadıklarını ve tespitlerini anlattı. Haberlerde yer alan bilgilere göre, patlama haberini evindeyken öğrenen ve kişisel merakıyla olay yerine giden Ataç, cesedin henüz kaldırılmadığını ve polis incelemesinin yeni başladığını belirtti. Araç yakınında bir batarya parçası gördüğünü ve bunu polislere ilettiğini söyleyen Ataç, patlamanın uzaktan kumandayla gerçekleştirilmiş olabileceğini ifade etti. Polisin o dönem bu konuda yeterli tecrübeye sahip olmadığını savunan Ataç, olay yerinin hemen süpürülmesinin de yanlış olduğunu kaydetti. Suikastın arkasında İran'ın olduğunu düşünmediğini belirten Ataç, Uğur Mumcu'nun antiemperyalist ve anti-Amerikan kimliğine dikkat çekerek olayın ABD ve İsrail gibi emperyalist güçlerin planlarıyla bağlantılı olabileceğini öne sürdü. Katillerin de muhtemelen olay yerine geldiğini savunan Ataç, detaylı araştırmaların eksik kaldığını ifade etti.

Yavuz Ataç'ın geçmişi incelendiğinde, Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı, Brüksel NATO Karargâhı ve Özel Harp Dairesi'nde görev yaptığı görülüyor. 1987 yılında MİT'e katılan Ataç, Özel Harp Dairesi'nde görevliyken Korkut Eken ve Kaşif Kozinoğlu ile birlikte Gölbaşı'nda Polis Özel Harekât timlerini eğitmek üzere görevlendirilmişti. Bordo Bereliler'den MİT'e transfer olan Ataç, teşkilat bünyesinde yurtdışında yürütülecek faaliyetlerin sorumluluğunu üstlendiğini ve Gladio yapısının dört yıl sorumluluğunu yürüttüğünü belirtti. Yurtdışında 200 operasyona katıldığını ifade eden Ataç, Susurluk kazasıyla ortaya çıkan ilişkilerin kontrgerilla faaliyetlerinin bir parçası olduğunu dile getirdi. Yeşil, Abdullah Çatlı ve Alaattin Çakıcı gibi isimlerin MİT hesabına çalıştığını üst makamların bildiğini aktaran Ataç, Türkbank ihalesi davası sürecinde de Çakıcı'nın devlet adına çalıştığını savunmuştu.

Ataç'ın kariyerindeki en kritik dönüm noktalarından biri Alaattin Çakıcı ile olan ilişkisi oldu. 1997 yılında Pekin'e idari ateşe olarak gönderilen Ataç'ın, Fransa'da yakalanan Çakıcı'ya yurtdışındayken "kaç" dediği ve kırmızı pasaport sağladığı iddia edildi. Hanefi Avcı'nın Susurluk Komisyonu'ndaki ifadelerinde, Ataç'ın Tevfik Ağansoy'u yurtdışına kaçıran ve Çakıcı'yı koruyan MİT görevlisi olduğu öne sürüldü. Çakıcı'nın Ermeni militan örgütü ASALA'ya karşı faaliyetlerde kullanıldığı 1980'lerin başında MİT tarafından ilk kırmızı pasaportun verildiğini belirten kaynaklar, Çakıcı'nın Pekin Büyükelçiliği'ndeki pasaportun saklandığı gizli bölmeye erişebilen Ataç tarafından korunduğunu kaydetti. Ataç ise Çakıcı'nın ikna edilerek teslim olmasını sağlayan kişinin kendisi olduğunu ifade etmişti.

MİT içindeki güç mücadeleleri de basına yansıdı. Mehmet Eymür'ün eşi, Eymür'ün yeraltı dünyası ilişkileri nedeniyle Ataç'ın MİT'ten atılmasını defalarca talep ettiğini belirtti. MİT Teftiş Kurulu raporlarına yansıyan bilgilere göre, Mehmet Eymür ile yardımcısı Yavuz Ataç arasındaki anlaşmazlıklar daire faaliyetlerini olumsuz etkiledi. 25 Temmuz 1997'de makam odasında yumruklaşmaya varan tartışma sonucunda Ataç'a kınama cezası verildi. Öte yandan Ergenekon davasında tanıklık yapan Mehmet Eymür, Gladio yapılanmasında Ataç'ın yardımcısı olduğunu söylemişti.

Yavuz Ataç'ın adı çeşitli adli olaylarda da geçti. 2002 yılında İstanbul'da bıçaklı saldırıya uğrayan Ataç'ın elindeki bond çanta gasp edildi. Mehmet Eymür'ün internet sitesinde bu olayın gizli tutulduğu ve çantanın içeriğinin bilinmediği bilgisi yer aldı. Ayrıca Abdülkadir Selvi'nin 2015 yılındaki yazısında, Necmettin Erbakan'ın dinlenmesiyle ilgili soruşturmada, Yavuz Ataç ve Mehmet Eymür'ün Fethullah Gülen cemaati tarafından Türk İntikam Tugayı (TİT) üzerinden alınan kararlarla uzun süre dinlendiği iddia edildi.

Yıllar sonra Alaattin Çakıcı'yı 2018 yılında Kırıkkale'deki hastanede ziyaret eden Yavuz Ataç, 2024 yılında hayatını kaybeden Mehmet Eymür'ün cenaze törenine de katıldı.

Kaynak: OdaTV

İlgili Haberler